Reklamı Kapat

“3 projemiz ile 8 milyon istihdam sağlayacağız”

MARSİAD Genel Başkanı Bahri Odabaş, planladıkları 3 proje ile yılda yaklaşık 200 milyar dolar ihracat ve 8 milyon kişiye istihdam sağlayacaklarını açıkladı. Odabaş, “Bu projeleri hayata geçirebilmek için kimseden bir kuruş maddi destek beklemiyoruz. Sadece ülkeyi ve kentleri yönetenlerden ilgi ve samimiyet bekliyoruz” dedi

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri

Ülkenin ekonomisi nedeniyle vatandaşlar zor günler geçirirken Marmara Sanayici ve İş Adamları Derneği (MARSİAD), ülkeyi kalkındıracak ve 8 milyon kişiye istihdam sağlayacak projelerini gazetemiz ile paylaştı. MARSİAD Genel Başkanı Bahri Odabaş, planladıkları üç proje olan “Doğal ve Organik Tarım ve Hayvancılık Geri Dönüşümlü Entegre Üretim”, “KOBİ, Ucuz, Uydu Organize Sanayi Bölgeleri” ve “Dünya Markası Fındık” projelerini ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini anlattı.

Özgün ERBULAN: Ülke, ekonomik olarak zor günler geçiriyor. MARSİAD olarak projeleriniz neler?

Bahri ODABAŞ:Planladığımız üç projeden devletin kazancı yılda yaklaşık 200 milyar dolar ihracat ve 8 milyon istihdam olacaktır. Projelerimizden ilki “Doğal ve Organik Tarım ve Hayvancılık Geri Dönüşümlü Entegre Üretim.” Dünya kaynaklarının büyük bölümünü sağlık harcamaları oluşturmaktadır. Bunun nedeni ise sağlıksız beslenmedir. Çaresi; sağlıklı doğal ürünlerin yetiştirilerek önce kendi insanlarımızın sonra dünya insanlarının yararlanmasını sağlamaktır.

“TERÖR KENDİLİĞİNDEN BİTMEK ZORUNDA KALACAK”

Türkiye; özellikle Güneydoğu, toprağı, suyu, iklimi ve insan gücü ile bu üretime uygundur. Teröre bulaşan veya destek vermek zorunda bırakılan Güneydoğu insanımız doğal ve organik ürün üretiminden elde ettiği kazanç ve meşguliyet nedeni ile terörle bağlarını koparacağı için terör, sanayi kuruluşlarına veya devlet yatırımlarına yaptığı saldırıyı milyonlarca insana yapamayacağı için kendiliğinden bitmek zorunda kalacaktır. Ayrıca tarımda hiçbir planlama olmaması nedeni ile kendi başına kalan çiftçilerimiz, tarımdan ihtiyaç duyduğu geliri elde edemedikleri için köylerini ve topraklarını boş bırakarak, mega kentlere göç ederek, işsizler ordusuna katılıp mega kentleri sıkıştırmış ve devlet yaptığı milyarlarca yatırımla bile mega kentleri yaşanır hale getirememiştir.

Ö.E.: Bu projede nasıl bir yol izlemeyi planlıyorsunuz?

B.O.: Bir bölgede açık ve kapalı (sera) alanlarda organik ve doğal ürünler yetiştireceğiz. Aynı alanda, hayvan besi çiftlikleri ve mantar yetiştirme çiftlikleri, biyogaz ve solucan üniteleri olacak. Bitkisel ve hayvansal atıkları bir araya toplayıp gazlarından elektrik ve ısı elde edeceğiz. Traktör ve tarım aletleri için yakıt olarak kullanacağız, tarım ve meskenlerin elektrik ihtiyaçlarını karşılayacağız. Bu kaynak ülkemizde büyük bir petrol ürünleri, doğalgaz ve elektrik tasarrufu sağlayarak tarım ürünleri üretimindeki giderleri en az yarıya indirecektir. Kalan atıklardan 2 tür doğal mantar yetiştireceğiz; kalan atıklardan solucan yetiştirerek tavuk, balık yemi ve toprağı işlemede kullanacağız; solucanın sindirim organından çıkan atıklar organik gübreye dönüşeceği için tekrar organik bitkilerin yetişmesinde kullanılarak geri dönüşüm sağlanmış olacaktır.

“İHRACAT VE MİLLİ GELİR 2 KATINA ÇIKACAK”

Ö.E.: Bu durum mega kentlere göçü azaltır mı?

