Sınırlarımız namusumuzdur

Son günlerde siyasi arenada göçmen tartışması yapılmaktadır. Seçim yaklaştıkça bu tartışma daha da hız kazanacaktır. Bugün ülkemizde 5 milyona yakın sadece Suriyeli göçmen yaşamaktadır. Bunun yanında İran, Irak, Afganistan, Pakistan, Özbekistan, Türkmenistan yani her ülkeden göçmen var.

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu sınırların güvenli olmadığından söz ediyor “Sınırlarımız yolgeçen hanına dönüşmüştür” demektedir.

Siyasi iktidarlar iktidarlarını sürdürmek için çeşitli yollara başvururlar. Bazen seçim kanunlarını değiştirirler. Kendilerine en uygun seçim sistemini halka dayatırlar, bazen göçmenlerin oy kullanması için onlara vatandaşlık verilmesini sağlarlar.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun sorusu üzerine İçişleri Bakanlığı 196 bin göçmene vatandaşlık verildiğini açıklamıştır. Vatandaşlık verilen bu göçmenler hakkında herhangi bir araştırma, inceleme yapılmış mıdır, buna şu ana kadar yetkililerden bir yanıt gelmemiştir.

Şu soruyu sormak bir vatandaş olarak benim hakkım ve görevim. Peki, vatandaşlığa geçirilen bu göçmenler seçimlerde oy kullanabilecekler mi? Bazı ülkelerde vatandaşlığa geçen bir yabancı ancak on yıl o ülkede ikamet ettikten sonra oy kullanabiliyor. Bizde de böyle bir süre getirilemez mi?

Göçmenlerin vatandaşlığa kabulleri yetmiyormuş gibi siyasi iktidar 400 bin doları verene vatandaşlık veriyor. Ülkemizde yabancılar gayrimenkul alma yarışına girdiler. Ülkemizde en çok gayrimenkul yatırımı yapan ülke vatandaşları İran ve Iraklılar başta gelmektedir.

Yabancıların konut ve arsa almaları konut fiyatlarını arttırmıştır. İstanbul’da konut fiyatları bir yıl içinde % 106 oranında artmıştır. Kiralar desen yine öyle. Yabancılarda para çok. Adamların paraları değerli. Ülkede giderek konut sıkıntısı artmaktadır. Böyle giderse bizim insanımız çadır kurmak zorunda kalacaklardır.

Kanada ülkede yabancılara konut satışını yasaklarken, biz her parası olan yabancıya gayrimenkul satıyoruz.

Bir Filistinli ülkelerinin topraklarının İsrailliler tarafından nasıl elde edildiğini açıklarken, “Bizler topraklarımızı değerinin çok çok üstünde İsraillilere sattık. Aldığımız paraları barlarda, pavyonlarda yedik. Zevk ve şatafat içinde yaşadık. Bugün de o günlerde yaptığımız aptallığın faturasını ödüyoruz. İsrail devleti bize ne yapsa azdır.”

Eğer gayrimenkul satışları böyle devam ederse korkarım, bir gün biz de Filistinlilerin durumuna düşeriz.

Bugün İsrail hükümeti, Filistin halkına zulüm ederken bağırıp, çağırıyoruz. İsrail elçiliği önüne giderek İsrail bayrağını yakıp, bir iki slogan attıktan sonra dağılıyoruz. İsrail ne yapıyor? İşine bakıyor. Altı yedi milyonluk İsrail devleti bütün dünyaya kafa tutuyor. Adamlar üretiyor, satıyor. Ekonomik anlamda çok güçlüler. Biz ise topraklarımızı yabancılara üç beş kuruş uğruna satıyoruz. Hatta yabancı ülkelerde ülkemizin gayrimenkul satışlarını pazarlamak için pazarlama şirketlerine, emlakçılara devletçe para yardımında bulunuyoruz.

Atalarımız bir karış toprağı yabancılara vermemek için Çanakkale’de, Sakarya’da, İnönü’de savaştı. Vatanlarını korumak için 14, 15 yaşındaki çocuklarımız savaşlarda şehit düştüler. Bizler bugün topraklarımızı birkaç dolar karşılığı satarak onların kemiklerinin sızlanmasına neden oluyoruz.

Bu vatanın bir karış toprağı için canını veren 14, 15 yaşındaki çocuklardan utanıyorum. Kara Fatma’dan, Nene Hatun’dan utanıyorum. Onların bize emanet ettiği bu toprakları üç, beş dolara satıyoruz. Zamanında silah zoru ile bizden alamadıklarını, şimdi biz gelin gelin, batan malların gemisi örneği onlara yok pahasına satmaya çalışıyoruz. Bir de onlara vatandaşlık hakkı veriyoruz. Ne karşılığı 250 bin dolar karşılığı. Neyse ki onu şimdi 400 bin dolara çıkardılar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi “Sınırlarımız bizim namusumuzdur.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Musa Hih - "batan malların gemisi" demişsiniz. Deyimin aslı. 'batan geminin malları'dır.

Öğrenciler de okuyor. Yanlış öğrenmesinler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Temmuz 12:23


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?