KESK ve DİSK Kocaeli’de iş bıraktı

2022 – 2023 yılı’nda memur ve memur emeklisine yapılacak maaş zamma tepkiler sürürken KESK ve DİSK bugün iş bırakma eylemi gerçekleştirerek basın açıklaması yaptı. Kocaeli’de ise zorunlu hizmetler dışında bugün binlerce kişi üretime katılmadı.

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri

Memur-Sen'in yüzde 5+7'ye imza atması işyerlerinde tepkilere neden oldu. KESK de toplu sözleşmenin kabul edilmemesi için diğer konfederasyonlara bir günlük iş bırakma çağrısında bulundu. Yapılan çağrının ardından bugün KESK ve DİSK bugün iş bırakma çağrısına uyarak İzmit Sabri Yalım Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya KESK ve DİSK Kocaeli bileşenleri katılım gösterdi. Kocaeli’de zorunlu hizmetler dışında bugün binlerce kişinin üretime katılmadığı belirtildi.

BİR BAŞARI GİBİ SUNULMAKTADIR”

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Kocaeli Şube Başkanı Suna Bağuş tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Ne Çalışma Bakanlığı yetkilileri ne de masada “yetkili” sıfatı ile oturan konfederasyon ve sendikalar kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerin içeriği hakkında 11 gün boyunca tek bir cümle dahi etmemiştir.  Kısacası 5,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisi bir “oldubitti” durumu ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum bile tek başına 5,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye verilen değeri ortaya koymaktadır. Varılan mutabakata göre; hükümetin 12 Ağustos’ta yaptığı ilk teklifin 2022 yılı için sadece 1 puan, 2022 için ise 2 puan, yani toplamda 3 puan artırıldığı mutabakat büyük kazanım,  bir başarı gibi sunulmaktadır. Oysa bir toplu sözleşmenin başarılı ya da iyi bir toplu sözleşme olarak gösterilmesinin kriterleri açıktır. Bir toplu sözleşmede başarının temel kriteri ne talep ettiğiniz,  ne aldığınız ile ölçülür.

2 MİLYON KAMU EMEKÇİSİ YARARLANAMAYACAK”

Teklif ve varılan mutabakat arasında iki yıl için toplamda 41 puan fark vardır. Bunun anlamı 5,5 milyon kamu emekçisinin ve emeklinin en az bir yılının çalınmasıdır. Buna rağmen sanki büyük bir lütufmuş gibi,  altışar aylık dönemlerde enflasyon farkının oluşması durumunda söz konusu farkın maaşlara yansıtılacağı ifade edilmiştir. Öte yandan refah payı talebi yine görmezden gelinmiştir. Bunun yerine hali hazırda sadece sendika üyesi kamu emekçilerinin yararlandığı 3 ayda 135 TL tutarındaki toplu sözleşme ikramiyesi 265 TL artırılarak 3 ayda 400 TL’ye çıkarılmıştır. Söz konusu artıştan sendika üyesi olmayan ve 4688 sayılı yasaya göre sendika üyesi olması yasaklanmış bulunan toplamda en az 1 milyon 800 bin kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi yararlanamayacaktır.

ÇIKMAZ AYIN SON ÇARŞAMBASINA ERTELENDİ”

Dolayısıyla toplu sözleşme ikramiyesinde artışın refah payı talebi ile kıyaslanması veya “refah payı vermiyoruz ama toplu sözleşme ikramiyesini artırdık” denmesinin bir karşılığı yoktur. Ayrıca mutabakatın sunumunda üç yıl önce bizzat Cumhurbaşkanı tarafından verilen 3600 ek gösterge sözü hakkında “toplu sözleşme dönemi içinde yapacağımız çalışmaları meclise yasa haline getirilmek üzere göndereceğiz” denilmiştir. Kısacası 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personel konularında yine suya yazı yazılmıştır. Milyonların beklentisi önümüzdeki dönemin seçimlerinin yatırımı olarak çıkmaz ayın son çarşambasına ertelenmiştir.

BU MUTABAKATIN NERESİ BAŞARILI?”

