Müsilajdan sonra dev denizanaları da gelir mi?

Türkiye’de çok garip şeyler oluyor. Önce çok şaşırdım. Sonra bu ülkede hiçbir şeye şaşırmamak gerektiği aklıma geldi. Nedeni de şu: Şu deniz salyası k...

Türkiye’de çok garip şeyler oluyor.

Önce çok şaşırdım. Sonra bu ülkede hiçbir şeye şaşırmamak gerektiği aklıma geldi.

Nedeni de şu:

Şu deniz salyası konusunun araştırılması için, TBMM’de bu deniz salyası sorununun araştırılması ile ilgili CHP’in verdiği önerge reddedilmiş..

DENİZİ YİYOR

Biliyorsunuz. Önce “beyaz madde”,  ardından “deniz salyası”, en sonunda da “müsilaj” adını verdiğimiz, denizin hem üstüne hem altını kaplayan madde deyim yerindeyse Marmara Denizi’ni  yiyor.

Deniz tabanına çöken bu madde, dipteki yaşamı da altüst etti. Televizyonlarda yeni boy göstermeye başlayan uzmanları, dalgıçlar aracılığıyla  deniz zemininde çekilen kamera görüntülerinin dehşet verici görüntüleri eşliğinde yaptıkları açıklamalara göre, Marmara tabanının büyük bir bölümü artık yaşanmaz halde.

BALIKLAR ÜREYEMİYOR

Dip balıkları, midyeler, yosunlar, diğer kabuklu ve canlılar ya ölmüş ya can çekişiyor. Balıklar yumurta bırakamıyor. Üreyemiyor.

Denizlerin en dayanıklı balığı, amatör balıkçıların deyimiyle ise “denizin kuru fasulyesi” olarak adlandırılan istavrit bile yok.
Bu kadar lakırdıdan sonra gelelim asıl meseleye:

Daha önce hatırlatmada bulunmuştum. Bu salya mıdır, müsilaj mıdır ne bela ise ilk kez görülmüyor da demiştim.

2007’DE GÖRMEZDEN GELİNDİ

İlk kez de nerede görüldü?  Tabi ki yine İzmit Körfezi’nde.. Yıl 2007 ve İzmit Körfezi’nin  doğusu, Vapur İskelesi ve Marina çevresi bu madde ile kaplandı.

O tarihlerde birçok kez haber yaptık. Biliyor musunuz,  bu haberleri nedeniyle diye bizi gazetenin yayın yönetmenlerine telefon edip şikayet edenler olmuştu.  Yrel seçim de yaklaşıyordu ya.. Olayı çok abartmışız falan. 

Aslında aynı yıl Çanakkale’ye kadar uzandı bu madde. Oralarda kendini şöyle bir göstermişti.

“Amaaan, koskoca deniz.. Geçer gider” diye düşünmüş olacaklar ki, kimsenin umurunda olmadı. Gerçekten geçti gitti gibi görünse de, vardı, dibe çökmüştü ama görmezden gelindi.

Aynı yıllarda Kocaeli’de yerel  yöneticiler  “denizi temizledik” diye İzmit Körfezi’nin değişik noktalarından denize girip poz verdiler. Denizde deve güreşi bile yaptılar. Çünkü yerel seçimler de yaklaşıyordu.

Denizin neresinden su örneği aldılarsa, (Aslında eski bir belediye görevlisi bana söyledi ama açıklamayayım) Karamürsel  İlçesi’ndeki  plaja mavi bayrak bile diktiler. 

Deniz suyundaki  azot, civa ve  fosfor oranını çok iyi bilen uzmanlar “Körfez’de, hatta Marmara’da denize girilmez” diye uyardı ama, onlara kim inanırdı ki siyasetçiler varken..  

Hastanelerdeki  uzmanlara bir sorun bakalım, bölgede göz ve cilt hastalıklarındaki artık oranı kaçmış?

Fazla uzatmadan sadede gelelim..

BAŞKA BELALAR DA GELEBİLİR

Bakın bu deniz salyası veya müsilaj denilen belanın ardından İzmit Körfezi’ne başka belalar da gelebilir. Eğer gözlemlerim beni yanıltmazsa, belki hemen, belki bir, birbuçuk yıl sonra da görmeye alışık olmadığımız dev, rengarenk denizanaları istila edebilir.. 

Benden söylemesi..

Çünkü 2007’deki o salya belasının  ardından, 2009’da bazıları 50 santim çapında kırmızı renkli dev denizanalarıyla dolmuştu her yer..  

Bu dev  ve görmeye alışkın olmadığımız garip denizanaları küçük balıkları, balık yumurtalarını ve diğer organizmaları yiyip bitiren bir cins. Kullandığımız o denizanası fotoğrafları da 2009’dan. Belki uzmanlar fotoğraflara bakıp daha iyi analiz ederler.

Deniz salyası fotoğrafı ise, şimdi olmayan deniz otobüslerinden de anlayacağınız gibi 2007’den ve yer İzmit Marina.

Bela belayı davet eder derler ya..

Umarım bu gelişmeler, henüz bundan kurtulamadan peşinden başka belaları getirmez.

Neye yanarım biliyor musunuz?

UZAYDAN BİLE GÖRÜNÜYOR

Uzaydan bile görülüp fotoğrafları çekilen bu bela maddeyi, Marmara Denizi kenarında kurulu, vahşi sanayiye teslim olmuş 5 ilin valilerinin ve diğer yerel yöneticilerinin yumurta kapıya dayanana kadar görmemeleri veya görmezden gelmelerine yanarım..

Bir sonraki yazımda, adı bir ara “Kanserovası” na çıkan Dilovası’ndaki sanayi kaynaklı kirliliğe teslim edilen, dereleri İzmit Körfezi’ne simsiyah akan Dilovası’ndan bahsetmek istiyorum.

Hatırlanacağı gibi, dönemin AK Parti Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar Başkanlığında TBMM bünyesinde oluşturulan Dilovası Araştırma Komisyonu incelemeler yapmıştı.

Komisyon kuruldu, inceledi, sonra ne oldu.

Kocaman bir hiç.

O incelemelerin fotoğrafları ve çarpıcı açıklamaların metni de elimde..

Gerçekleri öğrenmek siz okurların en doğal hakkı olduğu inancıyla onları da yazacağım..

# Sanayi, chp

02 Haz 2021 - 09:20 - Gündem

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.004.346 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Çarşı - Allah aşkına. Parti ayrımı yapmadan vatanını milletini seven onlara hizmet etmek için milletvekili olup meclise giden insanlar. Neden araştırılmasını Red ediyorsun. Allah aşkına. İçinde Allah korkusu vatan sevgisi olan biri izah edebilirmi.anlamıyorum.anlayamıyorum.marmara ölüyor görmüyorsunuz. Yazık yemin ederim yazık ülkeme milletime.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 02 Haziran 12:37



Anket Yaz tatilinizi nerede geçirmeyi tercih edersiniz?