Kafam karıştı

Ukrayna’nın ABD ve İngiltere’nin kışkırtması ile NATO’ya girmek istemesi, Rusya’nın Ukrayna topraklarına girmesine neden olmuştur.

ABD ve İngiltere’nin hatta bazı Avrupa ülkelerinin Ukrayna’yı önce desteklemeleri, sırtını sıvazlamaları sonra da geri çekilmeleri Ukrayna’yı Rusya karşısında zor duruma sokmuştur. Gerçi Ukrayna Rus ordusuna karşı umulmadık bir direnç göstermiştir. Hiç kimse bu ülkeden bu kadar bir direnç beklemiyordu.

İki ülke arasındaki savaş devam ederken İskandinav ülkeleri İsveç, Norveç ve Finlandiya Rusya’nın ileride kendi başlarına da çökeceğini düşünerek NATO’ya girmek istediklerini duyurdular. Haksız da değiller.

Bugün Ukrayna’nın başına gelenler, yarın onların da başına gelebilir.

Bu arada ABD ve İngiltere hatta Almanya ve Fransa İskandinav ülkelerine silah sattılar. Elbette bu ülkeler Ukrayna’ya da silah satmaktan geri durmadılar. ABD Ukrayna’ya önce 3.5 milyar dolar,  şimdi de 40 milyar dolar yardımda bulunacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan İskandinav ülkelerinin NATO’ya girmeleri konusunda önce sessiz kaldı. Sonra, “Bu ülkelerde teröristler var. Bunlar teröristleri barındırıyorlar. Ayrıca bize yaptırım konusunda çok ısrarcı oldular. Bu nedenle veto hakkımızı kullanacağız.” diyerek bu ülkelerin NATO’ya girmesinin kapılarını kapattı. Ancak Sarayın basın sözcüsü İbrahim Kalın her zaman olduğu gibi işi toparladı ve “Kapıları kapatmıyoruz.” diye bir açıklamada bulundu. Tüm bu açıklamalar olurken siyaset ve kamuoyu Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve dışişlerinin diğer yetkililerini aradı. Onlar ortalıklarda görünmedi.

Bu gelişmeler olurken Finlandiya Devlet Başkanı bir açıklama yaptı. “Erdoğan beni kendisi telefonla aradı ve bizlerin NATO’ya girmemizde bir sakınca görmediğini belirtti. Kafam karıştı” dedi.

Sayın Cumhurbaşkanı son yaptığı bir açıklama ile “NATO somut adımlar atmalı. Ucu açık demeçler bizi tatmin etmiyor.”

Sayın Finlandiya Devlet Başkanı sizin bir kez kafanız karışıyor, bizim vatandaş olarak bu ülkede her gün kafamız karışıyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan dün söylediğinin bugün aksini söylüyor. Saat saat görüş değiştirebiliyor. Bakın en son olarak “Atatürk Hava Alanının pistlerini yıkacağız.” dedi. Bir gün sonra “Pistleri yıkmayabiliriz” dedi.

Suriyeli göçmenleri “Ben burada kaldıkça göndermeyeceğim.” dedi. Birkaç gün sonra “Onları onurlu bir şekilde ülkelerine göndereceğiz.” dedi. İki gün geçmeden yine çark etti ve ”Suriyeli göçmenleri göndermeyeceğiz.”

Şimdi hangisini yapacak bekliyoruz.

Daha bitmedi. 15 Temmuz FETÖdarbesinin finansörü olarak Birleşik Arap Emirlikleri hakkında söylemediğini bırakmadı. Sonra o ülkeyi ziyarete gitti.

Gazeteci Adnan Kaşıkçı İstanbul’un göbeğinde Suudi Arabistan elçilik binasında hunharca öldürülüyor, cesedi eritilerek yok ediliyor. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan 2Suudi yetkilileri bizden görüntüleri ve ses kayıtlarını istediler. Yook biz gösteririz, dinletiriz ama vermeyiz” dedi. Bir baktık Adnan Kaşıkçı davasının dosyası Suudi Arabistan’a gönderildi. Sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı bu ülkeyi ziyarete gitti.

Şimdi de bugüne kadar darbeci olarak gördüğü Sisi’nin ülkesi Mısır’a Maliye Bakanı Nurettin Nebati’yi gönderiyor.

Sayın Erdoğan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençleri kabulünde bir öğrencinin sorusu üzerine “Düşmanınızla bile ipleri koparmayacaksınız.” diyebildi. Çok doğru. Ancak bir devlet başkanı konuşurken kelimelerini özenle seçmelidir. Yarın, kullandığı bir kelime kendisinin karşısına çıkabilir.

Yabancı devlet adamları Sayın Cumhurbaşkanımızı öyle tanımışlar ki; bakın! Lüksemburg Dışişleri Bakanı ne diyor?

“Sayın Erdoğan pazarlığı çok sever. Pazarlık yapmak istiyor.”

Lüksemburg Dışişleri Bakanının dediği gibi Sayın Cumhurbaşkanı elindeki kozları iyi kullanmak istiyor. Şu anda Finlandiya ve İsveç’in Nato’ya girmesi Sayın Erdoğan’ın elinde. Gerçi ABD Başkanı Biden “Bu işi çözerim” diyerek bu ülkelerin rahatlamasını sağladı.

Vallahi ABD ‘li Bransın ve Alman gazeteci Deniz Yücel olayını düşündükçe Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Biden ve Avrupa liderlerinin karşısında fazla direnemeyeceğini düşünüyorum.

Hafızalarınızı yoklayın. Sayın Cumhurbaşkanı ABD ‘liBransın hakkında neler söylemişti. Sonra bir gecede özel bir uçakla ABD’ye uçmuştu.

Ya, Alman gazeteci Deniz Yücel Merkel’in bir telefonuyla serbest bırakılmış ve anında Almanya’ya uçmuştu. Oysa bu gazeteci ajan olarak fişlenmişti.

Sayın Cumhurbaşkanı gerek Bransın, gerek Deniz Yücel için neler, neler söylemişti.

Hep böyle olaylarda iç politikaya yönelik bazı demeçler verilir, böylece halkın biraz gazı alınır sonra,  denilenler yerine getirilir.

Kafam çoook karışık, çok.

**

Ben yukarıdaki yazıyı yazdıktan sonra ne mi oldu?

Sayın Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesine vize verdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?