Kent kimliği arayışı

Geçen hafta İzmit’te önemli bir toplantı yapıldı.

Tam ismiyle “Ulaşıma 2053 Körfez Lojistik Çalıştayı”.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği bir toplantıydı bu.

Bakan Adil Karaismailoğlu dedi ki, “Sanayinin başkenti Kocaeli, lojistiğin de başkenti olacak.”

Bakan Karaismailoğlu bir şey daha söyledi, “Ticari ve sanayinin büyümesine paralel olarak İzmit Körfezi’ndeki limanların kapasiteleri artırılacak.”

Toplantıda konuşan Vali Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da kentimizin sanayi ve lojistik önemine dikkat çekti.

Kent üzerine konuşmak, kent üzerine vizyon ortaya koymak, bunlar güzel şeyler.

Konuşmak güzel de, önemli olan sonuç.

Konuşulan konuların realize olması.

Dile getirilen sorunların çözülmesi.

Alınan kararların adım adım izlenmesi.

Bugüne kadar bu sorunlar defalarca konuşuldu

Elinizde tuttuğunuz gazete 48 yaşında, ben yarım asrı aşan süredir gazetecilikle uğraşıyorum.

Sanayi, lojistik, limanların genişletilmesi gibi konular bugüne kadar onlarca kez konuşuldu.

Sınırlı maddi koşullar nedeniyle gazete arşivimizi dijitale çeviremedik, çevirebilmiş olsaydık bir tuşa basar 48 yılda kaç sanayi ve lojistik toplantısı yapıldığını size anında dökerdim.

Her bakan, her vali, her belediye başkanı değişikliğinde; ilk yapılan toplantının konusu “sanayi, lojistik, çevre kirliliği ve limanlar” olurdu.

“Sanayinin disipline edilmesi” konuşulurdu, sanayi disipline edilebildi mi?

Hayır.

Lojistik ile ilgili sorunlar defalarca konuşuldu.

“Lojistik köy kurulsun” dendi, “Lojistik yollar yapılsın” dendi, yapılabildi mi?

Hayır.

Ya çevre kirliliği?

Bu kentte 50 yıldır sanayinin getirdiği çevre kirliliği konuşulur, durum ortada.

Liman konusundaki tartışmaları yazmaya kalksam, kitap olur.

Her yeni liman yapılışında ve her yeni kapasite artırım çalışmasında, hep benzer çevrelerden hep benzer tepkiler duyduk:

* “Körfezde yeni bir liman yapılmasına izin vermek, hainliktir.”

* “Liman yapılmasına kesinlikle izin verilemez.”

* “Limanların kapasite artırması, bu kente yapılacak en büyük kötülüktür.”

Onlar söylüyordu, biz haber yapıyorduk.

Ne yapalım, gazetecinin görevi bu!

Olup biteni halka duyurmak…

“Benzer çevreler” derken, tepki verenler kimlerdi?

*Milletvekilleri…

*Belediye başkanları…

*Sivil toplum kuruluşları…

*Gazeteci geçinen tetikçiler…

Hepsi balıklama tartışmanın içine dalıyordu.

“Çevre koruyucusu” rolüne soyunuyorlardı.

Tribünlere oynayarak, siyasi rant peşinde koşuyorlardı.

Bazıları da nostalji takılıyordu.

“Sanayisiz İzmit Körfezi” günlerinin geri geleceğini sanıyorlardı.

Denize gireceğiz…

Balık tutacağız…

Bitmek tükenmek bilmeyen bir özlemdi bu!

Duygusal bir tepki!

Plansız programsız geçen yıllar

Yıllarca yanlış bir yöntem izlendi.

Sonuç alınamayacağı biline biline, “kör kuyuya taş” atıldı.

Sanayiye sürekli “tu kaka” denildi.

*“FORD gelmesin!”

* “Posco kurulmasın”!

* “Liman yapılmasın”!

Hiç limansız sanayi olur mu?

“Sanayi olsun, ama liman olmasın”, bu mümkün mü?

Bu nedenle bölgemizde sanayi de olacak, liman da…

Bunu tartışmak anlamsızdı, ama tartıştık.

Zaman kaybettik.

Kaos yaşadık.

Peki, ne yapılması gerekiyordu da, yapılmadığından bu hale geldik?

Bölge planlaması, yıllar önce tamamlanmalıydı.

Sanayi, nerelerde kurulacak…

Konutlar, nerelerde yapılacak…

Körfez etrafında hangi noktalarda iskele inşa edilecek…

Lojistik yolları…

Depolama alanları…

Ticari alanlar…

Sanayi bölgelerinden ana demiryolu hatlarına raylı sistem bağlantıları…

Hava lojistiğini sağlayacak alan…

Bunların hiç biri yok!

Hiçbir planlama yok!

Kimliksiz ve kişiliksiz hale getirilmiş bir kent, sonra da “Bu sorunlar neden yaşanıyor?” diye birbirimize bağırıp duruyoruz.

Bu kenti bu duruma vizyonsuz kent yöneticileri getirdi.

Konutlar, kademeli olarak sanayi bölgelerinden uzaklaştırılmadı.

Pilot şehirler kurularak, insanlar buralarda yaşamaya özendirilmedi.

Konut ile sanayi, yıllardır kucak kucağa!

