Reklamı Kapat

Kabaloğlu: ‘İyi yaptık’ dediğimiz sözleşmeler kurlar nedeniyle çöpe gidiyor

SEDAŞ, İZGAZ, Devlet Su İşleri, TEİAŞ, İZAYDAŞ, İzmit Su işçilerinin örgütlendiği TES-İŞ Sendikası’nın Adapazarı Şube Başkanı İrfan Kabaloğlu, 6 Kasım’da gerçekleştirilecek seçimlerde yeniden aday olduğunu gazetemiz aracılığıyla duyururken toplu sözleşme görüşmelerin durumunu da anlattı

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri

Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) Adapazarı Şube Başkanı, Derince’de yaşayan İrfan Kabaloğlu hem sendika hayatına nasıl girdiğini hem de sendikanın şu anki durumunu gazetemize anlattı. SEDAŞ, İZGAZ, Devlet Su İşleri, TEİAŞ, İZAYDAŞ, İzmit Su işçilerinin örgütlendiği TES-İŞ’in Adapazarı Şube Başkanı Kabaloğlu toplu sözleşmeler hakkında, “Toplu iş sözleşmeleri yapıyoruz; iyi yaptık diye düşündüğümüz sözleşmeler kurlardaki artış nedeniyle maalesef çöpe gidiyor” dedi. Ayrıca Kabaloğlu, 6 Kasım’da gerçekleştirilecek seçimlerde yeniden aday olduğunu duyurdu.

Sendikaya giriş süreciniz nasıl oldu?

1990 yılında arkadaşlarımızın isteğiyle sendikaya temsilci olarak seçildim. 1992’de baştemsilci oldum. O zaman sendikanın 1700 üyesi vardı. 1996’da teşkilatlandırma sekreteri olarak yönetime seçildim. Daha sonra burada bu görevi yaparken SEDAŞ’ta taşeronlaşma vardı. Bu taşeronlaşmaya karşı mücadele ettik. Bu arkadaşlarımızı örgütledik; daha sonra özelleştirmeler olunca bu arkadaşlarımız yani yaklaşık 800 kişi sendikadan istifa etmek zorunda kaldılar. Aslında zorunda bırakıldılar.

“ÜYE SAYIMIZ 2 BİN 400 CİVARINDA”

Daha sonraki süreçte 2010 yılında ben şube sekreteri olarak seçildim. 2011 yılında şube başkanı oldum. O zaman 900 üye vardı. Örgütlediğimiz istifa ettirilen üyelerimizi tekrar davalar ile üye olarak SEDAŞ’a kazandırdık. Bu arada da 2013 yılında İZGAZ’ı örgütledik. İZAYDAŞ’ı da daha öncesinde örgütledik. 2 buçuk sene önce de İzmit Su’yu örgütledik. Şu anda mevcut üye sayımız 2 bin 400 civarında. Biz, hem kamuda hem de özel sektörde örgütlü bir sendikayız. Faaliyet alanımız Zonguldak, Bartın, Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli ve Gebze’de TEİDAŞ, SEDAŞ’ta örgütlüyüz. Bizim üyelerimizin yarısını SEDAŞ oluşturuyor. Kocaeli’de yaklaşık 1200 üyemiz var. Biz sendika olarak 1963’te kurulan TÜRK-İŞ’e bağlı sendikayız.

Başkanlığa yeniden aday olacak mısınız? Yeni projeleriniz var mı?

Kocaeli’de SEDAŞ, İZGAZ, Devlet Su İşleri, TEİAŞ, İZAYDAŞ, İzmit Su örgütlendiğimiz yerler. Bizim yarı üye sayımız Kocaeli’de. 2 dönemdir sendika başkanlığı yapıyorum. 6 Kasım’da şube seçimlerimiz var; tekrar adayız. Çalışma hayatımızda, iş yerlerimizde, üye yapımızda birtakım değişiklikler oldu. Biz de buna uygun bir yapı oluşturup üyelerimize hizmet etmeyi düşünüyoruz. Zaten örgütlenmelerin sendikacının en önemli görevi olduğuna inanıyorum; daha sonra toplu sözleşmeler gelir ve ondan sonra diğer hizmetler gelir. Örgütlenmek çok önemli. Örgütsüz olan, çalışanların durumunu hepimiz pandemi sürecinde gördük. Kimse sahip çıkmıyor. Kısa Çalışma Ödenekleri filan işveren hepsini kullandı onların üzerinde ama örgütlü olan üyeler, örgütsüz olanlara göre daha rahat bir çalışma ortamından geçtiklerini düşünüyorum.

