Reklamı Kapat

Bir Deli Bin Veli Karamürsel’i okudunuz mu?

Karamürselli Araştırmacı Gazeteci-Yazar Erdoğan Özdemir, 1,5 yılda yazdığı “Bir Deli Bin Veli Karamürsel” adlı kitabı üzerine köşe yazarımız Abdullah Karagöz’le sohbet etti. Sohbetinde Özdemir, Karamürsel’in 40 yıllık geçmişini gözler önüne serdiği kitabını tüm detaylarıyla anlatıyor

Karamürselli Araştırmacı Gazeteci-Yazar Erdoğan Özdemir’in 1,5 yılda yazdığı ve yazarken 250 kişi ile görüştüğü “Bir Deli Bin Veli Karamürsel” adlı kitabı Kasım 2020 tarihinde raflarda yerini aldı. Kitap, 1960 yılına kadar mütevazi bir Anadolu kasabası Karamürsel’in 40 yıllık geçmişini gözler önüne seriyor. Son eserinde Karamürsel’de yaşanmış olayları ve kahramanlarını sade bir dille anlatan Özdemir, ilçenin kültürel konumuna da hicivli bir dille yaklaşıyor. Yazar, kitabını tüm detaylarıyla köşe yazarımız Abdullah Karagöz’e anlatıyor.

“ATATÜRK’ÜN KARAMÜRSEL DİYALOGU”

Kitabını anlatmaya başlayan Gazeteci Yazar Erdoğan Özdemir, “Bir rivayete göre Cumhuriyetin ilk yıllarında yurdun her bölgesinden Ankara’ya kişiler davet edilmiş. Sıra Karamürsel’e gelince Atatürk’e sormuşlar ‘Paşam kimi getirelim?’ Atatürk cevap vermiş ‘Önünüze ilk çıkanı!’ Bir Deli Bin Veli’ Karamürsel’in bir Delisinin bile Bin Veli’ye eş değer olduğu, Karamürsel’in ne çok şöhrete ev sahipliği yaptığı ve ne çok velisi olduğunu kitabımda anlatmaya çalıştım” şeklinde konuştu.

“HABABAM SINIFI 5 KURUŞA YAZILMIŞTIR”

Özdemir, “Hababam Sınıfı, tiyatroya uygulanacak. Yazarı Rıfat Ilgaz hastadır. İstanbul’dan uzakta kafasını dinleyecek, eserini yeniden kaleme alacak ve tiyatroya uygulayacaktır. Bir turizm şirketinin tavsiyesi ile Karamürsel’e gelir. İlçede mütevazi bir otele (Saim Ustanın İstanbul oteli) yerleşir. Yazdığı müsveddeleri daktiloya çekecek birini arar. Karamürsel’de 40 yıl muhtarlık yapan Arzuhalci Mehmet Günaydın’a gider. Konuşurlar Günaydın sayfası 10 kuruştan yazarım der, Rıfat Ilgaz ‘10 kuruş çok, 5 kuruştan olsun’ der ve taraflar anlaşırlar. Meşhur ‘Hababam Sınıfı’ tiyatro uygulaması ilk kez Karamürsel’de bir arzuhalcide 5 kuruşa yazılmıştır” dedi.

“TEVFİK FİKRET VE NEYZEN TEVFİK”

Devamında Özdemir, “Rıfat Ilgaz’la arzuhalci Mehmet arasında samimiyet ilerlemiştir. Mehmet Günaydın, Ilgaz’a ‘Karamürsel’e sizin gibi okumuş adamlar çok gelir’ der, Berber Mehmet Açıkel’in dükkanına götürür. Berber dükkanının duvarlarındaki kağıt sayfalarında Tevfik Fikret ve Neyzen Tevfik isimlerini gören Ilgaz meraklanmıştı, buraya acaba neden gelmişlerdi) Berber Mehmet “Rıza Tevfik’i bilirsiniz Cumhuriyet’ten önce buraya gelen filozof akrabalarına gelmiş (Akrabaları Oluklu Mahallesi’nde Karamürsel MHP eski İlçe Başkanı Rıza Tevfik Erdoğan’lar) Rıfat IIgaz, ‘Rıza Tevfik’i tanırım, Sultanhamit döneminin fikir adamlarındandır. Rıza Tevfik bir gün denizi seyrederken ‘Tabiatın bütün güzelliklerini burada buldum. Bu bana saadet veriyor, size vermiyor mu ey Karamürselliler? Kucağınıza denizi, sırtınıza dağları almışsınız. Allahtan daha ne istersiniz?’ demiş. Rıfat Ilgaz Karamürselli Berber Mehmet’in Hiciv ustası Neyzen Tevfik’le arkadaş olduklarını öğrendiğinde ise şaşkınlığını saklayamamış” dedi.

