Ramazanda kazanımlarımızı korumak

Tutulan oruçlar, kılınan teravihler, verilen sadakalar, okunan Kur’anlar, edilen dualar ve her türlü hayırlarla bir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Şüphesiz ki, bu Ramazan bizde birtakım değişim ve dönüşümlere sebep olmuştur. Birtakım kazanımlarımız olmuştur.

Ramazan ayında her şeyden önce kulluk şuurumuzu tazeleyerek her iki dünyamızı mamur etmeye çalıştık. Bu ayda sabrı, yardımlaşmayı, paylaşmayı, duanın önemini, zamanın değerini, cemaat olmanın önemini yaşayarak kavradık. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ile güçlü bir ilişki kurduk. Orucun sadece ağzımıza girenlere sahip olmak olmadığını, ağzımızdan çıkanlara da sahip olmamız gerektiğini anladık. Dünya nimetlerinin bir sınav olduğunu, gelip geçici olanın değil, kalıcı ve ebedî olanın insanı yücelttiğini anladık. Ramazan ayında dünya lehine bozduğumuz dünya-ahiret dengesini rayına oturtmaya çalıştık. Namazlarımızı cemaate kılmaya gayret ettik. Günahlarımıza tövbe ettik.

İman esasları, ibadetler, ahlaki vasıflar süreklilik arz eder. Bunlara ilişkin prensipler, emir ve yasaklar belirli bir zaman dilimi ile sınırlı değildir. Müslüman Ramazan ayı boyunca elde ettiği kazanımlarını koruyup geliştirmesi gereken insan olmalıdır. Terk ettiğimiz kötü alışkanlıklara, günahlara tekrar geri dönmemek gerekir. Temel amaç; kötülükleri geçici bir süre terk etmek değildir. Ramazan-ı Şerif’e gösterdiğimiz saygıdan dolayı birtakım kötü alışkanlıkların terk edilmesi ne kadar sevindirici ise, Ramazandan sonra bu kötü alışkanlıklara tekrar dönülmesi de o kadar üzücü ve düşündürücüdür.

Bilindiği gibi insanın maddî ve manevî olmak üzere iki yönü olduğu kabul edilir. Maddî yönü topraktan yaratılmış olup gıdası da çoğunlukla topraktan yetişir. Ruhun gıdası ise nuranidir. Nurani gıdalar başta namaz olmak üzere ibadetler, ahlaki değerler, hayır ve hasenatlardır.

Vücudumuz nasıl ki daima maddî gıdalara ihtiyaç duyuyorsa, ruhumuz da manevî gıdalara ihtiyaç duyar. Nasıl ki haftada bir defa veya yılda sadece bir ay yiyip içmek suretiyle bedenin maddî ihtiyaçları karşılanmıyor ise, haftada bir Cuma namazı kılmak veya yılda sadece Ramazan ayında ibadet etmekle de manevî ihtiyaçlar da karşılanmış olmaz. Dolayısıyla Ramazan ayında kazandığımız bir takım iyi huylar ve güzel amellerimizi hayatımız boyunca devam ettirmeliyiz. Zira ömrün en hayırlısı, ibadetlere sabır göstererek Yüce Allah’ın rızası doğrultusunda sürdürülenidir. Kadın erkek tüm müminler buluğ çağından son nefeslerine kadar Yüce Allah’a ibadet etmekle yükümlüdürler. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde;

“ Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Zariyat,51/56) emri, ömür boyu ibadetin devam etmesi gerektiğini vurgulamaktadır. “Allah'ın sana verdiğinden ahiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sende insanlara ihsanda bulun… " ( Kasas, 28/77) ayet-i kerimesi ise mali ibadetleri hatırlatıyor.

Peygamberimiz “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.” buyurarak dünya-ahiret dengesinin önemini vurguluyor. İbadetler aynı zamanda kişi ile Rabbi arasında kuvvetli bir bağ oluşturarak, kişiyi kötülüklerden uzak tutar ve otokontrol sağlar. Nitekim bu konu da Yüce Rabbimiz: “Kitaptan sana vahyedilenleri oku namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten men eder…” buyuruyor. ( Ankebut,29/45 )

Ramazan ayından sonra bu aydaki kazanımlarımızın bir muhasebesini yapalım. Gerçekleştirdiğimiz bu kazanımların neler olduğunu iyi tespit eder ve gönlümüze yerleştirebilirsek bunları hayat boyu sürdürme imkânını yakalayabiliriz.

Müslümanın Ramazan ayında elde ettiği kazanımlarını Ramazan’dan sonra da devam ettirmesi bu ayı iyi değerlendirdiğinin delilidir. Ramazan bitti diye Ramazandan önceki yaşantımıza geri dönersek bu aydan gereği gibi yararlanamamış, feyzinden, bereketinden nasip alamamışız demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder

# ile, bir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?