B.O.: Köylerde bu projeler uygulanmaya başlayınca kentlerde elde edilen kazancın birkaç katının köylerde elde edilmeye başlandığını görenler, mega kentlerden eski köylerine göç ederek mega kentlerin rahatlamasını sağlayacak.Örneğin İstanbul’da ve Ankara’da artan nüfus nedeni ile yerin altına ve üstüne, denizin altına ve üstüne, yapılan ve yapılacak olan köprü, metro, tünel vs. harcanan paralar insanların daha mutlu yaşamları için harcanacaktır.

Köylerde üretilen doğal ve organik ürünler, üretim maliyetlerinin minimuma inmesi nedeni ile örneğin etin kilosu 10 lirayı geçmeyecek, doğal ve organik ürünler çok ucuza temin edilerek hastalıklar azalacağı için sağlığa harcanan paralar insanların daha mutlu yaşamları için harcanacak ve sağlıklı insanlar daha fazla üretim yaparak mutlu bir hayat standardına kavuşacaktır. Ayrıca üretilen doğal ve organik ürünlerin ihracatından 100 milyar dolar ihracat elde edilerek ihracatımız ve milli gelirimiz iki katına çıkacağı gibi dünya insanlarına yaptığımız hizmet de takdire şayan olacaktır.

“HEM SANAYİCİYE HEM MİLLETE ZARAR VERMEKTE”

Ö.E.: İkinci projeniz nedir?

B.O.: İkinci projemiz “KOBİ, Ucuz, Uydu Organize Sanayi Bölgeleri.” İstihdam ve vergi yükünün çok büyük bölümünü üstlenen KOBİ’lerimiz, maalesef sahipsiz kalmış, kent içinde, yerleşim yerlerinde, tarım alanlarında, dar ve sağlıksız alanlarda, sanayi sitelerinde, oto tamircileri, kaporta ve boyacıların içinde, kooperatif mantığı içinde üretim yaparak belediyelerin tasallutunda çalışmakta, tarım alanları yok edilirken kent ve yerleşim bölgelerini de sıkıştırarak halkla karşı karşıya gelmekte, çevreye zarar vererek çarpık sanayi görüntüsü vermektedir.

Organize sanayi bölgeleri ranta dönüştürülmüş, bir metrekare yerin fiyatı 4-5 bin TL civarında seyrettiği için KOBİ’lerimiz buralarda yatırım yapma imkanına sahip değildir. Kentin dışında, tarım ve yerleşime uygun olmayan kıraç ve atıl alanlarda, sanayi kuruluşları bu boş, kıraç alanlara ödeyeceği yer bedellerinin en az 50 katını şimdiki yerlere ödeyerek üretim ve istihdamın 1/50 ile yetinilmektedir. Bu durumda hem sanayicilerimizhem milletimiz hem de devletimiz zarar etmektedir.

“İŞSİZLİK SIFIR SEVİYEYE İNECEK”

Ö.E.: KOBİ ve sanayi bölgeleri için neler yapmayı planlıyorsunuz?

B.O.: Kentin ve yerleşim bölgelerinin dışında, tarım ve yerleşime uygun olmayan, kıraç bir alanda 3 bin dönümlük bir alanda KOBİ’lere ait modern alt ve üst yapıya sahip, ucuz (metrekaresi 10 TL civarı) bir bölge oluşturarak, KOBİ’lerimizin modern ve sağlıklı yerlerde üretim yapmalarını sağlayarak kent ve yerleşim bölgelerini rahatlatarak, bir kuruş yatırım yapmadan trafikte yüzde 20 civarında rahatlatma sağlayıp tarım alanlarının da yok olmasını önleyerek tüm Türkiye’ye örnek olmasını istiyoruz. Sanayi kenti Kocaeli’de, Ankara ve İstanbul’da uygulayacağımız bu projemiz; Türkiye geneline yayıldığında mega kentlerimiz rahatlayacak, yurt dışına çıkarılan üretimler yurt içine dönerek üretimin artması ile işsizlik sıfır (0) seviyeye inecek, ihracatımız ve milli gelirimiz en az iki katına çıkacaktır. Bu projeden ilave ihracat beklentimiz 50 milyar dolardır.