“DOKTOR OLACAKTI, KABADAYI OLDU”

Ref’i Cevad Ulunay’ın ‘İstanbul’un Sayılı Kabadayıları’ kitabında ‘Karamursallı Tahir’ var ya işte o Tahir aslında Karamürsel’den İstanbul’a Tıp Fakültesi’ne doktor olmak için giden bir talebedir. Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olan Tahir, İstanbul hayatında okulu yarıda bırakmak zorunda kalır. Güçlü kuvvetli, herkese yardım eden biridir. Bir gün kabadayıların tedavi edildiği Mehterhaneye getirilir. Burada azılı kasa hırsızı Rum İspiro’yu öldürünce adı İstanbul’un sayılı kabadayıları arasına girmişti. Bu olaydan sonra Karamursallı tıp öğrencisi artık sayılı kabadayılardan olmuştu” dedi.

“AHMET TAŞÇI DA KİM?”

Kitabında Karamürsel’in pehlivanı Ahmet Taşçı’yı anlatan Özdemir, “Çolak Hilmi Karamürselli ünlü pehlivan. Kırkpınar’da 3 yıl üst üste Büyük Orta Boyda birinciliği kimseye kaptırmamıştı. 1986 yılında 625. Kırkpınar’da olup bitenleri hasta yatağında yeğeni Terzi Emin ona anlatıyordu. Büyük Orta Büyük Boyda kim kazandı diye sordu Çolak Hilmi. Terzi Emin ‘Ahmet Taşçı kazandı!’ deyince Çolak Hilmi’nin yüzü birden ekşiyiverdi. ‘O da kim? Koskoca Edirne’de başka pehlivan mı bulamamışlar?’ Terzi Emin yanında Ahmet Taşçıyı getirmiş, dayısına geçmiş olsuna gelmişlerdi. Kırkpınar’da birinci olan pehlivan şimdi yanımda. Karamürsel’in pehlivanı, Kör Ömer’in oğlu sana ziyarete geldi. Çolak Hilmi, Kör Ömer’i hatırlamıştı ama oğlu Ahmet Taşçı’yı bilmiyordu. Ya öyle mi diye elini uzattı ‘Aferin oğlum’ diyerek tebrik etti ve Karamürsel’in 2 meşhur pehlivanı tanışmış oldu” diye konuştu.

“YANARAK ÖLEN KAYMAKAM”

Ardından H. Nihal Alp’in hikayesine değinen Yazar Özdemir, “1965 yılından sonra ilçeye atanan Kaymakam H. Nihat Alp göreve başladığı 5 ay sonrasında öğle yemeği için Kaymakamlık lojmanına gitti ve ocağı yakmak için çakmağı çaktığında büyük bir infilak oldu. Çıkan yangında oğlu feci şekilde can verirken Kaymakam kendisini lojmandan sokağa oradan da denize atladı. İzmit Devlet Hastanesi’nde hayata veda etti” dedi.

“BOMBALAR PATLIYOR”

Karamürsellileri anlatmaya devam eden Özdemir, şöyle devam etti. “Ülkücü Gençlik Derneği, Ülkücü Öğretmenler Derneği, Ülkücü İşçiler Derneği’nin bulunduğu binayı havaya uçurmaya karar verdiler. Zaman ayarlı bombayı çocuk arabası içinde binanın içine koydular. Çalar saat ve yelkovanın ters bağlanması sonucu bomba 10 saat sonra patlamıştı. Bina hasar görmüş can kaybı olmamıştı”

“KAPTAN DELİ RAŞİT’İN MOTORU BATTI”

“Kaptan Deli Raşit 130 tonluk motorundaki meyve ve sebzeyi İstanbul’a götürüyordu. Motorun dümencisi namaz vakti geldiği için dümeni Basri ile Karamürsellilerin tanıdığı meşhur Varyemez Sedat’a emanet etmişti. İki Kafadar Sedat ve Basri kapkaranlık havada ellerinde dümen ama kendilerinden geçerek şarkı söyleyip vakit öldürüyorlardı. Birden çaaatuur diye bir ses duyuldu ardından 130 ton malı taşıyan motor ortadan ikiye bölünerek İstanbul’un sularına gömüldü. Boğazdan geçen bir şilep Karamürselli Deli Raşit kaptanın motorunu Haliç’in sularına gömmüştü”

“KİVİNİN İLK YETİŞTİĞİ YER KARAMÜRSEL”

“Tüm dünya ve ülkemizde de büyük rağbet gören kivi, 1989 yılında Türkiye’de ilk kez Karamürsel’de yetiştirilmeye başlandı ve bu ilçeden ülkenin diğer bölgelerine dağıldı”

“DERVİŞİN KAHVESİ”

“Karamürselli meşhurların (Delilerin) en uğrak ve eğlendikleri yer ‘Dervişin’ kahvesiydi. Salon, çay ve kahve sohbetlerinin yanı sıra gürültülü tavla partilerinden, saatler boyu süren ve 66 altı kol oyunlarından geçilmeyen, ilçenin laf taşıyan trollerinin de zaman zaman geldiği mekan”

“40 YIL ANTRENÖRLÜK YAPTI”

“Hacı Mehmet; Karamürselspor denince ilk akla gelen isimdir. Sporun çok branşında Karamürsel’de özellikle futbolda 40 yılı aşkın antrenörlük, Ahmet Taşçı’ya menajerlik yapmış” ifadelerine yer verdi.

20 Oca 2021 - 20:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Dilovası Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?