“161 DELEGE VAR”

6 Kasım’da yapılacak olan şube kongremizin delegelerini arkadaşlarımız her birimden kendileri belirledi. Önseçimle yaptılar bunu. Daha sonra sandığı illere koyduk; kendi seçtikleri delegelere oy verdiler. Katılımcı, demokratik bir yapının egemen olduğu sendika anlayışının olması için elimizden geleni yapıyoruz. Toplu sözleşme süreçlerine baştemsilcilerimizi dahil ediyoruz. Temsilcilerimizi bilgilendiriyoruz. TÜRK-İŞ’in eski Başkanı Seyfi Demirsoy’un çok güzel bir sözü var, onu çok önemsiyorum: “Sendikacılık çileli meslektir, ideali olanların işidir” demiştir. Ben de bunu kendime ilke edindim. 161 delege var, 1 hafta içerisinde açıklayacağım yönetimi. Bölgeler arasındaki dengelerden dolayı farklı talepler oluyor. Ben de en sağlıklısını değerlendirmek zorundayım. Yönetimde değişiklikler olacak.

“ÇALIŞANLARIN YÜZDE 15’LİK KAYBI OLUYOR”

Çalışma hayatında ne gibi problemler var?

Çalışma hayatının birçok problemi var. Bugün ülkemizin en büyük problemlerinden biri bu pandemi sürecinde kıdem tazminatını tekrar gündeme getirmeleri. Bunu ısrarla ısıtıp ısıtıp gündeme getiriyorlar artık gündemden çıkması gerekiyor. Artık bunun üzerinde durmasınlar diye düşünüyoruz. Vergi konusunda en namuslu kesim çalışanlardır ama baktığınız zaman anayasada az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması gerektiği söylenmesine rağmen bizim 1’inci ay ile 12’nci ay arasında çalışanların yüzde 15’lik kaybı oluyor. Sendikal örgütlenmelerin önündeki engeller halen kalkmış değil. Örgütlenmeye yönelen çalışanlar işinden oluyor; mobbing uygulanıyor. Sendikal örgütlenmeyi zorluklarla gerçekleştiriyorsunuz ondan sonra süreçlerle ilgili itirazlar başlıyor; o itirazlar da 2 buçuk sene filan sürüyor. Bunlarla ilgili yeni düzenlemeler olması lazım.

“DAHA SORUMLU KARAR VERMEYE DAVET EDİYORUZ”

Toplu sözleşme uyuşmazlıklarında da aynı problem var. Yüksek hakim kurullarına gidiyorlar; hakimler çok farklı kararlar vermeye başladılar. İşverenin verdiği ücreti bile vermeyip onun altında bir ücretle kararlar çıkartabiliyor. İşveren ve işçinin istediği ortak noktayı kendisinin vermesi gerekir; beklenti budur. Ama enflasyon altında kesinlikle olmaması lazım ancak altında da veriyor. Yüksek hakimin verdiği karar, kesin karar. Onları daha sorumlu karar vermeye davet ediyoruz. Türkiye’deki enflasyonlar en büyük sorunlardan biri. Enflasyona da baskı yapılıyor.

“ORADA SUÇLU BİZ DEĞİLİZ”

Toplu iş sözleşmelerinde ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz?

Toplu iş sözleşmeleri yapıyoruz; iyi yaptığımız diye düşündüğümüz sözleşmeler kurlardaki artış nedeniyle maalesef çöpe gidiyor. İnsanların, çalışanların alım gücünü düşürüyor. 2019’da SEDAŞ ile toplu sözleşme yaptık 34 aylık. Dolar o zaman 5.24 liraydı. Şimdi oldu 9 buçuk lira. Normalde hesap yaptığınız zaman bizim maaşımız 7 bin 500 lira olması lazım ancak maalesef 5 bin 500 lira. Toplu sözleşmelerde çalışan kesimin memnuniyetsizliği sendikacıları da sıkıntıya sokuyor. Orada suçlu biz değiliz. İyi yaptığımız sözleşmeler yılın sonunda bir bakıyoruz kötüye dönüşmüş. Bizim çalışanlarımızın en çok dile getirdiği konulardan birisi EYT’li çalışanlar. EYT’nin artık bir çözüme kavuşmasını istiyorlar.

“ÜCRETLER, BU TEHLİKENİN KARŞILIĞI DEĞİL”

İşçilerle ilgili ne gibi iyileştirmeler yapıldı/yapılmalı?

