Mutlu olmak istiyorsanız 3A formülünü uygulayın!

Her insan mutlu olmak ister. Mutlu olmanın da belli aşamaları var elbet. TRT Radyo1’de yayınlanan Ailece programına katılan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hastalıkların tedavisindeki gibi mutluluğun da bir reçetesi olduğunu söyledi.Tarhan, “Geçici mutluluklarda kişi bir süre sonra onu mutlu eden şeyin bitmesiyle hüzne kapılır. Güzel günler geçince, onun bitişi bile insana hüzün verir. Hüznün bitmesi ise insana haz verir. Mutluluk durumsal değil, mutluluk bir süreçtir. Bu süreci yönetmek gerekiyor. Mutlulukta süreç yönetimini doğru yapabilmek önemlidir.

Popüler kültür, aldatıcı mutluluğu teşvik ediyor

Mutlulukta süreç yönetimin doğru yapılması için mutlulukla ilgili bir yaşam felsefesine sahip olunması gerekir. Mutluluk, amansız yaşamak, canının her istediğini yapmak, duvarları yıkmak, zincirleri kırmak, kafana göre yaşamak değildir. Bu aldatıcı mutluluktur. Kapitalist sistem ve popüler kültür, tüketimi artırmak için bu mutluluğu teşvik ediyor. Kazan tüket çarkı içerisinde yaşamaya zorluyor. ‘Kazan, harca, eğlen, 5 gün çalış 2 gün eğlen’ diyor. Şu an ABD’de ortalama insanın hayatındaki yaşam felsefesi bu. Hafta sonu eğlenemezse, çocuğu hasta olursa ya da olumsuz bir şey olursa çok kötü hissediyor kendini.

Bencilliğin krallığında mutlu olamazsınız

Bencilliğin krallığındaki mutluluk sahte oluyor. Bencilce bir mutluluk arayışı, sahte bir mutluluk arayışı oluyor. Bencilliğin krallığında yaşıyorsanız mutlu olamazsınız. O an mutlu olursunuz ama sürdüremediğiniz ve kontrol edemediğiniz için elinizden kayıp gittiği zaman daha kötü olursunuz.

Her mevsim bir bahçen olacak…

Her yaşın mutluluğu yakalayacak boyutu vardır. 18-20 yaşında gibi yaşamak istiyorsanız bu gerçekçi değil, mümkün değil. O halde ne yapılacak? Her mevsim bir bahçen olacak, o bahçede her mevsim çiçek açan bir ağaç olacak. Hayatı böyle görürseniz, çocuklukta da ergenlikte de orta yaşta da ileri yaşta da mutlu olmayı başarırsınız, mutlu olacak bir şey bulursunuz. 92 yaşında bir hanımefendiye soruyorlar:

**

‘Nasıl mutlu olabiliyorsunuz, birçok hastalığınız var?’ Hanımefendi diyor ki ‘Çalışmayan uzuvlarımı değil, çalışan uzuvlarımı düşünüyorum.’ Bu da bir bakış açısı. Hayatın bu insanlara kattığı anlam oluyor. Bu da anlam mutluluğu dediğimiz mutluluk. Anlam mutluluğunda kişinin, öyle idealleri olacak ki içinde anlam olan idealler olacak. O anlama katkı sağladıkça mutlu olacak.

Para, mutluluğu satın alamıyor

Yaşam felsefesi mutlu olmada çok önemli. Yaşam felsefesi doğru şekilde yapılandırılırsa, bir insanın mutlu olmaması mümkün değil. ABD’de yapılan en son mutluluk araştırmasında, kişi başı gayrisafi milli hasıla, 1950 ile 2000 yılları arasında 20 bin dolardan 35 bin dolara çıkmış. Ama aynı tarihlerde yapılan mutluluk araştırmalarında çok mutluyum diyenlerin oranı %30’larda kalıyor. Hiç artmıyor. Onun üzerine ‘Para, mutluluğu satın almaz’ sözünü söylüyorlar. Maddi gücün olması, mutluluğu satın almıyor. Mutluluğu satın almak için muhakkak başka sermayeye ihtiyacın var. Bu da sosyal sermaye, duygusal sermayedir.

