Yıllar sonra

Zamanın birinde köyün birinde bir erkek çocuk dünyaya gelmiş. 

Kaderinde okumak varmış. Yıllarca emek vermiş, okumuş  avukat olmuş. 

Gençlik dönemlerinden itibaren devlet hizmetine, memleket meselelerine, halkın dertlerine kendi çapında karınca kararınca kafa yormuş.  

Sivil toplum örgütlerinde karşılık beklemeksizin, hatta kendi olanakları ölçüsünde verebileceği katkıları vermekten geri durmamış. 

Siyasetle ilgilenmiş. Gençlik kollarından başlayarak partiye üye olmuş. Parti çalışmalarına özveriyle katılmış. Üye olduğu partilerde önemli sayılabilecek görevler almış… 

Gün gelmiş partisinin milletvekili aday listesine girmiş. 

Bulunduğu ilin yerleşim birimlerinde seçim sürecince her gün seçim çalışmalarını yılmadan sürdürmüş… 

O sıralarda bulunduğu ilin bazı beldeleri turistik olarak öne çıkmış. İl merkezinde, komşu illerde, büyük şehirlerden metropollerde yaşayan parayı her nasılsa kazanmış kimselerin ilgisini çekmiş.  Gelen birçok insan o beldelerde adeta hücum edercesine toprak satın almaya başlamışlar. 

Beldede yaşayan satıcı yer sahiplerinin önemli zannettiği, alıcılar için önemsiz fiyatlarla topraklar satılmaya başlanmış. Yerler neredeyse bedavaya  gidiyormuş. 

İşte bizim  bu milletvekili adayı, özellikle bu beldelerde yaptığı seçim konuşmalarında diğer konuları bir yana bırakıp hemşerilerini hararetle uyarmaya büyük çaba göstermiş. 

Şimdi siz buraları  iyi bedellerle sattığınızı sanıyorsunuz ama, sizin  sattığınız bu bedeller var ya, alıcılar için çerez parası. Satmayın. Satacaksanız da bugün istediğiniz fiyatın en az  5-6 katını isteyin ! 

Bugün sattığınız  bu yerlerde yapılacak sitelerde, villalarda yarın kapıcı olacak hizmetkarlık yapacaksınız! 

Bugün beldenizde huzur var. Cam çerçeve, kapı baca açık yatıyorsunuz. Yarın yatmadan önce acaba sıkı sıkıya kapattık mı diye bir daha kontrol edeceksiniz! 

Bağınızı bahçenizi  talandan önlemek için gece gündüz nöbet beklemek durumunda kalacaksınız! 

Ekecek biçecek yer bulamayacak açlıkla karşı karşıya kalacaksınız! 

Kendi beldenizde yabancı olacaksınız! 

Hem sizin aldığınız  bu paralar var ya, sizin beldenizde en fazla birkaç gün durur. Siz  bu paraları o büyük şehirlere götürürsünüz! Hovardalıkta, kumarda kısa sürede tüketirsiniz! El ele baş başa arka tarafınıza baka baka beldenize dönersiniz! Olan elden giden ata toprağınıza olur… 

Bu uyarıları nedeniyle belde halkından bazı şahıslar kendisine karşı çıkmış. Hatta emlakçılık yaptığını zanneden kişilerin bazıları kendisine milleti ne ayartıyorsun diye posta koymuş. Üstü kapalı ya da yarı açık tehditleriyle karşı kaşıya kalmış… 

Yılmamış, anlatmaya devam etmiş. Anlatamamış.  Halk parayı tercih etmiş. Sonunda yenik düşmüş. 

Aradan çok fazla zaman geçmemiş. Dedikleri bire bir  olmuş.  

O günlerde kendisine karşı çıkan, hatta inceden inceye tehdit edenlerin bazıları kendisine demişler ki. Arkadaş sen yerden göğe kadar haklıymışsın. Gerçi bir yararı yok ama senden özür diliyoruz, bizleri affet… 

Demişler ama neye yarar, köy elden  gitmiş! Satarken arazinin tamamı için aldıkları  paraya bir metrekare yer alamıyorlarmış …   

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder

# bir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?