Bir kitapta okudum bu cümleleri

Bir kitapta okudum bu cümleleri. Evet, bir kitapta. Tekrar tekrar gezdi bu satırlarda gözlerim. Şaşkınlıkla, hüzünle baktı yalnızca. Öyle bir şaşkınlıktı ki bu, bir süre başka satırlarda dans etmedi bakışlarım. Sadece bu yazılanlara baktı.

“Tıpkı savaş gibi, yüz binlerin ağır emeklerinden de öte, insan yaşamlarını da yiyip yutuyor sanat. Hepsi bu kadarla kalsa yine iyi. Yüz binlerce insan, gencecik yaşlarında başlayarak kimi parmak uçlarında hızlıca dönmeyi, kimi tuşlara ya da tellere gerektiği gibi dokunmayı, kimi renklere hükmetmeyi, görüp duyumsadıkları şeyleri resmetmeyi, kimi tümceleri bin bir biçimde evirmeyi ya da sözcüklere uyak aramayı öğrenmeye harcıyorlar bütün yaşamlarını.”

Bu cümleleri ilk okuduğum anda ciddi bir sinir bürüdü tüm bedenimi. Zira ruhumun, ruhlarımızın gıdası sanattan başka bir şey değildir. Nilgün Marmara’nın dizeleridir beni ayakta tutan. Tevfik Fikret’in kelimeleri, Nedim’in aruzudur. Reşat Nuri’nin, Sabahattin Ali’nin cümleleridir. Agatha Cristie’nin sivri zekâsı, JaneAusten’ın güzel kalemidir.

RudolfNureyev’in içime işleyen dansıdır benim ruhumun gıdası. SvetlanaZaharova’nın bir tüy gibi hareket eden bedenidir benim için en büyük güzellik. Bu insanlar öyle güzel hareket ederler ki, kimse onlardan bir saniye bile ayıramaz gözlerini. Öyle zarif, öyle hoşturlar.

MafaldaArnouth’unfadoları, Maria Callas’ın ve Pavarotti’nin aryalarıdır beni mutlu eden. Bu insanların sesleridir bedenimdeki kanı pompalayan yegâne varlık. Onlar olmadan daha zor, daha yaşanılmazdır hayat. Michael Jackson’dır dans partnerim, ne zaman onun tınıları gelse kulağıma, bacaklarım bana haber vermeden harekete geçerler. Barbara Pravi’diren iyi dostum. Her sözüyle mest eder beni, onun şarkılarıyla beslerim, güzelleştiririm ruhumu.

Osman Hamdi Bey’in tablolarında yaşarım. Michelangelo’nun heykelleridir evim. Leonardo, Matisse, FaustoZonaro, Lautrec’dir beni tablolarında misafir eden büyük insanlar. Bu kişilerin her tablosunda ayrı bir güzellik, ayrı bir özellik vardır. Bunlardır beni mutlu eden varlıklar. Bu tablolardır ruhumu besleyen varlıklar.

Boticelli’nin, Chopin’in, Debussy’nin, Brahms’ın, Schubert’in notalarıdır ruhumu bu dünyaya bağlayan. Notaların oluşturduğu melodinin güzelliğidir. Enstrümanlardan çıkan seslere duyduğum aşktır beni burada tutan.

Daha pek çok cümle sıralayabilirim bu şekilde. Yukarıda yapmış olduğum alıntıyı, bu alıntının içerdiği kelimeleri ve cümleleri uzun süre boyunca anlamlandırmaya çalıştım. Ancak bu konuda başarılı olamadım. Bir yaşam eğer “harcanacaksa” (ki bu kelimeyi büyük bir rahatsızlık duyarak yazıyorum) bu yaşamın en iyi şekilde harcanabileceği tek yol sanattır. Ancak sanat harcamaz. Böyle değildir sanat. Sanat bizden almaz, bize verir. Hem de fazlasıyla şey katar bize. Dünyaya bir bakış açımızın olmasını sağlar, dünyanın renklerinden daha çok keyif alırız sanat ile, hayatı daha iyi bir biçimde anlamlandırırız yanımızda sanat olunca.

Sanat insan yaşamını yiyip bitiren bir şey değildir. Aksine insanın kendi hayatını yiyip bitirmesini engelleyen tek varlıktır. İş ve ev ya da okul ve ev arasında mekik dokuyan kişiler ve diğer tüm insanlar için bir kaçıştır müzik, resim, heykel, şiir…

Ancak elbette bu duygunun güzelliğini daha önce hiç algılayamamış insanlar yazımın başında alıntıladığım paragrafı kolaylıkla yazabilirler. Zaten böyle nefret dolu bir paragrafı ancak bu kişiler yazabilir. Çünkü asıl onlardır dünyada yer edinemeyenler, hayatı “harcayanlar” ve düşünemeyenler …

Bir sanatçı olan Lev Tolstoy aslında söylemek istediğim her şeyi tek bir cümlede toplamış ve tüm insanlığa aktarmıştır. Bundan dolayı sizi bu cümle ile yalnız bırakıyorum.

“Sanat; düşünebilen, gerçeği görebilen, toplumu anlayabilen insanların işidir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder

# bir, ile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Gülöz Serin - Savaşı reddeden sanatın,yıkıcılık ve saldırganlık objesine benzetilmesine üzüldüm.Toplumsal ilişkiler ne değin belirleyici olursa olsun insanların kendi benliklerini ortaya koyma,kendilerini tasarlama güçleri özgürlükleri ve elbette sorumlulkları olmalıdır.İşte sanat ve sanatçı burada,toplumları bilinçlendirme de ÖNCÜ BİRLİKTİR.

Sanat daha iyi bir geleceğin modelidir."Yaşamak iz bırakmaktır."Walter Benjamin.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Haziran 15:45


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?