Yunanistan vakası

Yunanistan ile tarihten gelen mevzuların zaman zaman alevlendiği bilinir. Nitekim son günlerde yeniden gergin bir sürece girdiğimiz görülmektedir.

Yunanistan ile tarihi bağımız uzun, yaşanan olaylar can acıtıcıdır. Bu nedenle her iki devletin tarihi hafızasında unutulası kolay olmayan acı günler mevcuttur.

Yunanistan ile yaşanan gerginliğin tarihsel temeli, Türklerin Rumeli’ni ardından İstanbul ve Ege’yi fetih etmesine dayanır. Bu fetihlerin etkisi sadece Yunanistan için değil, Avrupa için de söz konusudur.

O kadar ki, 1800’lerin başlarında Yunan isyanı Osmanlı topraklarında patlak verdiğinde Yunanistan bağımsızlık davası Avrupa’da çok fazla yankı uyandırmıştır. Batı’yı meydana getiren medeniyetin en önemli unsurlarından biri olarak Yunan medeniyeti kabul edildiği için, Avrupa’dan birçok asil Yunan davasına destek vermek adına savaşmıştır.

Yunanistan’ın Avrupa’nın şımarık çocuğu haline gelmesi de bu idealize edilen bakıştan dolayıdır.

Bizler açısından da Yunanistan’dan çekilmek son derece dramatik olmuştur. Türk nüfus büyük bir kıyıma uğrayarak oradan çekilmek zorunda kalmıştır. Hatta Mora ve Orta Yunanistan’da Türk nüfus tamamen yok edilmiştir.

Ardından I. Dünya Savaşı sonrası İzmir’in Yunan işgali ve akabinde yaşananlar Türk milletinin hafızasında silinmeyecek izler bırakmıştır.

Dikkat çekici olan bir durum da Türkiye ne zaman sıkıntılı bir dönemden geçse adalar ve Kıbrıs konusunda Yunanistan’ın atağa kalkmasının adeta bir Yunan geleneği haline gelmesidir.

Esasında son dönemlerde yaşanan sıkıntılar kendisini on yıl önceden göstermeye başlamıştı. Yunanistan’ın Ege’de bizim kıta sahanlığımızdaki adalara yerleşmesiyle başlayan süreç, Doğu Akdeniz’de İsrail ve Mısır’la yaptığı anlaşmalarla, herhangi bir savaş durumunda ittifak sağlanması ile derinleşmiştir.

Mesela Gökçeada’ya son on yıldır Rum nüfusun yerleşmesi için Yunan hükümetinin maddi destek sağlaması sonucu bugün adada 5 Rum 5 de Türk köyü mevcuttur.

Peki, son durumda biz ne yapmalıyız?

Öncelikle yeniden ılıman bir duruma girdiğimiz İsrail ve Mısırla ilişkileri normale dökerek Yunanistan ile aramızda çıkacak bir sorunda bu ülkeleri tarafsız bir durumda kalacak şekle getirmeliyiz.

İkincisi Yunan turizmine uzun zamandır Türk vatandaşları çok büyük maddi katkı sağlamaktadır. Bu durumu kesmek yönünde adımlar atmalıyız.

ABD yeni yönetimle, bugünlerde Türk tezlerine sıcak bakmamaktadır. Ancak alternatif olarak Avrupa’da ve Ortadoğu’da Türk tezlerine dair lobi faaliyetlerimizi arttırmalıyız. Dış politika konuları devletlerarası menfaatlerin en çok gözetildiği yerdir. Türkiye’yi kaybetmenin nelere sebebiyet verebileceğini ilgili devletlere göstermenin önemi bu süreçte bir kez daha hatırlanmalı ve hatırlatılmalıdır.

Kısacası, geçmişte olduğu gibi bugün de Yunanistan ile ilişkimizi sağlam zemine oturtmak, ancak ve ancak hamasetten uzak gerçekçi politikalarla mümkün olacaktır.

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?