Ö.E.: Fındık ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

B.O: Üçüncü projemiz de milli ürünümüz fındığı dünya markası yapmak. Yıllarca değerlendirilemediği için Türkiye için külfete dönüştürülen, bir bölümü depolarda bekletilip çürütülen veya zararına yağ yapılan, bir bölümü maliyetinin altında Avrupa’ya satılıp zararları 80 milyona ödetilen, Türkiye’nin bereketli fındığını çeşitli ürünlere dönüştürmek için ARGE’si 10 yıl süren bir çalışma sonucu fındıktan 41 çeşit ürün geliştirerek Kocaeli’de tanıtımına başladık. Türk girişimcilerimizin ufkunu açarak üretime teşvik ettik. Fındık görünümündeki MOB’da 1 yıl kadar tanıtım ve satışını yaptık ancak İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan’ın MOB’u kaldırması ile projede değişiklik yaparak küçük standartlarda büyük market ve akaryakıt istasyonlarında şimdilik 1000 noktada Kocaeli, Yalova, Düzce, Karadeniz Ereğli, Sakarya, Trakya ve İstanbul’da satışlarımız devam etmektedir. Ayrıca tüm ülkeye alışveriş siteleri üzerinden online satışımız devam etmektedir.

“FINDIĞI DÜNYA MARKASI YAPMAK İSTİYORUZ”

Ö.E.: Fındık konusunda planlarınız neler?

B.O: Yerel girişimcilerimiz devlet tarafından desteklenerek –faizsiz kredi, hibe veya yarı hibe makine ekipman desteği, teşvik vs.- fındıkta tekelci konumda olan bir yabancı firmaya rakip hale getirilmesi ve fındığımızın katma değerli ürün olarak tüm dünyaya pazarlanarak fındık bölgelerinde fındığa dayalı sanayinin geliştirilmesi için ülkeyi yönetenlere ulaşmaya çalışıyoruz. Devlet bugüne kadar üreticiye destek için harcadığı paranın yüzde 10’u ile bunu sağlayabilir.  Önce Türkiye genelinde, hemen akabinde tüm dünya ülkelerine satış noktalarımızı yayarak sağlıklı fındık ürünlerinden, önce Türkiye halkı, sonra dünya insanlarının yararlanmalarını sağlayarak fındığı dünya markası yapmak istiyoruz. Ayrıca binlerce girişimcinin önünün açılmasını istiyoruz. Talebi karşılamak için fındık bölgelerinde entegre üretim fabrikalarını yaygınlaştırarak fındık bölgelerinin istihdamını kendi yörelerinde sağlamak istiyoruz.

Ö.E.: Fındık, kendi değerini kazanırsa neler değişebilir?

B.O.: Bu proje, binlerce girişimcimizin ufkunu açacağı için –şimdilik tek güçlü alıcının Avrupalı güçlü sanayiciler olması hasebi ile fındıkla istediği oyunu oynayarak suni olarak fındık fiyatlarını en alt dibe çekerek geçen sene yabancı firmaya rant sağlanmıştır.Çünkü üretici, fındığını sezon başında satmak zorundadır. Milyonlarca fındık üreticisinin sırtından Avrupalılar çok büyük haksız kazanç ve rant elde etmektedir- fındıkla rekabet oluşacağından fındığın gerçek değerine kavuşması nedeni ile yüz binlerce aile kentlerde kazandığı paranın çok daha fazlasını kendi köyünde ve kendi işinde kazanma imkanı bulunca mega kentlerden köylere tersine göç oluşacağından kentler rahatlayacak. Orada çalışanlar daha kolay ve daha dolgun ücretle çalışma imkanı bulacakları gibi trafik yoğunluğunu karşılamak için köprü, metro, tünel gibi harcamalar da duracak ve oraya harcanan paralar insanların daha mutlu yaşamları için kullanılacaktır.

Fındıkla geçimini sağlayanlar sadece fındık üretimi ile yetinmeyip tarımsal ve hayvansal üretime geçip –çünkü fındık bahçelerinde biten otların bertaraf edilmesi için şimdilik ilaç kullanılırken ve toprağa zarar verilirken eskiden olduğu gibi fındık bahçelerinde biten otlarla hayvanlar beslenerek sıfır maliyetli bir hayvancılık geliştirilerek- Avrupa’da olduğu gibi insanlarımız 10 TL’yi geçmeyecek fiyattan et alabilecekler. Diğer doğal tarım ürünlerini, sebze ve meyveleri daha kaliteli, doğal ve ucuza tüketebilecekler. Fındık üreticileri de sadece fındıktan değil, tarım ve hayvancılıktan da ek gelirler elde edebileceklerdir.

“MADDİ DESTEK DEĞİL, SAMİMİYET BEKLİYORUZ”

Ö.E.: Bu 3 projeden kazanç ne olacak?

