Reklamı Kapat

İzmit’ten bölük pörçük anılar

Askeri tabip olan babamın “İkinci Şark Hizmeti” bittince, İzmit Asker Hastanesine tayini çıktı. Haziran 1949’da Doğu Ekspresi ile üç gün üç gece yolculuk ederek Erzurum’dan İzmit’e geldik. Kısa bir süre sonra Demiryolu Caddesi’ndeki 222 numaralı Gençay Apartmanının ikinci katına yerleştik. Karşımızda Yavuz Pastanesi vardı. Demiryolu Caddesi, adı üstünde demiryonun üzerindeydi. Biri gidiş, diğeri dönüş olmak üzere demiryolunun  iki yanından şehrin ucun kadar uzanıyordu.  Bu caddenin bir özelliği de yol boyunca sıralanan dev çınar ağaçlarıydı. Bunlar, Dolmabahçe Sarayı bahçesinin kara tarafındaki çınarlarlarla aynı tarihte dikilmişti. Benzer çınarları Bahçeköy’deki Orman Fakültesinin önünde ve Beykoz koru yolunda görmek kabildir. İzmit, ortasından demiryolu geçen nadir şehirlerden biriydi. Her tren geçişinde buharlı lokomotiflerin çıkardığı korkunç homurtular yüzünden evde birbirimizin konuştuğunu anlamazdık Üstelik koca bina da sallanırdı. Ancak bir süre sonra insan bunlara alışıyor, uykusundan bile uyanmıyordu.

***

1949-1955 yılları arasında Orta ve Lise’yi İzmit’te okudum. Kadıköy’deki evimizin inşaatı bitince 1953 ve 1954 yazlarını kısmen orada geçirdik. Okul açılınca İzmit’e döndük. Kızkardeşim ve ben liseyi bitirince, üniversite eğitimine devam edelim diye temelli İstanbul’a taşındık.1950 doğumlu küçük kardeşimiz de ilkokula Kadıköy’de başladı. Ancak babam 1972 yılı sonuna kadar İzmit’te aynı adreste doktorluğa devam etti. Yani ailecek 22 yıl İzmit’ten kopmadık. Annemin, İzmit’te, Hereke’de ve Değirmendere’de baba tarafından akrabaları vardı. Bunlar, Macaristan’ın Budin şehrinden 1880’lerde kısmen İstanbul’a, kısmen buralara göçmüş ailelerin üyeleriydi. Hepsiyle görüşürdük. Kırtasiyeci Sadettin Yalım’ın (sonra belediye başkanı oldu sanıyorum) tezgahtarı (adını hatırlamıyorum) annemin akrabasıydı. Zaman içinde ilişkiler koptu. Bugün bile uzak akrabalarım arasında İzmit’te oturanlar vardır sanıyorum. Ama ne ben onları tanıyorum ne de onlar beni.

***

Osmanlı zamanında İzmit ve havalisinindeki nüfusun yaklaşık beşte biri Ermeni’lerden oluşuyormuş. Kendisi de Düzce’li olan yakın dostum merhum Prof. Güngör Uras’ın anlattığına göre, özellikle Düzce önemli bir Ermeni merkeziymiş.  Osmanlı İmparatorluğu askeri olarak zayıflayınca, Türkiye içinde ayrı bir devlet kurma amacı taşıyan Ermeniler Batılıların kışkırtmasıyla yurdun her yerinde isyana başlamıştı. İstanbul Ermenileri, 1905’de Padişah’a suikast düzenleyecek kadar gemi azıya alınca “Müslüman Türk-Hıristiyan Ermeni” ilişkileri iyice bozulmuş. Doğu’daki Ermeni’ler Çarlık Rusya’sının yardımıyla Van’ı işgal edip bağımsızlık ilan etmiş ve Müslüman Türkleri yerinden yurdundan kovmuş direnenleri öldürmüştür. Osmanlı devleti, Birinci Dünya Harbi’nin ikinci yılı olan 1915’de Doğu cephesini emniyete almak için Ermeni’leri “tehcir” (hicrete/göçe) zorlamıştır. İzmit ve civarındaki Ermeni varlığı da bu tarihten itibaren azalarak tamamen yok olmuştur. Ancak Ermenilerin izleri İzmit’in bir çok yerinde vardı. Saray Bahçesi yokuşunda birbirinden güzel inşa edilmiş deniz mazaralı ahşap konakların hepsi Ermeni iş adamlarına aitmiş. (Bilmem hâlâ ayakta duran var mı?)  Çarşı içinde, bizim zamanımızda Deniz Kuvvetleri tarafından karargah olarak kullanılan büyük ve çok şık taş bina eski Ermeni Koleji’dir. Bu binanın arkasında 1950’lerde askeri sinema salonu olarak kullanılan bir klise vardı. Deniz kenarında büyük taş binalar Ermeni tüccarlarının antrepolarıymış. 1950’li yıllarda bunlar yarı metruktu.