Tüm bunlardan sonra soruyoruz, bu mudur başarı? Bu ülkede çarşıda, pazarda, mutfakta yaşanan gerçek enflasyon yüzde 45’i aşmıştır. İğneden ipliğe her şeye zam yağmurunun devam ettiği, üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki makasın tam 26 puan açıldığı dolayısıyla hayat pahalılığının önümüzdeki dönemde bırakalım düşmeyi daha da artacağının açık olduğu koşullara rağmen hiç kimsenin inanmadığı hedeflenen enflasyon rakamlarını temel alan bu mutabakatın neresi başarılı? Bu mutabakatta: kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi yine yok. Emekli olduğumuzda maaşlarımızın yarı yarıya düşmesine yol açan ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması başlığı yine yok. Farklı adlar altında güvencesiz istihdam edilenlerin kadrolu-güvenceli istihdama geçirilmesi yine yok.

ÇAĞRILAR YOK SAYILDI”

Mutabakatta saymakla bitiremeyeceğimiz daha pek çok temel sorunumuza ilişkin tek bir cümle bile edilmemiştir. Sonuç olarak ortada taraflar arasında bağlayıcılığı olan bir toplu sözleşme metni değil, 3600 ek gösterge ve sözleşmeli personeli durumu başta olmak üzere bilinmez bir tarihe bırakılan bir vaat-temenni metni vardır. İşkolları toplu sözleşmelerinin içeriği ise “teknik çalışmalar devam ediyor” denilerek tamamen belirsiz bırakılmıştır. KESK olarak 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik dayatan bu mutabakatı kabul etmiyoruz. Bugün altına imza atılan mutabakat taleplerde ortaklaşmadan daha önemli olanın bu talepler için mücadelede ortaklaşmak olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. KESK olarak bu yönde yaptığımız çağrılar, kamu emekçilerinin ve emeklilerini daha da mağdur edecek yeni bir “satış” sözleşmesine onay verilmemesi yönündeki uyarılarımız “yetkili” konfederasyon tarafından yok sayılmıştır.

DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI”

Bu görev ve sorumluluğun bir adımı olarak tüm kamu emekçilerini kendilerine dayatılan sefalet-yoksulluk ve güvencesizlik mutabakatına karşı tepkilerini göstermek ve konfederasyonumuza bağlı sendikalarda örgütlenerek bu mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz. Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları istifa etmeye ve birinci basmak sağlık hizmetlerinden çekilmeye başlamıştır. Acil önlem alınmazsa birinci basamak sağlık hizmetleri yürütülemeyecek hale gelecektir. Toplu sözleşme mutabakatında tüm kamu emekçileri gibi birinci basamakta çalışan sağlık emekçilerinin talepleri de yok sayılmıştır.  Sorunlarımızın çözümü için üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan başka çaremiz de kalmadığı gibi bizim ve emeğimizin yok sayılmasına dayanacak gücümüz de kalmamıştır.”

TOPLU SÖZLEŞMELİ SENDİKALARA KAVUŞACAĞIZ”

Son olarak konuşma yapan DİSK Emekli-Sen Doğu Marmara Temsilcisi Suca Omurca ise, “ Biz özellikle AKP döneminde milyonlarca kamu emekçisi, kamudan emekli olan arkadaşlar hepimiz adeta sürünüyoruz. İnsan haklarından, ekonomik haklardan yoksunuz; sefalet içerisinde yaşıyoruz. Sendikalar, bizi temsil ettiğini söyleyen yandaş sendikalar bizi bu duruma sokanlardan birisidir. Yöneticilere, hükümete karşı tepkimiz var. Bizleri duymuyor kendi bildiklerini söylüyorlar. 3 maymunu oynamaya devam ediyorlar. İkinci tepkimiz kamuda örgütlenen bir zamanlar sendika kurduğumuz dönemlerde ‘yasal değildir’ diye vakıf kuranlar bugün ne yazık ki bizleri temsil ediyor, masada adeta bir tiyatro oynuyorlar. Bütün emekçiler bu tiyatroyu görüyor. Toplu sözleşmeli, grevli sendikalara mutlaka kavuşacağız. Bir diğer tepkimiz buna tepki göstermeyen emekçi arkadaşlardır” dedi.

27 Ağu 2021 - 14:36 - Gündem

Muhabir Nazım Özgün Erbulan

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.364.943 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Okulların açılması Covid-19'un yayılmasına etken mi?