Reklamı Kapat

Miraç yükselmektir

Emekli Müftü Fahri Sağlık, bugünkü Miraç Kandili ile ilgili değerlendirmede bulundu. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammet (s.a.v.)’in “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.” duasında ifade ettiği yüce Allah katında değer kazanma ( yükselme ) ve rahmete mazhar olma fırsatlarının bahşedildiği rahmet ve mağfiretin bol olduğu zaman dilimi içindeyiz.

VARLIK SEBEBİMİZ

Salgın, başladığı günden beri yaşam şeklimizi değiştirdi. Aslında salgın dönemleri daha fazla “farkındalık” içinde olunması gereken zaman dilimleridir. Bu dönemde Müslüman bir yandan salgınla mücadele ederken diğer yandan varlık sebebimiz olan birtakım değerlerin yaşatılması için azim ve kararlılık göstermelidir. Çünkü kişinin kendisine, yakın ve uzak çevresine karşı yerine getirmesi gereken sorumlulukları salgın öncesinde olduğu gibi salgın döneminde de aynen hatta artarak devam etmektedir.

MADDİ-MANEVİ SIKINTI

Üç aylar kişinin kendisini muhasebeye çekmesi, gelişimini destekleyen sorgulamalar yapması için bir fırsattır. Bu dönemde yapılacak muhasebe neticesinde insanın kâinattaki büyük sırrı görerek bütün yaratılmışlara karşı derin bir şefkat ve merhamet göstermesi gerekir. Bu yüce duygular aslında insanlar arası ilişkileri de rayına oturtmakta, çaresiz ve sıkıntı içinde olanlara daha fazla el uzatılmasına vesile olmaktadır. Üç aylar özellikle salgından dolayı maddi-manevi sıkıntı içinde olanları fark etmek ve onların gönüllerini kazanmak için çalışılması gereken rahmet mevsimidir. Şimdi, hemen, ertelemeden harekete geçme zamanı. Şimdi iyilik zamanı, garip-gurebayı, fakir-fukarayı koruyup kollama zamanı.

NAMAZIN FARZ KILINDIĞI

Recep ayı içerisinde bulunan mübarek gecelerden biriside Miraç gecesidir. Miraç gecesi; Allah’ın Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’i Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksaya götürdüğü ve oradan da göklerin derinliklerine yükselttiği gecedir. Cenab-ı Hakk’ın Hz. Peygambere büyük hakikatlerin ilahi sırlarını gösterdiği, vasıtaları kaldırarak İlahi Vahye muhatap kıldığı, müminlere namazın farz kılındığı ve biz Müslümanlar için de ilahi lütuflarla dolu olan bir gecedir. Hicri 26 Recep 1442, Miladi 10 Mart 2021 Çarşamba günü (bugün) akşam Miraç Kandilidir.

O HERŞEYİ İŞİTMEKTE

Hicretten bir buçuk yıl kadar önce bir gece vakti, büyük meleklerden Cebrail Hz. Mu- hammed’i mahiyetini bilemediğimiz "Burak” ismi verilen manevî binitle Mekke’deki Mescid-i Haram’dan alıp Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürdü. Bu durum Kur’an-ı Kerim’in İsra suresinin 1. ayetinde şöyle anlatılmaktadır: “ Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.”

ZAMAN VE MEKAN

Mescid-i Aksa’dan sonraki Miraç yolculuğu hakkında bilgilerimiz  Peygamberimizin hadisi şeriflerine dayanmaktadır:  Bu konudaki hadislerde bu olay şöyle anlatılmaktadır: Hz. Muhammed (s.a.s.)  Cebrail’in refakatinde, hiçbir insana nasip olmayacak bir şekilde, zaman ve mekân mefhumlarını aşarak göklere yükseltilmiş,  pek çok manevi makam ve mevkiler kendilerine gösterilmiş, varlık ufuklarının üzerine çıkarılarak Yüce Allah’ın huzuruna varmıştır. Süleyman Çelebi Mevlid’de bunu şöyle anlatmaktadır.

“Söyleşirken Cebrail ile kelam

Geldi refref önüne verdi selâm

Aldı ol şahı cihanı ol zaman

Sidreden gitti ve götürdü heman”

Miracın esrar dolu ulvî sahneleri Necm suresinde de şöyle dile getirilmektedir.

GÖZÜN GÖRDÜĞÜNÜ KALP YALANLAMADI

“Böylece Allah, kuluna vahyini iletti. Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı. Şimdi siz şüpheye düşüp gördükleri hakkında onunla tartışmaya mı kalkışıyorsunuz Andolsun ki onu (meleği) iniş esnasında en sondaki sidre ağacının yanında bir daha gördü. Ki onun yanında huzur içinde kalınacak cennet vardır. O an sidreyi bürüyen bürümüştü. Göz ne kaydı ne de hedefinden şaştı. Hiç kuşkusuz o, rabbinin ayetlerinden en büyüğünü görmüştü.”

Bu makamda Peygamberimize üç ilahi ihsanda bulunulduğu hadis-i şeriflerde belirtilmektedir. Bunlar:

a) Beş vakit namaz. (Bu sebeple namaza müminin miracı denmiştir.)

b) Allah’a ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdesi.

c) Bakara suresinin sonundaki üç ayet.

Bu büyük olaydan bahseden ve aynı adı taşıyan İsra suresinde Yüce Allah, bütün insanlığa ihtiyaç duydukları düsturları bildirmektedir. Bunlara uyulduğunda huzur ve mutluluğa kavuşulacağı muhakkaktır. Bu düsturlar:

“Allah’tan başka tanrı tanıma; sonra kınanmış ve yalnızlığa terkedilmiş olarak kalırsın. Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama!
İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger.

KALPLERİNİZDEKİNİ EN İYİ BİLEN RABBİNİZDİR

"Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster" diyerek dua et. Kalplerinizdekini en iyi bilen rabbinizdir. Eğer iyi olursanız bilesiniz ki Allah kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır. Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma! Çünkü savurganlar şeytanların dostlarıdır. Şeytan da rabbine karşı çok nankördür. Eğer sen kendin dahi rabbinden umduğun bir lütfu beklemek durumunda (ihtiyaç içinde) olduğun için onlara ilgi gösteremiyorsan, hiç değilse kendilerine rahatlatıcı bir söz söyle! Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma; sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak duruma düşersin! Rabbin rızkı dilediğine bol bol verir de kısar da. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir. Fakirlik korkusuyla çocuklarınızın canına kıymayın!

ZİNAYA YAKLAŞMAYIN!

Biz onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır. Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o hayasızlıktır, çok kötü bir yoldur. Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Bir kimse haksızlıkla öldürülürse velisine yetki verdik; ancak o da öldürme hususunda haksızlığa sapmasın; çünkü o, yeterince yardıma mazhar olmuştur. Rüştüne erinceye kadar yetimin malına, onun yararına olmadıkça el sürmeyin. Ahde vefa gösterin; çünkü ahit sorumluluk doğurur. Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha iyidir hem de sonucu daha güzeldir. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur. Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin. Bütün bunların kötülüğü, rabbinin katında istenmeyen şeyler olmasıdır.”

09 Mar 2021 - 14:21 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Hükümetin aldığı Covid-19 tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?