15’inci kez soruyorum… 47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?

Her ayın ilk günlerinde sormaya söz verdiğim o soruyu işte bugün   bir kez daha soruyorum:

*47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?

*Dünkü kurla 821 milyon lira nerede?

*1 Aralık 2017 tarihinde sordum, cevap yok.

*10 Eylül 2018 tarihinde sordum, cevap yok.

*18 Mart 2019 tarihinde sordum, cevap yok.

*27 Aralık 2019 tarihinde sordum, cevap yok.

*Araya pandemi girdi, 13 Eylül 2021’de bir kez daha sordum, cevap yok…

*Söz verdiğim gibi, 1 Ekim 2021’de altıncı kez sordum, cevap yok.

*1 Kasım 2021’de yedinci kez sordum, cevap yok.

*1 Aralık 2021’de sekizinci kez sordum, cevap yok.

*1 Ocak 2022’de dokuzuncu kez sordum, cevap yok.

*2 Şubat 2022’de onuncu kez sordum, cevap yok.

*1 Mart 2022’de on birinci kez sordum, cevap yok.

*1 Nisan 2022’de on ikinci kez sordum, cevap yok.

*4 Mayıs 2022’de on üçüncü kez sordum, cevap yok.

*2 Haziran 2022’de on dördüncü kez sorum, yine cevap yok.

İşte bugün on beşinci kez soruyorum:

47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?

Sorguladığımız, öyle birkaç milyon lira değil, 47 milyon Euro!

Dünkü kurla yaklaşık 821 milyon lira… 

Yerli otomobil denince…

“Yerli otomobil” denince, benim aklıma hemen Fikri Işık’ın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı döneminde, “Saab marka aracın fikri mülkiyet hakkını satın aldık diye” İsveç’e gönderilen 47 milyon Euro geliyor.

Bu para İsveç’e gönderildi, ama karşılığında bir şey yok.

Kırık dökük bir “araç platformu” geldi, hepsi bu kadar!

O da bir işe yaramadı, işin içinde başka işler olduğu anlaşıldı ve “yerli araç projesi” geçici olarak rafa kaldırıldı.

Ta ki, yerli ve milli otomobili yapacak “babayiğitler” ortaya çıkıncaya kadar…

“Babayiğitler” ortaya çıktı, şirket kuruldu, fabrika inşaatı ve teknik çalışmalar başladı, otomobilin markası geçici olarak “TOGG” diye isimlendirildi.

TOGG’un tamamı yerli olma özelliği taşıyan ve Gebze’de montajı gerçekleştirilen ilk gövdesi basına tanıtıldı.

Bakanlığı döneminde Fikri Işık’ın sözünü ettiği hayali “yerli otomobil”le basına tanıtılan bu otomobilin hiç ilgisi yok.

Unutun onu, “otomobil” de yok, “47 milyon Euro” da yok!

Biz bu 47 milyon Euro’yu her fırsatta hatırlatmaya devam edeceğiz

Osmanlıcada bir deyim vardır:

“Hafıza-ı beşer, nisyan   ile maluldür.”

Türkçesi…

“İnsan hafızasının unutkanlık hastalığı vardır.”

Eee, biz gazetecilerin görevi de bu hastalığa “deva” olmak!

Görevimiz bu!

Önemli olayları, toplumun unutmasını engellemek!

Biz bu görevimizi hiç unutmayacağız, her fırsatta “47 milyon Euro’nun hesabını” soracağız.

İlk 1 Aralık 2017 tarihinde sormuştuk…

Aradan 4 yıl geçti 5’inci yıla girdik, sorumuza cevap alamadık, sormaya devam edeceğiz.

Cevap alıncaya kadar…

İşte bugün bir kez daha soruyorum:

“47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?”

Herkes kulağının üzerine yattı, yatmaya devam ediyor.

Cevap gelmediği gibi, birisi telefon açıp veya yazı gönderip “Sen ne demek istiyorsun?” diye soran da yok.

Benim ne demek istediğim açık.

Bu para nasıl buharlaştı, kimler   tarafından buharlaştırıldı, bunun peşindeyim.

Döviz diye yırtındığımız şu günlerde, buharlaşıp yok olan 47 milyon Euro’ya, toplumun ve ülkemizi yönetenlerin ilgisini bir kez daha çekmek istiyorum.

Henüz hesabı verilemeyen bu parada, hepimizin hakkı var.

Soralım, sorgulayalım!

Şimdi “47 milyon Euro” ile ilgili yazdığım o ilk yazıyı hatırlayalım.

İşte 1 Aralık 2017 tarihinde yazdığım o yazı!

“Sevgili okurlarım, Türkiye’de ilginç olaylar yaşanıyor.

Her dönemde yaşanıyordu, ama sanırım bu dönemde daha fazla.

