Dene de gör!

Yıllardır çok yakın tanıdığım bir adamla karşılaştım.  

Laf lafı açtı. Konu aile ilişkilerine geldi. Eşini sordum.  

Pek bir dertlendi. Biraz eşeledim. Bakın neler olmuş! 

Dışarıdan bakınca çok mutlu gibi görünen evlilikleri varmış. 

35 yıl boyunca bir tek gün bile  eşine;  

Kahvaltı hazırladın mı? Yemek yaptın mı? Ne yemeği yaptın? Neden yemek yapmadın? 

Evi temizledin mi?  Silip süpürdün mü?  Neden temizlik yapmadın? 

Bulaşıkları yıkadın mı, niye  yıkamadın? 

Çamaşırları yıkadın mı? Ütü yaptın mı, neden yapmadın? 

Evi neden derleyip toparlamadın, neden yerleştirmedin? Ev niye bu kadar dağınık? 

Eşyaların yerini neden değiştirdin? 

Nerelere, ne kadar  harcama yaptın? Aldıklarını kaç paraya aldın? 

Neden kırıp döktün, neden attın, neden atmadın, neden sakladın? 

Misafirliğe gitmek veya  misafir kabul etmek için neden bana sormadın? 

Misafirlere ne ikram ettin ya da neden ikram etmedin? 

Evdeki eşyalarımızdan, mallarımızdan kime ne verdin, neden verdin? 

Neden onu giydin, giymedin? 

Neden böyle makyaj yaptın, neden saçını bu renge  boyattın, neden kestirdin? Neden uzattın? 

Ne  zaman yattın, ne  zaman kalktın? 

Yakınlarımla olan ilişkilerinde neden özenli ve saygılı davranmadın? 

Aile arasında kırgınlıklara sebep olacak lafları neden söyledin ya da ben varken sen bana sormadan neden bu işlerin peşine düştün? 

Aile yakınlarına neden kötü davrandın, hakaret ettin?  

Neden küskünlük çıkarttın? 

 Bunca sorulacak soru varken hiç birini sormamış.  

35 yıl boyunca kesinlikle fiziki ve manevi şiddet uygulamamış.   

Tartışmamış, hakaret etmemiş, sövmemiş, yüksek sesle münakaşa bile etmemiş, 

Maddi olarak hiçbir kısıtlama yapmamış…  

Evin ihtiyaçları konusunda hiçbir eksiklik yapmamış. Eşi ne istediyse mutlaka alıp  götürmüş. 

Geçmişte yaşadığı maddi imkanlarının da üstünde tatil ve sosyal yaşama ve geçim   seviyesine ulaştırmış…  

Aradan geçen 35 yıl sonra bir gün;    

Eşinin, aklı sıra durumu idare ettiğini ve kendisinin de olanların farkında olmadığını sandığı, söylediği onca yalanların  sebebi olan organizasyonlardan haberi olmasına  rağmen, huzursuzluk çıkartmamak için sabretmiş. İyi niyetle görmezden gelmiş.   

Bildiği halde bilmiyormuş gibi idare etmiş.    

Gün gelmiş, bu konularda sabretmesini gerektiren sebep ortadan kalkmış. Eş kendi aklınca gizlilik içerisinde bu organizasyonları tamamlamaya çalışırken artık dayanamayıp hoş olmayan bir ifade ile   sadece  bu konuyu  eşinin yüzüne  vurmuş. 

İşte  o zaman olan olmuş! “ At kaçmış, heybe  düşmüş  !” 

 

**

SONUÇ : Kadın, sen adam mısın?!diye lafa başlamış. Bırakın kendisini yedi sülalesine  sayıp dökmüş. Meğerse  aslında  sabır taşı olan kadınmış. Bin bir fedakarlıkla nelere katlanmış, nelere göz yummuş? Yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiş. Uzun lafın kısası saçını süpürge etmiş! Millet onu bir adam zannediyormuş. Ağızını açıp da bir konuşursa yer yerinden oynarmış. Onu rezil edermiş… 

Bir zamanlar bir yerde okumuştum. “Adamın birisi bir bilgeye sormuş. Demiş ki. Ben iyi bir insan mıyım. Bilge cevap vermiş. Nasıl bir insan olduğunu öğrenmek istiyorsan bana sorma. Eve git. Karının bir kusurunu ona söyle. O, sana değil senin, yedi sülalenin nasıl insan olduğunu söyler…” 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder

# bir, ile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?