B.O.: Dünya fındığının yüzde 75’ini üreten ülke olarak Avrupalı bir firma, bizim fındığımızdan ürettiği bir kalem ürünle yılda 10 milyar dolar ihracat yaparken biz toplam 2 milyar dolar ihracatı geçemiyoruz. Bu sefer fındıktan geliştirdiğimiz yüzlerce ürünün ihracatından en az 50 milyar dolar ihracat yaparken bu ürünleri üretmek için fındık bölgelerinde kurulacak entegre üretim tesislerinde yaklaşık 2 milyon gencimiz devamlı iş sahibi olacaktır. Yaklaşık 20 yıldan beri bu projelerimizi anlatmak için ne Cumhurbaşkanına ne Sanayi ve Tarım Bakanlarına ne de İstanbul ve Ankara Belediye Başkanlarına ulaşabildik. Bu projeleri hayata geçirebilmek için kimseden bir kuruş maddi destek beklemiyoruz. Sadece ülkeyi ve kentleri yönetenlerden ilgi ve samimiyet bekliyoruz. Bu üç projeden devletin kazancı yılda yaklaşık 200 milyar dolar ihracat ve 8 milyon istihdam olacaktır. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerimiz, bu projelerin teminatıdır.

BAHRİ ODABAŞ KİMDİR?

1959 yılında Düzce’nin Akçakoca ilçesine bağlı Uğurlu köyünde doğdum. 40 yılı aşkın bir süredirKocaeli’de yaşıyorum. İlahiyat mezunuyum. 19 yıllık eğitim hayatımın ardından ticarete atıldım. Daha sonra dış ticaret okuma ihtiyacı hissettim ve okudum. 2002 yılında iş insanları ile beraber Marmara Sanayici ve İş Adamları Derneği’ni (MARSİAD) kurdum. Sadece bir dönem seçimi kaybettim. Onun dışında 2002 yılından beri başkanım.

23 Kas 2021 - 21:47 - Gündem

Muhabir Nazım Özgün Erbulan

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.249.073 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Tekin 41 - Geceleri soğuk.İyi örtünmek lazım.!!!!!!!!!

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 09:19
05

Jeol.müh. Behzat G. - @Tekin 41 03 nolu yoruma cevabı: Syn. Bahri bey, beklenen İstanbul depremini ve Kocaeli çeresinde bulunan diger yıkıcı depremleri Marsiad üyelerine önceden bildirmek isterim, faydası olur. Siz bu konuda benimle bir çalışma yapmadinız. Yoksa deprem tespit konusunda başarı mı sağladınız...???

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 12:27
04

Küt Kütçü Ahsen - @Tekin 41 03 nolu yoruma cevabı: sen gece gündüz demeden devamlı torlak geziyorsun sayfaları açtığımda pis bir koku dağılıyor ortaya

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 24 Kasım 12:26
02

Jeol.müh. Behzat G. - Syn. Bahri beye 2003 y da Marsiad binasında deprem tespit projemi anlattim, ilgilendiler. Yanlarında bulunan Jeofizik Müh de bu işi yapmakta istekliydi, sonrasını merak etmekteyim. Çalışmalarım, 1999 y ve günümüze kadar bircok yerel ve ulusal basında ve tv 'lerde yer almaktadır.

Başta, 17/08/1999 y mg:7.4 'lük Kocaeli depremi ve halen depremleri önceden tespit yapan bir Jeoloji Mühendisi olarak bu işi bırakmayacağım ve halen sürdürmekteyim. Tespitini yaptığım depremleri bedavadan insanlara bildirmemin ve deprem tespiti konusunu başkalarına da öğretirsem sevap kazanacağımı söyleyenler var. Syn. Bahri bey bir ilahiyatçı olarak bu konuda ne derler, meraktayım. Araştırma masrafları benden olsun, sevap olabilir.

( Jeoloji Müh. Behzat Gönül / Kocaeli. )

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 02:26
01

Korkuyorum - Kimse kendi çapını bu günden yarına değiştiremez. Fındık uretiyorsun diye ertesi gün fındık alıcıları AB ulkelerine bizde biskuit yapacağız diye tutturanazsiniz. Tutturmazlar. Bak Nestle nin cikolatasi nereden geliyor?

Planlamalar risk analizleri ile birlikte değerlendirilir. Evet Gıda, sera ve hayvancılık bir bütün proje ile degerlendirilmelidir. Hem bakanlığa yetersiz diyeceksin hem de aynı bakanlıktan destek isteyeceksin. Düşündürücü....

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 00:26
06

Jeol.müh. Behzat G. - @Korkuyorum 01 nolu yoruma cevabı: Bu fındik konusunda daha faydalı bir çözüm olarak, deprem çantasına fındık ve ürünlerinden konmasını tavsiye yapabiliriz. Her 6 ayda bir yenilenmeli, bozulma tarihinden öncesi...!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 12:30



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?