Biz tabi bu örgütlenmeleri çok kolay yapmadık. SEDAŞ’ta çalışırken 400 kişi çalışıyordu kadrolu; 800 kişi de taşerondu. Türkiye’de 21 tane elektrik dağıtım şirketi var. Bu herkesi ilgilendiren bir kurum. Elektrik kullanmayan yok bu ülkede. Dağıtım şirketlerinde Türkiye genelinde her ay bir arkadaşımızı iş kazasından kaybediyoruz. Ağır ve tehlikeli iş kolundayız. Çalışanların ücretlerine baktığınız zaman maalesef bu tehlikenin karşılığı değil. Her şey dahil 5 bin 600 lira ücret alıyorlar. İnanın Türkiye’deki bütün dağıtım şirketlerinin içinde en iyisi biziz. Farklı toplu sözleşmemiz var: mesailer, bayram çalışmaları, hafta sonu çalışmaları, tamamlayıcı sağlık sigortası, ferdi kaza sigortası… Bir sürü farkındalık yaratan maddelerimiz var ama ücret olarak Türkiye’nin en iyisi olmamıza rağmen yeterli olmadığını görüyoruz.

“İZMİT SU’DA YENİ ÖRGÜTLENDİK”

Biz, elektrik fiyatlarına gelen zam kadar bizim ücretlerimize de o oranda yansımasını istiyoruz. Bu, sadece bizim şube olarak takip edebileceğimiz bir iş değil. TES-İŞ Sendikası’nın genel merkezine bu düşüncemizi ilettik. SEDAŞ’ın patronu EPDK. Onlar giderleri düzenleyip karşılığını veriyor. Esasında SEDAŞ özelleşmiş bir yer değil; işletmesi 30 yıllığına devredilmiş bir yer. O yüzden sadece burada şirketleri değil, EPDK’nın da çalışanların ücretleriyle ilgili yeni düzenlemeler yapması lazım. Yoksa bastırılmış ücretlerle hem hizmet kalitesi düşüyor hem de iş kazaları artıyor. Böyle olunca da çalışanların mutlu olması mümkün olmuyor. İzmit Su’da yeni örgütlendik. Orası da yeni bir şirket. Eski çalışanları, yeni işe girenler var ancak 20 yıllık çalışan ile 5 yıllık çalışan arasında ücret farkları çok fazla. Toplu sözleşmede tabandakileri biraz daha iyileştirmek istiyoruz. Tekliflerimizi ona göre hazırlayacağız. Bunu da bizim toplu sözleşmelerde ön çalışma yaparak sözleşme sürecini yönetiyoruz. İzmit Su’nun yönetim kurulu üyeleriyle görüşüyoruz. Buradaki iş barışını sağlamak için ücretler konusunda birtakım düzenlemelerin şart olduğunu düşünüyoruz.

“TRAFO MERKEZLERİNİN YÜZDE 90’I TAŞERON”

Kamuda biz TEİAŞ ile örgütlüyüz. Ama TEİAŞ’ta da taşeron var. Trafo merkezlerinin yüzde 90’ı taşeron. Bunların da kadroya alınmasını istiyoruz biz. Türkiye geneli yaklaşık 4 bin 500, kendi bölgemizde ise 250 kişi var. Devlet Su İşleri (DSİ) ve belediyelerde KHK’lardan dolayı kadroya geçen arkadaşlarımız oldu. Bu, çalışanlar için çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. DSİ’de ülke geneli 4 bin kişi, İZAYDAŞ’ta yaklaşık 90 kişi, İzmit Su’da 40 kişi kadroya geçtiler. Bunlar bizim mevcut toplu sözleşmelerden faydalanıyor. Bu konuda emeği geçen TÜRK-İŞ’e ve herkese teşekkür ediyorum.

Toplu sözleşme görüşmeleri ne zaman başlayacak?

Yılbaşında SEDAŞ, İZGAZ, İzmit Su toplu sözleşme görüşmeleri olacak. Biz Bolu Göynük Aksa Termik Santrali’nde de örgütlendik. Mahkemesi son aşamasına geldi. Orada da yılbaşına kadar toplu sözleşmeye başlayacağımızı düşünüyoruz. Yoğun bir dönem bizi bekliyor. Biz sendika olarak endüstriyel ilişkilere çok önem veriyoruz. Toplu sözleşme süreçleri, işin işleyişi konularındaki süreçler, zaman zaman işyerimizde temsilcilerle toplantılar yaparak hep bir araya geliyoruz. Belli bir istişareler yaparak daha sağlıklı yönetilmesi için, iş huzurunun ve veriminin daha üst düzeylere çıkması için görüşmeler yapıyoruz.