Veya…

Güncel olduğundan, canlı tanığı olduğumuzdan bize öyle geliyor.

Her neyse.

Şu “Saab marka araç platformu” için devletimiz tarafından ödenen 47 milyon Euro konusunu, bugün size ayrıntılarıyla aktarmak istiyorum.

CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan’ın ifadesiyle “çöpe giden 47 milyon Euro” konusunu…

Tahsin Tarhan, dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir “araştırma önergesi” verdi ve bu 47 milyon Euro’nun hesabını sordu.

“47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?” dedi.

İşte Tahsin Tarhan’ın söyledikleri:

“Biz yerli ve milli otomobile karşı değiliz. Ancak yapılan yanlışların da hesabını soracağız. Saab marka hurda bir araç platformu Türkiye’ye getirilerek işte size yerli otomobil denildi. Merkezi dahi belli olmayan batık firma NEVS ile yerli otomobil için anlaştınız.

Saab, 2012 yılında battı. Bu mu yerli otomobil dedik? Hiç kimse oralı olmadı. Nihayetinde ne oldu, 47 milyon çöpe gitti.

(Tahsin Tarhan bu arada elindeki belgeyi gösteriyor.)

Türkiye’deki otomobil şirketlerinden görüş alındı mı, Sanayi Odalarına danışıldı mı, bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var, 47 milyon Euro çöpe gitti. 200 milyon lira ile (o zamanki kur) 4 tane fabrika kurulur, 1000 kişi istihdam edilirdi.

Dönemin bakanı (Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı), “Dayanıklı olduğu için Saab’la anlaştık Saab’ı seçtik” diyor.

Ancak Saab’ın basın sözcüsü, otomobil projesi konusunda Türkiye ile herhangi bir çalışma ve anlaşmanın olmadığını söylüyor. ‘Türk bakan bizim ismimizi kullanmasın’ diyor.

(Tahsin Tarhan bu arada yine bir belge gösteriyor.)

Ayrıca NEVS firmasının da Saab markası ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını dile getiriyor.

NEVS firmasından açıklama yapılıyor, ‘Türkiye ile ortak otomobil çalışmamız var’ deniliyor. Otomobil ile ilgili açıklama yapan adam kim biliyor musunuz? NEVS firmasının mühendisi, proje sorumlusu falan değil, muhasebecisi…

Bunun neresi yerli ve milli otomobil?”                                 

Konuyu şöyle bir toplarsak…

Sevgili okurlarım, CHP Milletvekili Tahsin Tarhan’ın dün saat 17.05’te TBMM’de yaptığı konuşmayı köşeme aynen aldım.

Bu konuşma sırasında gösterdiği iki de belge var.

*NEVS firmasına yapılan ödemelerin dökümü…

*Saab’dan yapılan, “Markamızı artık telaffuz etmeyin” açıklaması…

Bunları da ayrıntılarıyla aktaracağım sizlere.

Önce şu olup biteni bir toplayalım mı?

Madde madde…

*Türkiye, yerli bir otomobil yapmak istiyor.

*Dönemin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Yerli otomobil yapımı konusunda İsveç Saab firmasıyla anlaşma yapıldığını açıklıyor.

*9.3 Saab Platformu Türkiye’ye getiriliyor, Gebze’deki TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ne konuyor, çalışmalara başlandığı açıklanıyor, bir ara basına platformun fotoğrafları da servis ediliyor.

*Bu arada platform karşılığında Saab firmasına 50 milyon Euro civarında ödeme yapıldığı kulaktan kulağa yayılıyor.

*Saab platformundan “yerli otomobil” üretilmesi beklenirken, iş uzadıkça uzuyor, sonra da unutturuluyor.

*Milletvekili Tahsin Tarhan, konuyu araştırdığında farklı bilgilere rastlıyor. O ana kadar kamuoyuyla paylaşılmayan bilgilere…

Para, Gebze Ziraat Bankası’ndan gönderilmiş

Nedir bu bilgiler?

*Saab’ın platform anlaşması Saab’la değil, NEVS adlı bir firmayla yapılmış.

*Tahsin Tarhan bu NEVS firmasının izini sürmüş, hangi ülkede kurulu olduğunu, adresini ve ticari bilgilerini bulamamış.

*Tüm ödemeler Saab’a değil, bu NEVS firmasına yapılmış.

*Firmayla, biri çerçeve sözleşmesi olmak üzere 4 anlaşma imzalanmış ve bu anlaşmalar karşılığı toplam 46 milyon 609 bin 322 Euro ödenmiş. Kuruşu kuruşuna…

*Para TÜBİTAK’ın kasasından çıkmış, ödemeler Ziraat Bankası Gebze Kurumsal Şubesi tarafından yapılmış.