***

1950’li yıllarda İzmit denince akla yüksek duvarlar arkasındaki “Üssü Bahri” ve “Kağıt Fabrikası”(SEKA) gelirdi. Bir de kağıt imalatında kullanılan kloru üreten “Klor Fabrikası” vardı. Bu fabrikadan zaman zaman yayılan klor kokusu şehirdeki havayı berbat ederdi. Kağıt fabrikası, İzmit içinde bir özel bir yerdi. Müdür ve mühendis lojmanları, sosyal klüp binası, Kağıtspor kayıkhanesi ve tenis kortlarıyla orası ayrı bir dünyaydı. Oraya herkes gidemezdi. İzmit’linin en büyük eğlencesi, güzel havalarda İskele’den kulesinin ne işe yaradığı bilinmeyen Halkevi önüne kadar uzanan rıhtımda yürümekti. Halkevi’nden sonrası bataklıktı. Biz oradan balık yemi olarak “kurt” (solucan) çıkartırdık. En güzel çay bahçesi İskele’nin doğusundaki ağaçlı mekândı. 1955’te dans müziği çalan üç açıkhava gazinosu olduğunu hatırlıyorum. Pek tabii Orduevi’nde her hafta sonu orkestra eşliğinde subaylar ve diğer davetliler eşleriyle dans ederdi. Hafta sonlarının en zevkli etkinliği, vapurla Değirmendere’ye gidip ulu çınarlar altında oturup çay içmekti. Hele hele  yandaki fırında “5 tanesi 5 kuruşa” satılan halkalardan alınca çayın lezzeti daha da artardı. İzmit Lisesi, muhtelit (kız-erkek karışık) bir okuldu. Öğrencilerin yaklaşık dörtte veya beşte biri kız, kalanı erkekti. Ufak tefek flörtler olurdu. Buna mesela “Ahmet, Ayşe ile konuşuyor “denirdi. Nadir de olsa gazoz içilen ev partileri yapılırdı. Bizim lisenin en popüler adamı birinci geçit karşında küçücük bir dükkanı olan “Foto Atmaca” idi. Ama İzmit’in esas fotoğrafçısı “Fahri Seyrek” idi. Bizim evin altına Bozkurt kitapevi vardı. Orada tezgahtarlık yapardım. Sahibi Suat Erbil, komedyen Mehmet Ali Erbil’in amcası idi. Suat abi, aynı zamanda “Su Sporları Ajanı” idi. Federasyona ait bir kayıkhane ve çoğu “şarpi” sınıfında 10 kader yelkenli yarış teknesi vardı. Suat Abi sayesinde yelken kullanmayı öğrenmiştim. Benim sevdiğim bir uğraş da İhsan Kırlı’nın çarşı içindeki Asri Manav’ında çıraklık yapmaktı.  İzmit sokaklarında sepet içinde kabak çekirdeği satılırdı. Satcının elinde bir ölçek kupası bulunur koni haline getirilmiş kağıt kaplara “bir ton, bir çeyrek” diye bağırarak çekirdek doldurdu. “Çeyrek” eski para birimlerinden bir “meciye” yani 20 kuruşın dörtte biri,  yani “5” kuruştu. 5 mecidiye ise bir liradır. 