Siyasi hayatınız devam ediyor mu?

2 dönem Derince’de CHP Meclis Üyeliği yaptım. Sonra belediye başkan adaylığım oldu. Nasipte yokmuş; olmadı. Zaten sendikanın içindeydim. Sürecime artık sendikacı olarak devam ediyorum. İş içinde iş olmayacağını biliyorum. Ben onurlu bir görev yaptığımı düşünüyorum; emeği savunmak gerçekten onurlu bir iş. Siyasetin üstünde bir iş. Zaten sendikalar partiler üstüdür. Her ne kadar partilere bulaşan arkadaşlarımız da varsa ben onları doğru bulmuyorum; sendikaların partiler üstü politika yapması lazım. Çünkü her kesimden, her düşünceden üyeler var. O üyelerin tek taraflı bakmamalarını sağlamak gerekiyor.

“İZAYDAŞ’TAKİ KOKU ZARARLI DEĞİL”

İZAYDAŞ hakkında koku ile ilgili şikayetler var; ayrıca taşınması da gündeme geliyor. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Şu anda İZAYDAŞ’ın oradan taşınma ihtimali yok. Zaman zaman işyerini dolaşıyorum. Türkiye’nin çok önemli kurumlarından biri. İZAYDAŞ gibi 8-10 tane kadar gerekli. Hem çevreyi hem kimyasal atıkları hem doğayı korumak için kurulmuş bir kurum. Oradaki baca gazından çıkan koku rahatsızlığı konusunda insanlara hak veriyorum ama zararlı bir koku olmadığını söyleyebilirim. Çünkü yıllardır orada çalışanlar o kokuyu soluyorlar; orada meslek hastalığı, herhangi bir şeye daha rastlanmadı. Zaten o bölgenin çok uzun bir ömrü olduğunu düşünmüyorum. Mecburen oranın bir yere taşınması gerekiyor. Ona da artık Büyükşehir Belediye Başkanımız ve yönetimi karar verecek.

İZGAZ’ın el değiştirmesi sonucu sendikal örgütlenmede herhangi bir sorun yaşadınız mı?

Gaz şirketlerinde örgütlenmek çok kolay değil. Türkiye’de 72 gaz şirketi var. 72 tane gaz şirketinin içerisinde İGDAŞ, İZGAZ, Başkent Gaz ve İzmir Gaz örgütlü; diğerlerinde maalesef örgütleyemiyoruz. İZGAZ’ı 2013 yılında örgütledik o zaman Fransızların şirketiydi. Yabancı sendikalardaki arkadaşlarımızı kullanarak İZGAZ’da bir örgütlenme geliştirmiştik. Toplu sözleşme süreçlerini çok dengeli yürüttük eski yöneticilerimizle ama yılbaşı itibariyle İZGAZ’ı Palgaz aldı. Palgaz’ın yönetim kurulu üyeleriyle görüşmeler yaptık. Buradaki örgütlü arkadaşlarımızın sıkıntıya düşmemeleri için birkaç kez görüştük. Şimdiye kadar bir sıkıntımız olmadı. İZGAZ, Fransızlardayken yatırımlar konusunda biraz cimri davranıyorlardı ancak Palgaz Kocaeli’nin her tarafına, köylerine vs. gaz vereceklerini yöneticileri söyledi. Bu göstermelik filan değil. Cebeci’de sahillerden başladılar. Bu hizmetler önemli. Bu hizmetlerde bizim arkadaşlarımız da çalışıyor. Hizmet iş kolundayız. Onlar kazandıkça bizim arkadaşlarımızın da toplu sözleşmelerde daha sağlıklı geçeceğini düşünüyorum. Şu anki şirketin bize karşı olan tutumundan memnunuz.

Kocaeli’de bulunan birçok sanayi kuruluşu nedeniyle ilimiz ‘Sanayi Kenti’ olarak anılıyor. Kocaeli’nin sanayi kenti olmasının artı ve eksi yönleri nelerdir?

Türkiye’de sanayi gerekli. Çünkü Türkiye’nin kalkınması lazım ama biz üçüncü dünya ülkelerinin sanayilerinin geldiği bir ülke olsun istemiyoruz. Daha çok teknolojilerin geliştiği bir ülke olsun istiyoruz. Kocaeli’ye şöyle bir baktığınız zaman zaten Marmara Denizi’nin ortası, etrafı limanlarla dolu. Bütün çevre entegre projeleri, havada kontroller, deniz süpürge araçları olmasına rağmen denizimizi yine temiz tutmakta zorlanıyoruz. Artık daha liman olsun istemiyoruz. Arka tarafımız Karadeniz, orada da limanlar var. Marmara Bölgesi baktığınız zaman Türkiye’nin ekonomisinin yüzde 70’ini çevirebilecek yer. İnsanların işe, geçime ihtiyaçları var.