Mutluluğun formülü: Mantıksal, duygusal ve sosyal zeka geliştirilmeli

Mantıksal zeka, kişiyi zengin edebilir ancak sosyal ve duygusal zeka geliştirilmezse mutlu olunamaz. Mutluluğun formülü, üç zeka alanını da güçlendirmek gerekiyor. Mantıksal zeka, duygusal zeka ve sosyal zeka. Kaliforniya sendromunun üçüncü belirtisine de dikkat çekmek gerekiyor o da yalnızlık. En sonunda mutsuzluk ortaya çıkıyor. Büyük depresyon, intihar olayları artıyor. Özellikle stres altında ve kriz durumlarında daha çok ortaya çıkıyor.

Sahip olduklarının kıymetini bilen mutlu oluyor

Mutluluk beklentilerimizle elde ettiklerimiz arasında sağlıklı ilişkiyi kurmayı başarmaktır. Her insanın hayatında beklentileri vardır: Şuyum olsun, buyum olsun, şöyle bir hayata sahip olayım gibi. Onun dışında elde ettikleri ve edemedikleri var. Bunlar arasındaki dengeli ilişkiyi kurabilen mutlu olabiliyor. Elde edemediğine takılırsa mutsuz oluyor.

**

Elde ettiklerinin, sahip olduklarının kıymetini bilse mutlu olabiliyor. Kişinin bu dengeyi sağlaması gerekiyor. Mutluluk, hareket halinde mutluluktur. Mutluluk, kovalandıkça, yakalanacak bir şey değildir. Mutluluk gölge gibidir. İnsan gölgesini yakalamaya çalıştıkça kaçar, yakalayamaz. Siz hedefinize giderseniz, renkli gölge arkanızdan gelir. Onu yakalamak istemeyeceğiz, hedefimize odaklanacağız, doğru yola doğru adımlarla gideceğiz.

Küçük şeylerden mutlu olmayı bilmek gerekiyor

Sıradan şeylerden mutlu olmayı başarabilmek önemlidir. Çocuklarınla bir arada oturabilmek, bir çay içebilmek, sahip olduğun şeylerden mutlu olabilmek gibi şeylerin kıymetini bilmek mutlulukta çok önemli. Mutlu olabilmek için şükran duygusunun olması gerekiyor. Küçük şeylerden mutlu olabilmek gerekiyor.

Mutluluğu arayan 3 A’ya sahip olmalı

İnsanı mutluluktan uzaklaştıran üç kavram var. Bunlar açgözlülük, duygusuzluk ve hırs…Doyumsuz, açgözlü ve bencil olan bir kimsenin mutlu olması mümkün değil. Bu kişiler yetinemiyorlar. Daha fazla diledikleri için zalimleşiyorlar. Başkalarının haklarını da yemeye başlıyorlar. Zalim bir zengin oluyorlar ama yalnızlaşıyor ve mutsuz oluyorlar. Bu kimseler mutlu olamaz. Bunun için insanın yaşam felsefesini doğru oluşturması önemli.

**

Kişi mutluluğu arıyorsa 3 A dediğimiz, anlam, amaç ve arkadaşının olması gerekir. Hayatın anlamı, amacı ve arkadaşının olması gerekir. İnsan ilişkisel bir varlık, tek başına yaşamaya göre programlanmamış. Sosyal bir varlık. Sosyal zekasını da geliştirmesi gerek dediğimiz, sosyal yapının bir parçası olmayı hedeflemesi gerekiyor. Benmerkezci bir insan oldukları için mutlu olamıyorlar. Başarılı, zengin oluyorlar ama mutlu olamıyorlar ve hayatlarının sonuna kadar yalnız kalıyorlar. Arkadaş, aile, yakın çevre, iş ilişkilerini dengeli tutabilmenin de mutlulukta payı var. Doğru bir yaşam felsefesi, doğru bir niyet ve gaye çok işe yarayabilir.”