****

Ben, gazete yazarlığına İzmit’te başladım. Selahattin Telser adında emekli   bir bahriye gediklisi, hem matbaacılık yapıyor hem de Hürsöz adında günlük bir gazete çıkarıyordu. Matbaası bizim eve çok yakındı. Lisede, birkaç arkadaşımla birlikte,  biri “Değirmen” adında ciddi, diğeri de içeriği mizahi, adı da “Baca” olan iki duvar gazatesi çıkarıyorduk. Yani bu mesleğe duvarda başlamıştık. 1953 yılında yılında Selahattin Beyin yanına gidip Hürsöz’de “ücretsiz” çalışmak istediğimi söyledim. Selahattin Bey, derhal kabul etti. Bana, daha sonra sınıf arkadaşım Sırrı Gültekin de katıldı. (Sırrı, bevliye uzmanı bir hekim olarak halen Edirne’de çalışıyor) 1955 yılı Haziran’ına kadar hemen hergün Sırrı ile birlikte matbaaya gidip Hürsöz’ün hazırlanmasına yardım ettik. İlk yazılarımdan biri “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” nin kabul edildiği günün yıldönümünde bu beyannamenin önemini anlattığım makale idi. Bunu zaten kompozisyon dersinde ev ödevi olarak hazırlamıştım. Hürsöz, bayramlarda çıkmazdı. Biz de bayram sonrasının gazatesini arife günü basardık. Bazan “bu bayram çok neşeli geçti” bazan da “nerede eski bayramlar” diye birinci sayfa yapardık.  Okurlar da aynen öyle oldu derdi. KALAMIŞ, 26 NİSAN 2021

09 May 2021 - 19:00 - Gündem

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.261.087 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Cengi̇z Şahi̇n - Güzel bir yazı emeğinize sağlık üstad

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 22:29

2-ELEKTRİK TEKNİKERİ

- Endüstri Meslek Lisesi veya Üniversitelerin ilgili MYO bölümlerinden mezun, - İşini dikkatli ve titizlikle yapan, - Askerlik görevini tamamlamış...

0262 335 63 66  HYDRO-PACK MÜHENDİSLİK MAKİNA HİDROLİK SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ 

ELEMAN ARANIYOR

KULLAR’DA KURULACAK  OLAN  FABRİKAMIZA  ELEMANLAR ALINACAKTIR. 1- MONTAJ ELEMANI - Endüstri Meslek Lisesi veya Üniversitelerin ilgili  MYO böl...

0262 335 63 66 HYDRO-PACK MÜHENDİSLİK MAKİNA HİDROLİK SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ

ELEMAN ARANIYOR

- SERVİSİMİZİN MEKANİK BÖLÜMÜ USTALIĞINI YÜRÜTECEK, KONUSUNDA DENEYİMLİ PERSONEL ARANIYOR. - İŞ YERİMİZDE ÇALIŞACAK GENÇ, DİNAMİK, EMEKLİ VE TECRÜB...

0262 335 50 03 AUTO KİNG

ÜRETİM ELEMANI 

- ENGELLİ KADROMUZ İÇİN  EMEKLİ OLMAYAN BAY ELEMAN (Temizlik işlerini yapabilecek fiziki şartlarda) -  TEMİZLİK PERSONELİ - BAY (Daha önce özellikle...

ELEMAN ARANIYOR

 ELEMAN ARANIYOR AÇIKLAMA :  - ASKERLİK İLE İLİŞİĞİ OLMAYAN, - 18 - 40 YAŞ ARASI,  -  EMEKLİ OLMAYAN  - FORKLİFT OPERATÖRÜ  (Kamyon ehliyetli t...

Satılık dubleks daire

Derince Sırrı Paşa Mahallesi Öğretmenler Caddesi İrfan Sokak'ta, 5 yaşındaki binanın 3. katındaki çatı dubleks satılıktır. Krediye uygun 3+1, brüt 17...

0538 094 41 95

SAHİBİNDEN SATILIK DÜKKAN

Başiskele Sanayi Sitesi’nde Dış cepheleriyle toplam 500 m2, İç cepheleri 195m2 kullanım alanı olan 2’li dükkan

0537 308 16 63

HURDA GAZETE SATILIR

Hurda (eski gazete) gazete satılır

YÜRÜYEN VE UÇAN TÜM HAŞERELERLE MÜCADELE

Kocaeli bölgesinde, * Ev * İş yeri * Çeşitli alanlarda ilaçlama yapılır. Covid-19 buharlı dezenfektan yapılmaktadır.

05071250076 KARTEPE TARIM VE İLAÇLAMA


Anket Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden memnun musunuz?