600 yıl önceden günümüze uyarılar

İnsanlık tarihinde önce yetiştikleri topluma sonra da tüm insanlığa yol gösteren insanlar vardır.

Bunların en büyük özelliği, “çağlar üstü” olmalarıdır.

Dün geçerli olan fikirleri bugün de geçerlidir, yarın da geçerli olacaktır.

Bunlardan biri de 1332-1406 yılları arasında yaşayan büyük İslam bilgini İbn-i Haldun’dur.

İbn-i Haldun’un en büyük eseri olan Mukaddime; bugün dahi tarih, iktisat, sosyoloji ve siyasetin temelini oluşturan fikirleri barındırır.

İbn-i Haldun’un çok çarpıcı görüşleri vardır.

Der ki: “Devletlerin kuruluşunda vergiler düşük, gelirler yüksek olur. Yıkılışlarında ise vergiler fazla gelirler az olur.”

Devleti bu şekilde tanımlayan İbn-i Haldun, Mukaddime’sinde devletlerin çöküşü üzerine şöyle bir tez ortaya atar: ''Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler. İslam coğrafyasında kurulan devletler ortalama 100 ila 120 yıl yaşarlar. Bir devlet kurulduğunda, şehirleşmiş medeni unsurlar yönetir, onun dışındaki bedeviler devlete karşıdır. Şehirleşenler zamanla mücadele etmeyi bırakır ve bedevilere yenilirler. Devlet yönetimine gelen bedeviler zamanla medenileşir, onların dışında yeni bedevi gruplar oluşur. Sonra yönetime yeniler gelir. Bu döngü her 20-25 yılda bir tekrarlanır. En çok 4 ya da 5 kez sürer, devamında devlet çöker.''

İbn-i Haldun, bu sözleri 600 yıl önce söylemiş.

Haldun, bir toplumun diğer çökme belirtilerini Mukaddime’de sadeleştirilmiş şekliyle şöyle yazar:

*İktidarın yaşlanıp yıpranması.

*Ülkede üretimin zayıflaması.

*Toplumda dayanışmanın yok olması.

*Sevgi ve kardeşliğin azalması.

*Liyakatin kaybolması.

*Fiyat ve vergilerin artması.

*Adaletsizliğin ve kayırmacılığın artması.

*Umutların kırılması, ortalığı karamsarlığın kaplaması.

*Başka ülkelere göçün hızlanması.

Ülkemizi yönetenler, İbn-i Haldun’un Mukaddeme’sini okudular mı, okudularsa ders çıkardılar mı, çok merak ediyorum.

Dinini seven herkes onu canlı ve çağdaş tutmak zorunda

*******

Geçenlerde yazdığım, “Kitap fuarları aydınlanmak içindir, toplumu Ortaçağ karanlığına gömmek için değil” başlıklı yazım üzerine pek çok mesaj aldım.

Bunlardan biri de “İsmail” rumuzuyla mesaj gönderen okurumundu.

Ülkemizin inanç dünyasını çok güzel ifadelerle dile getirmiş.

Şöyle:

“Müslüman toplumlar, İslam’ın çok katı olarak yaşandığı günlerden bugünlere geldi. Daha katı olmak çözüm olsaydı, sorun o gün çözülürdü. Önümüzde tek bir çözüm olduğunu söyler otoriteler; İslam’ı, yumuşak ve sıcak bir dokunuş olarak konumlandırmamız gerekiyor. İnsanın özelliği, ‘’biliyor’’ değil ‘’öğrenebiliyor’’ olmasıdır. Felsefe, önyargıları ve önkabulleri aşma sanatı değil mi? Eğer, birlikte müspet bir değişim başlatabilirsek bu İslam’a büyük bir itibar kazandırır. Dinini korumak, onun hamiyetini muhafaza etmek istiyorsan TUTUCU olma şansın yoktur. Sonsuz varlık olmaya atacağın ilk adım, sınırsız düşünmektir. Pencerendeki manzaranın güzelliği, senin hayata ne kadar geniş bakabildiğinle bağlantılıdır. Ne kadar çok düşünürsen, elinde Allah’ı sevmek için o kadar fazla sebebin olacaktır. Tanrı, bu yüzden eleştiriye açıktır. Ne kadar çok sorarsan, Tanrı’dan o kadar çok yanıt alırsın. Ne kadar bildiğin, sorularına ne kadar yanıt aldığındır. Dinini seven herkesin, onu canlı ve çağdaş tutmak için elinden geleni yapmak zorunda olduğu önemli günler yaşıyoruz. Sence 21. Yüzyıl’ın Müslümanları, üzerlerine düşen sorumluluğun farkındalar mı? Asla! Ama tamamı kendilerini cennetmekân zannetmekteler. Cennet bir labirenttir. İyimserlik, kişisel cennettir. Onun içinden sadece aklını kullananlar çıkabilir.

*Tepede her gün farklı bir şekle, her gün farklı bir renge bürünen bir gökyüzü var. Aşağıdaysa hiç değişmemekle ÖVÜNEN insanlar. (alıntı)”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# bir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

İsmail - Çökme belirtileri sıralamasındaki maddeleri okudum tekrar tekrar ve düşündüm; bugün tamamını yaşamakta ve görmekteyiz o sıralamadaki tehlikeleri.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 17:03
03

İzmi̇t Için - Herkes fetva rerir oldu! Neymiş laiklik miş! Si once kendiniz laik olun bırakın su Türkiye'de herkes kendi işini yapsın!!!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 13:39
02

Kainatın Nizamı Islam - islam medeniyetinide görmüş olmuşun çünki islam medeniyeti çok geniş bir kavram olduğundan kitap gibi burada yazılmaz adem aleyyiselamdan başlar kıyamete kadar devam eder

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 13:23
01

Umut Var. - Demek ki ne imiş?

Ortaçağ her millet için yeterince karanlık değilmiş.

Ortaçağ Karanlığı'nda birbirini "cadı" olarak suçlayan ve yakarak yolunu bulmaya çalışan Avrupa medeniyetini aydınlatan İslam Alimleri varmış...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 00:08


Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?