MANTIKSAL, DUYGUSAL VE SOSYAL ZEKÂ

Tarhan’ın mutlulukla ilgili değerlendirmesinin bir bölümünü yukarıda okudunuz.Mutlulukta ‘Anlam, Amaç, Arkadaş’ın önemini vurgulayan Tarhan, mantıksal, duygusal ve sosyal zekânın mutlulukta dengeli kullanılması gerektiğinin altını çiziyor. “Mutluluk, beklentilerimizle elde ettiklerimiz arasında sağlıklı ilişkiyi kurmayı başarmaktır” diyen Tarhan, her yaşın mutluluğu yakalayacak boyutu olduğuna, kişinin her mevsim bir bahçesi olması gerektiğine dikkat çekiyor. Tarhan’ın mutlulukla ilgili bu değerlendirmesini dikkate almak lazım.

xxxxxxxx

Aşk kalbe iyi gelir!

Her ne kadar aşkın beyinde başladığı ispatlanmış olsa da duygusal durumlar, eski çağlardan beri güçlü anlamlar yüklenen kalbi doğrudan etkiliyor. Sağlıklı, sevgi dolu ilişkileri olan insanların kalp sağlığı daha iyiyken, kırık bir kalbi olanların kalp sağlığı daha kötü durumda. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Nurkalem, duygularımızın ikamet ettiği yer olan kalbimiz ve aşkla ilişkisi hakkında şu bilgileri verdi:

MUTLU BİR EVLİLİK

“Feniletilamin, oksitosin, endorfin gibi aşk kimyasalları dolup taşınca, sinir sistemi ile ilişkili çalışan kalp de bundan olumlu etkilenir. Çiftler ilişkilerinin mükemmele yakın olduğuna inandıklarında kan basıncında düşüş meydana gelir.  Evli erkek ve kadınlar, bekar erkek ve kadınlara göre daha az kardiyovasküler problem riski taşıyor. Mutlu bir evlilik kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Aşk, bağışıklık sistemini iyileştirerek kalbe zarar verebilecek iltihaplanma riskini de azaltıyor. Sevgi dolu bir ilişki, kalp hastalığı riskini azaltan sağlıklı davranışları teşvik ederek kalbimizi olumlu yönde etkiliyor.

KIRIK BİR KALBİ OLANLAR

Ne yazık ki, sevginin kalp üzerindeki etkisi tersine de çalışmakta. Eşleri veya çocukları ile sevgisiz veya zor ilişkiler içinde olan ya da işte ve yaşamda mutsuz olan kişiler daha fazla kalp hastalığına sahip olma eğiliminde.Depresyon daha fazla damar iltihabına neden olur. Bu da kan pıhtılaşmasını artırır ve kalp krizine neden olabilir. Birden fazla boşanma yaşayan erkek ve kadınlar yüksek kalp krizi riskiyle karşı karşıya. Kadınlar daha çok risk altındadır.

BİR KİŞİ KALP KRİZİ GEÇİRİRSE…

Kalp krizi tehlikesi romantik bir ilişkinin sona ermesinden sonraki ilk yılda en yüksek seviyededir. Strese bağlı kardiyomiyopati, diğer adları ile kırık kalp veya Takatsubosendromu genellikle yaşlı kadınları etkiliyor. Yeterli sosyal desteği olmayan bir kişi kalp krizi geçirirse, ölüm riski daha yüksektir ve iyileşme süresi daha uzundur. Çoğu durumda ise, akut duygusal stres yok olduğu zaman kalp iyileşir ve normal şekline geri döner. Duygusal dünyamızdaki tüm bu gelişmeler, doğrudan kalplerimizi nasıl etkilediğinin en açık örneğidir.