Hangi sözleşme için ne kadar ödendiği de belli.

*Çerçeve sözleşmesi: Ödeme yok.

*Lisans sözleşmesi: 40.000.000 Euro

*Örnek araba sözleşmesi: 1.700.000 Euro

*Ön çalışma sözleşmesi: 6.000.000 Euro

Sözleşmelerin toplam tutarı, 47 milyon 700 bin Euro.

Bu tutarın 46 milyon 609 bin 322 Euro’su ödenmiş.

Demek daha borcumuz var.

Saab’ın açıklaması:

Saab sözcüsü SebastianCarlsson, geçenlerde olup bitenlerle ilgili şu açıklamayı yaptı:

“NEVS firması Saab markasını temsil etmiyor, sadece otomobil tesisini aldı. Bizim Türkiye’de otomobil konusunda herhangi bir çalışmamız veya anlaşmamız yok. Dolayısıyla Türk bakanın ısrarla Saab adını telaffuz etmesini anlayamıyoruz.”

Konu aydınlatılmalı.

Ortada yaşananlar var.

Milletvekili Tahsin Tarhan’ın ortaya koyduğu iddialar var.

İddialarla ilgili belgeler var.

“Yerli otomobil yapıyoruz” deyip, Saab adını kullanıp, NEVS isimli firmaya ödenen 47 milyon Euro var.

Bütün bunlar var, ama ortada “yerli araba” yok!

Bu 47 milyon Euro nereye gitti?

NEVS adlı firma nereden çıktı?

Nerede kurulu, yöneticileri kim?

Satın almaya kim aracılık etti?

“Mehmet” diye birinden söz ediliyor, Mehmet kim?

Bu yaşananlara, ne ad verilebilir?

Devletimiz dolandırıldı da, bu gizleniyor mu?

Bütün bu olaylar, Fikri Işık’ın, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı döneminde yaşandı.

Şimdi Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’a düşen bir görev var.

Basın toplantısı düzenleyip, bütün bu olup bitenleri bir bir anlatmalı.

Bu iş, sürüncemede bırakılamaz.

Bırakılmamalı…

Tahsin Tarhan söyleyeceğini söyledi, bizler de kamuoyunu haberdar ettik.

Şimdi söz, Fikri Işık’ta!

Fikri Işık’ın söyleyeceklerine de ayrıntılarıyla köşemizde yer vereceğiz.

Bekliyoruz…”

Aradan 5 yıl geçti, hâlâ ses yok

Beş yıl önce bunları yazmıştım.

Gördüğünüz gibi…

Devletin 47 milyon Euro’su buharlaşmış gitmiş, hesap veren yok!

Beş yıl önce bu konu TBMM’ye taşınmış…

Beş yıldır bu konu medyada tartışılıyor…

Kimseden “çıt” çıkmıyor.

Yazık değil mi bu paraya?

Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var bu parada!

İşte bugün 15’inci kez soruyorum:

47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?

SON NOT

İlk defa 1 Aralık 2017’de sormuştum, bugün 1 Temmuz 2022.

Yapılan işlemlerin sorumlusu dönemin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 5 yıldır bu soruma cevap vermiyor.

Bu nedenle, “47 milyon Euro’nun hesabını kim verecek?” sorusunu bugün bir kez daha soruyorum, cevap alıncaya kadar da her ayın ilk günlerinde sormaya devam edeceğim.

Fikri Işık, çıksın ortaya açıklasın!

Devletimizin 47 milyon Euro’su (dünkü kurla 821 milyon lirası) kimin veya kimlerin cebine girdi?

Bu sorunun cevabını vermek bu kadar zor mu?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Korkuyorum - TC nin m.vekili TBMM de Saab konusunu soruyor. Cevap alamiyorsa neden savcılığa suç istinadinda bulunmuyor? Mecliste temsil edildiği partinin başkanı neden meclis başkanına konuyu aktarmiyor? Neden biz akşam TV.de konu hk.degerlendirme yapan muhalefet partisi yetkilisi görmüyoruz?

5 yıliik tecrit pilavı olmaz dibi tutar.

Bkz.Man adasını sordular. Mahkeme açıldı herkes taşlarını mahkemeye sundu. Sonu hüsran. Acaba bu konuda öyle mi? 46 milyon dolar nerede diye ulusal basında neden muhalefet suç duyurusu ve mahkeme yoluna gitmez? Çünkü.....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Temmuz 19:17
01

Vatandaş - Bir kısmı iktidara yanlamış, bir kısmı üç maymuna yatmış, pek azı riski göze almış bir dünyanın içinden cesaretle seslendiler; Bülent Arınç, Hüseyin Çelik,, Erdoğan Bayraktar, Kemal Albayrak ve benzerlerini kutluyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Temmuz 10:41


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?