Reklamı Kapat

Faruk Özek: "Türk futbolunda sistem sorunu yok! Zaten sistem diye bir şey yok"

İlimizin genç ve başarılı antrenörlerinden Faruk Özek, Türkiye’de futbolun belirli bir sisteminin olmadığını ifade etti. Özek, genç antrenörlerin iyi işlere imza attığını da belirtti ve “Futbolda yaş ve tecrübe tabii ki önemli ancak kişi kendini güncellemezse geri kalır. Arkadan gelen çok yetenekli antrenörler var. En azından futbol adına bu durum umut vericidir” şeklinde konuştu.

Erdem ÖVÜÇ
Erdem ÖVÜÇ Tüm Haberleri

Kocaeli’nin başarılı antrenörleri arasında yer alan, maç analiz, performans antrenörlüğü görevini başarı ile yapan ve günümüz modern teknolojilerine de son derece hakim olan Faruk Özek, futbol adına Türkiye’de kat edilmesi gereken uzun yolların olduğunu ancak karamsar olmadığını belirterek ve şu ifadelere yer verdi: Futbol anlamında gelişmiş bir ülke olamadık. Bunun nedenleri oldukça fazla.

TARİH OLDULAR

Kulüpler iyi yönetilmiyor. Taraftar baskısı ya da rakibe gözdağı vermek amacı ile sağlıklı yapılmayan transferler, sonrasında ödenmeyen borçlar nice camiaların tarihten silinmesine neden oldu. Kısacası parası olanın bilmediği bir branşa, futbola yönelmesi kişiye değil, kurumlara zarar vermeye devam ediyor. Erzurum, Diyarbakır, Ordu, Gaziantep, Mersin, Karabük, Buca ve daha bir sürü köklü kulüp artık yoklar. Yerlerine devşirilmiş kulüplerle liglerde yer alıyorlar. Kocaelispor da bilindiği gibi amatör lige kadar geriledi. Birkaç kez kapanma noktasına kadar gelen kulübün var olması ülkedeki gerçek bir futbol mucizesidir.

ÜÇÜNÜN BORCU TAM 14 MİLYAR

Profesyonel futbol kulüplerinin toplam borçları yaklaşık 24 milyar lirayı (katrilyon) buldu. Bunun 14 milyarı Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’a ait. Bu yükün altından kalkmak için devletten yasa çıkarılmasını bekliyorlar. Ancak “Bu borçlar yapılırken neden kimse plan yapmadı?” diye sormak lazım. Malum, özellikle bu sezon gençlerin sezonu oldu. Kocaelispor’daki Gökdeniz Antalyaspor’da her hafta süre buluyor. Bursaspor’daki gençler örnek oluyor ve sayı gittikçe artıyor.

KAÇI OYNAYABİLİRDİ?

Üzücü olan şu. Bu bahsettiğim durum zorunluluktan ileri geliyor. Eğer Bursaspor’un transfer tahtası kapalı olmasa bu genç futbolcuların kaçını sahada görebilecektik! Kısacası çaresizlikten kazanılmış bir değerden bahsediyoruz. Bununla avunuyoruz ne yazık ki. Türkiye’de bir sistem sorunu yok çünkü ortada belirli bir sistem yok. Şu da var. Harcanan paraya ve alınan verimliliğe bakacak olursak belki de Avrupa’daki en kötü ülkelerden birisiyiz. Bu işler dışarıdan görüldüğü gibi değil. Futbolun içine girecekseniz bunu bir heves uğruna ya da kişisel bir çıkar için değil, uzun vadeli bir planlama ile yürütmek zorundasınız.

HAKEMLER YALNIZ KALMAMALI

Hakemlerimizin performansı tabii ki tartışılır. Ancak Türkiye’de hakem olmak da kolay değil. Çünkü Türkiye’de futbol ailesindeki herkes haklıdır, tüm suç hakemdedir. Kaybedenler böyle görmek ister çünkü. Hakemler yalnız kalmamalı, MHK olsun, TFF olsun hakemlerinin her zaman yanlarında olmalı. Son olay mesela. Başakşehirli Rafael’e Fenerbahçe maçında çıkan kırmızı kartın ardından futbolcunun disipline sevk edilmesi ardından cezasının kaldırılması duygusal anlamda haklı gerekçelere dayandırılabilir ancak uygulama olarak yanlıştır. O zaman baştan Rafael disipline gönderilmeyecekti. Hakemlere sahipsiz olduğunu hissettirirseniz hakemden çok bunu sağlayan unsurlar zarar görür.

İSTİYORLAR AMA?

Genç ve yetenekli antrenörlerin sayıları hayli arttı. Ancak çoğu kulüp bulmakta zorlanıyor. Tabiri caizse zehir gibi beyinler var ama bundan faydalananların sayısı çok sınırlı. Bir çok antrenör arkadaşım ya mesleğini yapamıyor ya da futbol içinde kalsa da farklı bir iş yapmak zorunda kalıyor. Şu an Diyarbakır’dayım. Oradan takımlar başka kişilerin aracılığı ile beni arıyor ve “Bizim için rakibimizi izler misin, sonra rapor gönderir misin?” diyorlar. Ancak “Gel bizimle çalış” diyen olmuyor maalesef. Bu da mesleğe olan bakışın ne denli düşük seviyede olduğunu gösteriyor.

ÖNCE TESİS

Futbol bilimdir. Her bilimin de bir hukuku olmalıdır. Ancak futbolun hukuku da adaleti de ne yazık ki yok. Kurallar güçlü olanın yanında oluyor. Kişi gerçekten futbola hizmet etmek, sporcu yetiştirmek ve futbola değer katmak istiyorsa kendisini değil, işini düşünmeli. Avrupa’da özellikle Almanya’da bu işler nasıl sistemli bir şekilde yürütülüyor, bakılabilir. Geçen gün denk geldim. İngiltere’nin Leicester City Kulübü’nün, Hollanda’nın Ajax Kulübü’nün tesislerini gördüm ve imrendim. Türkiye’de de Altınordu gerçeği var. Kısacası önce tesisin olacak ki sporcu yetiştirebilesin. Aksi halde sadece günü kurtarır, geleceğini kara kara düşünürsün!

FARUK ÖZEK KİMDİR?

26 yaşında. Sakarya üniversitesi mezunu. 14 yıldır Kocaeli’de. Daha önce Önder Deniz Kolgu ile Körfez FK ve Alibeyköyspor’da, Alaattin Gülerce ile Kemerspor’da ve geçen sezon da Menemenspor Kulübü’nde çalıştı. Kemerspor’a geldiğinde Antalya ekibi 12 puanla 17. sıradaydı fakat sezonu 44 puanla 9. sırada bitirdi. Menemenspor ile de 10 maç üst üste yenilmedi. Faruk Özek, Körfez temsilcisi İlimtepe Futbol Kulübü’nde Süper Amatör Lig şampiyonluğu yaşadı.

25 Ara 2020 - 23:12 - Spor

Muhabir Erdem Övüç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Çayırova Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?