DUYGUSAL HAYATINIZDA KİMSE YOKSA…

Hayatınızda önemli bir romantizm yoksa, umutsuzluğa kapılmayın. Bilim, her türlü şeye karşı sevgi hissettiğinizde, sevgi kimyasallarının salındığını söylüyor. İlişkiniz çocuklar, ebeveynler veya evcil hayvanlarla olabilir. Gönüllülük de ruh halini iyileştirebilecek ve depresyonu önleyebilecek sağlıklı bir bağ kurmanın başka bir yoludur. Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışmak, rahatlamamıza yardımcı olan iyi hissettiren hormon olan oksitosin düzeylerini artırır.”

Xxxxxxxxxxxxxxxxx

Cep telefonu beyin tümörünü tetikliyor

Belirtileri arasında baş ağrısı, bulanık görme, denge kaybı, unutkanlık, yürüme ve konuşma bozuklukları bulunan beyin tümörü, cep telefonu kullanım süresine bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. California Berkeley Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, 10 yıl boyunca günde yaklaşık 17 dakika cep telefonu kullanmak kanserli beyin tümörü riskini yüzde 60 artırıyor.AppAnnie araştırması ise insanların uyanık oldukları sürenin üçte birini akıllı telefonlarda geçirdiğini gösteriyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu ülkelere ait verilere göre, günde ortalama 4 saat 48 dakika cep telefonunda vakit geçiriyoruz.

Xxxxxxxxxxxxxx

ÜNLÜLERDEN ANLAMLI SÖZLER

-Merhaba sevdiğim; ben o sevmediğin. Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından? (Ümit Yaşar Oğuzcan)

-İnsanlar başaklara benzer. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. (Montaigne)

-Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. (Can Yücel)

-İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür durur. (İbn-i Haldun)

-İyi bir kafaya sahip olmak yetmez; mesele onu iyi kullanmaktır. (Rene Descɑrtes)

-En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir. (Cicero)

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

MUTFAK İÇİN FAYDALI BİLGİLER

Göz yaşartmayan soğan

Soğan doğramanın göz yaşarttığını herkes bilir. Bu yüzden yemek yapmaktan uzak duranlara çok basit bir ipucu verelim. Soğanları doğramadan 15-20 dakika önce buzluğa koyun. Çıkardığınızda hem kabuklarının daha kolay soyulacağını göreceksiniz hem de gözünüzüz yanmadığını fark edeceksiniz.

**

Tencereden taşmayan su

Yemeğin altını kontrol edeceğim diye kim bilir kaç kere dizinin en önemli sahnesini kaçırdınız, kaç kere telefonu kapatıp dedikodulardan mahrum kaldınız. Aslında yapmanız gereken çok basit: Kaynayan tencerenin üzerine bir tahta kaşık koymanız yeterli

**

Bayat yumurta testi

Yumurta mı tavuktan çıkar yoksa tavuk mu yumurtadan bunu bilemeyiz ama suya bıraktığınızda batmıyorsa o yumurta bayat demektir. Bayatladıkça içi gazla dolan yumurta suyun üzerinde yüzmeyi tercih eder ve en baştaki soruyu bir an için aklınızdan siler.

**

Biber acı mı?

Bu soruyla kaç kere karşılaşmışızdır. Sofraların en gizemli durumlarından biridir biberlerin acı olup olmadığı. Anlamak için kolay bir yol söyleyelim. Biber küçükse acı olma ihtimali fazlalaşır. Yani boyut önemlidir.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

VİTAMİN!

Vitamin eksiklikleri; Vücudun birçok fonksiyonunun işlevinde sorunlar ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Tırnaklar, deri ve gözlerde etkileri çok fazla oluşmaktadır. Görmede sorun ve tırnaklarda kırılma şeklinde belirtiler olması vitamin eksikliği nedenlerindendir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?