“KOCAELİ SANAYİYE DOYDU”

Güzel bir ülkede yaşıyoruz. Ticari açıdan Türkiye’nin en gelişmiş yerlerinden birindeyiz. Kocaeli hem deniz hem raylı taşımacılık hem de karayolu taşımacılığı açısından Türkiye’nin gözbebeği ama bunun getirmiş olduğu trafik yükü, hava ve çevre kirliliği bütün önlemlere rağmen istenilen düzeye gelemedi. Artık sanayinin başka yerlerde değerlendirilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Kocaeli sanayiye doydu bence. Ülkemizin tarihten gelen sorunları var. Bu sorunlar, bizi rahat bırakmıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanı bitmez. Ülke insanının birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. İçerideki siyasi kavgalarımızı daha saygılı, tartışılabilir ve demokratik yollarla çözmemiz lazım. Arap Yarımadası’nda bozulan iklim bizim tüm ülkemizi sığınmacıların odağı haline getirdi. Evet, onlar da insan ve bizim de insani olarak onlara yardım etmemiz lazım ama sanki burada başka planların bir parçası oluyormuşuz gibi geliyor. Bu sığınmacılara başka çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum.

Hem işçilere hem de patronlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Patronların sendikalardan çekinmelerine gerek yok. Sendika olunca oturup konuşma, karşılıklı konuşma imkanı oluyor. Daha doğru kararlar verilebiliyor. Patronların şunu bilmesi lazım: Çalışan işçinin işyeri kendi namusudur. O işyeri patrondan önce kendinindir çünkü başka gidecek yeri yok, oraya sahip çıkmak durumundadır. Çalışan arkadaşlarımızın da işyerlerine, aşlarına sahip çıkmaları gerekiyor. Zaten bunu da yapıyorlar. Depremler oluyor, salgınlar oluyor kimse işinden, aşından vazgeçmiyor. Ama hak ettikleri değerleri de maalesef görmüyorlar. Bu yüzden sendika-işveren-işçi işbirliğinin o işyerinin huzurunu, verimini, iş barışını arttıracağına inanıyoruz.

YÜZDE 16 ZAM KABUL EDİLMİŞTİ

İZAYDAŞ ve TES-İŞ arasında yapılan toplu sözleşme görüşmeleri, olumlu sonuçlanmasının ardından 9 Nisan 2020 tarihinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ile TES-İŞ Adapazarı Şube Yönetim Kurulu adına Şube Başkanı İrfan Kabaloğlu arasında imza altına alındı. İmza altına alınan sözleşme 1 Ocak 2020 ve 31 Aralık 2022 tarihine kadar devam edecek anlaşmada birinci yılda ilk altı ay %8, ikinci altı ay %8, toplamda yıllık %16 olarak kabul edildi. Ayrıca ikinci ve üçüncü yıllarda enflasyon oranında zam da uygulanacak.

İRFAN KABALOĞLU KİMDİR?

1964 Artvin doğumluyum. Çalışma hayatına 1987 yılında eski adıyla Türkiye Elektrik Kurumu’nda başladım. Orada yaklaşık 24 yıl elektrik arıza servisinde çalıştım. Gençlik yıllarımda yaklaşık 20 yıl Kocaeli’de amatör kulüplerde futbol oynadım. Antrenörlük de yaptım. 6-7 kere gol krallığım da oldu. O günleri özlüyorum. Artvin’de endüstri meslek lisesi elektrik bölümünden mezun oldum. Evliyim, 2 çocuğum var.

25 Eki 2021 - 20:40 - Gündem

Muhabir Nazım Özgün Erbulan

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.393.363 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Gürcü 41 - Yolun açık olsun Abicim herzaman seni örnek aldım herzaman yanındayım abicim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ekim 12:52
03

Beton - Yolun açık olsun derinceye borcun var onu yerine getirelim.

Dürüst Başkan,

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Ekim 08:22
02

Sedas Emeklisi(akraba) - Yolun acik olsun, hakkinda hayirli olacaksa daha yukarilarda gorev almani cani gonulden isterim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 25 Ekim 22:42



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?