Sevinci bile paylaşamamak…

Son yıllarda “nasıl bir millet” olduğumuzu düşünüp duruyorum.

Aslında kabul edemediğimiz bir çaresizlik içinde yüzüyoruz.

Öz be öz vatanımızda, kanımız, canımız vatandaşlarımızın yaşadığı bir kentin sevincini bile doğru dürüst paylaşamıyoruz.

Trabzonspor’un şampiyonluğundan kaynaklanan bir kısım kişi ve grupların duyduğu tepkiyi anlamak gerçekten güç. Şampiyon takım taraftarlarının da Fenerbahçelileri bıçakla yaralamaya varan saldırganlığını da.

Bir lig var ortada, yapılan maçlardan sonra başarı gösteren şampiyon olacak.

Bir yıla özgü bir durum değil bu. Yıllardan beri devam eden spor geleneği.

Bu yıl Trabzonspor ipi göğüsledi. Hem de büyük bir başarı ile.

Ben Trabzonlu değilim, Trabzonsporlu da…

Bu satırlar fanatik bir taraftarın iç dökmesi değil.

Trabzon futbolla yatıp kalkan bir kentimiz. Takımı maç kazanır, bayram olur. Kaybeder, kırgın ve kızgın kentli, tepkileri ne olursa olsun matem tutar. Karakteridir Trabzonlunun. Ülkemizde çeşitli yerlerde yaşayan Trabzonlu sayısı, kentin bugünkü nüfusunu defalarca katlar. Başarının getirdiği sevgi, tüm yurda yayılır böylece. Başarısız olunca da üzüntüsü…

BİR ZİYARET, BİN SIKINTI…

Trabzon başarılı futbolcu yetiştiren bir sporcu kentidir. Futbolcularıyla, teknik adamları ile ülkenin sporunda yeri vardır.

Trabzon sadece futbol alanında değil siyasette de etkindir.

Devlet yönetiminde üst düzeyde çok sayıda Trabzonlu görev yapmış, yapmaktadır, bundan sonra da yapacaktır. Eğer 38 yıl aradan sonra kazanılmış bir başarı varsa, çok coşkulu kutlama yapmaları nasıl doğal olmasın ki…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Trabzonludur. Başkan Fenerbahçe üst yönetimine seçilen gazeteci Uğur Dündar’ı tebrik ziyaretine giderken, Trabzonspor’un renklerini taşıyan bir kravat takmış. Aman Allah’ım! Bir tepki bir tepki. Yahu adam spor damgalı bir ziyarete gidiyor. İşin içinde tatlı bir rekabet var. Elbette böyle bir ayrıcalıklı davranış gösterecek. Uğur Dündar da ona 61 numaralı Fenerbahçe forması armağan etmiş. Bu da tepki ile karşılanmış.

Ne bahanelerle kızgınlıklar çıkarılıyor. Anlamak mümkün değil.

Aslında dokunulacak olan husus İmamoğlu’nun Dündar’ı ziyareti. Bir makama seçilen kişi öncelikle Valiyi, Belediye Başkanını ziyaret eder. Sonra buna karşılık verilir. Ama Uğur Dündar bir meslektaşımız olarak kendini olduğundan fazla önemseyen bir kişilik olarak sivrildiği için, aceleci İmamoğlu’nun ziyaretinden sıkıntı duymamıştır sanırım.

BİZİM ÇOCUKLAR!

Her konuda olduğu gibi yadırganacak konular olağanlaştı.

Konu spor açılmışken, bir konuda üzüntümü belirteyim.

Euro Cup Basketbol maçlarını izliyoruz. Bizim de Fenerbahçe, Anadolu Efes takımlarımız katılıyor. Oldukça başarılar da. Bizim takım kazanınca çoğu çevrelerden haklı sesler yükseliyor. “Bizim çocuklar kazandı…” Bakıyorum sporculara çoğu zenci, Amerikalı. Kanı canı ile bizim diyebileceğimizin sayısı ya bir ya da iki.

Futbolda da öyle. Maçlardan önce İstiklal Marşımız çalıyor. Kameralar takımları, sonra da tek tek futbolcuları gösteriyor. İçim eziliyor. Neden? Çünkü sayıyorum; İstiklal Marşına eşlik eden sporcu sayısı en iyi yaklaşımla üçü geçmiyor.

Bunlar mı bizim çocuklar?

Aslında bu bize özgü bir garabet değil, biliyorum.

Yabancılarda da böyle. Basketbolda turnuvaya katılan takımların çoğunda Amerikalı sporcular var. Amerikalılar farklı formalar altında neredeyse birbirleriyle oynuyorlar.

Ekonomide, sporda birçok yaşam dalında globalleşme. Ama savaşa varan düşmanlık sürüyor. İnsanlık başta açlık tehlikesi olmak üzere spor ve tüm sosyal garabetlere çözüm aramalı.

Bir Beşiktaşlı olarak Trabzonspor’u ve Trabzonluları kutluyorum. İyi yönetildiler, iyi oynadılar, attılar ve tuttular, şampiyon oldular.

Kocaelili olarak da Kocaelispor’un küme düşüşünden üzüntülüyüm. Bırakın şampiyon olmayı geçen yıl çıktığımız 1. Lige bile tutunamadık. Demek ki Trabzonspor’un başarı kazanmasına neden olan gerekleri yerine getirememişiz

Not: Bugün bu köşede spor değil de daha önemli bir konuyu dile getirmek istedim: Atatürk Hava Limanı’nı. Ama duyduğum üzüntü ve kapıldığım kızgınlık yüzünden, sözcükleri yan yana getiremedim. Ülkemizin en kısa sürede bilimin, aklın egemen olduğu, kin ve nefretin yönetimlerden arındığı, ulusumuzun onuruna yakışan günlere kavuşmamızı diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?