Hâlâ daha, fabrikaların burnunun dibine konut yapılmasına izin veriliyor.

Veya tam tersine…

Konutların hemen yanına fabrika…

Sonra da “çevre kirliliği” şikâyeti başlıyor.

Bunun adı vizyonsuzluk değil de nedir?

Kocaeli, yeni roller üstlenecek

Kent yöneticileri bilmem farkında mı?

Kocaeli’ne, “sanayi kenti” olmasının ötesinde yeni “roller” verildi.

Kocaeli, artık aynı zamanda bölgenin “ticaret ve lojistik merkezi” olacak.

Belki de Bakan Karaismailoğlu, son toplantıda bunu vurgulamak istedi.

İstanbul, yükünün bir kısmını bizim bölgeye veriyor.

Demiryolu lojistiği Köseköy’e, havayolu lojistiği Cengiz Topel’e, denizyolu lojistiği İzmit Körfezi ve Karasu’ya geliyor.

Bunun hiç kaçar tarafı yok.

Bu planlama yapıldı, uygulamaya geçildi.

Özellikle Karasu, önümüzdeki 10-15 yıl içinde büyük önem kazanıyor.

Bu dönem içinde Karasu’nun nüfusunun 400 bin olması öngörülüyor.

İstanbul’daki sanayi ağırlıklı olarak Adapazarı-Düzce arasına kaydırılıyor.

Bu kenti yönetenlere düşen görev

Özetle şunu söylemek istiyorum.

Öyle hamasi nutukları bir tarafa bırakalım.

“Çevreci” ayaklarıyla siyasi rant devşirmeye kalkmayalım.

Yatırımcıları, medya tetikçilerinin tuzağına atmayalım.

Bu kenti yönetenler çıksınlar, önce bu kentin kimliğini bir açıklasınlar.

Bu kent, “sanayi kenti” mi?

Bu kent, “liman kenti” mi?

Gereğini yapsınlar.

“Sanayi kenti” olmanın gereğini…

“Liman kenti” olmanın gereğini…

Ucundan köşesinden “turizm ve kültür” kenti mi olacak, bunun gereğini…

Ortada kimliksiz bir kent var…

Herkes birbirine bağırıp duruyor.

Özetin özeti şu:

Biz istesek de istemesek de, İzmit Körfezi’ne yeni iskeleler yapılacaktır.

Biz istesek de istemesek de, eski iskeleler modernleştirilecek, kapasitelerini artıracaktır.

Türkiye’nin buna ihtiyacı var.

Akıllı olalım!

“Liman istemeyiz” diye nefes tüketeceğimize…

Liman ve sanayi ile birlikte nasıl sağlıklı yaşarız, bunun çalışmalarını yapalım.

Bunun altyapısını hazırlayalım.

Lojistik yolları ve depolama alanlarını planlayalım.

Konutları sanayiden uzaklaştırıp, “sağlıklı kentler” kuralım.

Liman, iş demektir.

Liman, aş demektir.

Liman, zenginlik demektir.

Liman bu kadar önemli, ama biz liman yönetimlerini hâlâ başıboşluktan kurtaramadık.

İnşallah bu toplantı yarar getirir

Sevgili okurlarım, yılların getirdiği bıkkınlıkla artık her toplantıya “soru işaretiyle” bakıyorum.

İnşallah Büyükşehir Belediyesi ve Ulaştırma Bakanlığı’nın geçen hafta ortaklaşa düzenlediği “lojistik” toplantısı, bugüne kadar yapılan toplantılardan farklı sonuçlar verir.

İnşallah somut adımlar atılır.

İnşallah kentimiz sorunlarından kurtulmuş ve daha yaşanır hale gelir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Çin Gibi - Yerinde bir yazı ve tespitler. Çin gibi hem insan hem de hava toprak su kirliliklerine vahşi projelerle göz yumarak ilerleme sağlanacağı düşünülüyor planın p si yok. Bu şehir artık sanayiye doydu bizi yönetenler önce bunu kabullenip ona göre strateji belirlemeliler şehirde evinde hastası olmayan ev yok. Yeter Artık toplu zehirlenme ölüm olunca mı anlayacaklar Deniz bile yüzümüze tükürdü anlamadık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Temmuz 13:59
02

Cenk - 1-) Kocaeli ilende kaç OSB nin demiryolu bağlantısı var?

2-) Kaç limanın demiryolu bağlantısı var?

3-) Kaç küçük sanayi sitesinin tramvay ile bağlantısı var?

Sanayici için en büyük maliyet nakliye ve enerji. Bu şartlar iyileşmeden sanayi gelişemez.3 demiryolu hattı 10 yıldır konuşuluyor. Sonuç yok. Adapazarı tren istasyonları bile kapandı açılmadı (Köseköy, Kırkikievler, Tavşancıl, Tütünçiftlik)

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 08:27
01

Vatandaş - Sigara kullanmayan babam akciğer kanseri olduğunda kemoterapi günlerinde babam ile ilk ilgilenen doktora denk geldiğimde sormuştum: Sigara içmezdi, niçin böyle oldu? dediğimde doktor; Kocaeli/İzmit'in taşı-topağı zehirdir, zehirlidir, deyiverdi.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 08:13


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?