Hayatını yazdı roman oldu

Küçük yaşta geçirdiği “çocuk felci” nedeniyle yürüyemeyen ve babası Süleyman Temel’in omuzlarında okula gidip gelen Yasemin Temel Çiftçi, yaşadığı o zor günleri “Omuzlarında Umutları Yeşerten Kişi” isimli kitabında anlattı

Bülent Ekinci
Bülent Ekinci Tüm Haberleri

Geçirdiği çocuk felci nedeniyle engelli kalan ve babasının sırtında okula giden Yasemin Temel Çiftçi yaşadıklarını bir kitapta topladı. Onun hikayesi aslında biraz da azmin başarısını anlatıyor. Babasının omuzlarında yeşeren hayatını kaleme alan Yasemin Temel Çitçi’nin kitabı, internet üzerinden satışa başladı. 90 sayfalık kitapta engelli olmanın zorlukları ve bir babanın kızı için yaptıkları anlatılıyor. Büyük zorluklarla okuyan ve hayata sımsıkı sarılan Yasemin Temel Çiftçi, Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümünü bitirdi. Hyundai’de İnsan Kaynakları Biriminde işe başladı evli ve bir çocuk annesi Çiftçi emekliliğinin ardından hayatını kaleme aldı.

YAŞADIKLARINI KİTABA YAZDI

Omuzlarında Umutları Yeşerten Kişi isimli kitabın yazarı Yasemin Temel Çiftçi, “1967 yılında İzmit 'te dünyaya geldi. Altı kardeşi bulunan Yasemin, küçük yaşta geçirdiği rahatsızlığın ardından yürüme yetisini kaybetti. İlkokul dönemine gelen bu hastalığı onu hayata küstürmedi. Babasının omuzlarında 5 yıl boyunca okula gitti. Aradan gecen yılların ardından, çocukluğunda yaşadıklarını bir kitapta toplama kararı aldı.

“GECE OKULUNA GİTTİM”

Yasemin Temel Çiftçi, yazdığı kitapla ilgili şunları söyledi; “Geriye dönüp baktığımda, herkes gibi bende çocukluğumu özlüyorum. Ortaokuldan sonra bazı ailevi nedenlerden dolayı eğitimime ara verdim. Fakat sonra düşündüm ki; okuyarak, mesleğimi elime almazsam babamın benim için yaptığı tüm uğraşları yok sayacaktım. 1992 yılında Derince- Kaşkaldere'de Akşam Ticaret Lisesi olduğunu öğrendim.  Aileme haber vermeden oraya kaydımı yaptırdım. Babam çok sevindi, oysa annem gece gidip gelmen zor olur göndermem dese de kararlıydım. Üstelik yol parası ve okul harçlığımı kendim kazanmak istiyordum.”

“BENZİN İSTASYONUNDA ÇALIŞTIM”

Üçyol'da Evin Petrolde işe başladım.  Sabah sekizden akşam beşe kadar çalışıyor, altıdan gece 22.30 kadar okulda derslere giriyordum. O yıllarda okulun bulunduğu E-5 karayolunda üst geçit bulunmadığı için karşıdan karşıya geçerken çok fazla korku ve sorun yaşadım. Özellikle kış aylarında.  Fakat pes ermedim ve dört yıl sonra okulumdan mezun oldum. Mezun olduktan kısa bir süre sonra 1997 yılında henüz üretime başlamadan Hyundai Assan Otomobil Fabrikasında İnsan kaynaklarında işe başladım. O yıl evlendim ve 1998 yılında oğlum Ediz dünyaya geldi. Yirmi yıl çalışarak emekli oldum ve sonrasında Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümünü bitirdim.”

“HASTA ANNEME BAKARKEN KİTAP YAZDIM”

Yaşadığı yılları yazmak istediğini aktaran Çiftçi, “Emekli olduktan sonra bir yıl kadar, Alzheimer hastası olan annem ile geçirdim. Geceleri hiç uyumuyordu, gözlerini benden ayırmadan izliyordu, yatmama da izin vermiyordu. İşte o uyumadığımız gecelerde yazmaya başladım. Yaşadığım yılları yazmak hep hayalimdi. Hafızam zehir gibi, her şeyi hatırlıyorum. Kitabıma eklemediğim daha birçok anımı biriktiriyorum. Yazdığım süreçte sanki o günleri tekrar yaşadım. Ailemden kaybettiklerimi tekrar tekrar özledim.Babam beni omuzlarında taşırken dimdik yürürdü. Nasıl gururlanırdı okula götürürken. Bana da kızım sakın başını eğme, dimdik durmalısın derdi. "Omuzlarda Yeşeren Umutlar " aslında kız çocuklarının değerini, üstelik engelli kız çocuğunu topluma kazandırmak için bir babanın gösterdiği çabayı, umudu ve kazanılmışlığı anlatıyor” dedi.    

“BABAMI YAŞATMAK İSTEDİM”

Babasını kitapta yaşattığı için çok mutlu olduğunu ifade eden Çiftçi, “Diğer çocuklar gibi koşamadım, bisiklete binemedim, merdivenlerden çıkamadım. Beden derslerinde arkadaşlarımı izlerken buruk oldum. Kitabımda da yazdığım gibi örneğin dondurmacı İlyas ağabeyin arkasından diğer çocuklar gibi koşamadım. İçime kapanık bir çocuk olmadığım için ruhsal çöküntü yaşadım diyemiyorum. Yapamayacağım dediğim an çok azdı. Ben hep yapmalıyım, yapabilirsindedim. Beni tanıyan tüm kişiler beni azimli ve başarır diye tanımlar.Çok mutluyum, babamı yaşatmak istedim. Aslında kitabı okuyanlarda bir etki yaratmasını istiyorum. Kız çocuklarını ayrıştırmasınlar, engelli bireylere farklı bakılmasın istedim. Tartışmasız olan eğitimin önemini vurgulamak istedim. Bizim kuşağın hikayesini, 1960’lı yıllardan 1990’lı yıllara kadar yaşadıklarımızı anlatmak istedim. Çünkü biz o dönemleri günümüz Türkiye’sinden çok farklı yaşadık. Teknolojinin olmadığı fakat hislerin, duyguların, birliğin, beraberliğin, sevginin, paylaşımın kısacası maneviyatın çok daha önemli olduğu yılları kitabıma taşıdım” ifadelerini kullandı.

17 Eki 2020 - 20:30 - Gündem

Muhabir Bülent Ekinci


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Kocaeli'de ulaşımı pahalı buluyor musunuz?