Bayram keyfi bitti, “napcez” şimdi?

Eee, her şeyin bir sonu var.

“Bayram keyfi” de bitti.

Hani eskiden şiddetli ağrıları dindirmek için “narkotik ağrı kesici” olarak morfin kullanılırdı ya, Türk milletine de “ekonomik, sosyal ve siyasal ağrılarını” dindirmek için 4 günlük bayram tatilini 9 güne çıkararak “ tatil morfini” yaptılar.

Kesesi dolu olup da “düğmesini” kapatıp sorunlarından uzaklaşabilenler, uzun tatilin keyfini çıkardı.

Diğerleri ise, ozanın “Bayram gelmiş neyime-Anam anam garibem-Kan damlar yüreğime-Anam anam garibem” dizelerini hatırlayıp, kös kös oturdu.

Öyle veya böyle, 9 günlük “ense yapma” sona erdi.

Bugünden itibaren gerçeklerimizle yine yüz yüzeyiz.

“Nerede kalmıştık” deyip, sorunlarımızla boğuşmaya başlayacağız.

Hastalıklı yapı

Klasik kuraldır.

Bir şeyin sonunda bir hata varsa, başında da bir hata vardır.

Hiçbir sorun, “nedensiz” değildir.

Türkiye bugün bu kadar sorunla karşı karşıyaysa, bunun nedeni kötü yönetimdir, sistemsizliktir, hastalıklı ekonomik, siyasi ve sosyal yapıdır.

Türkiye…

*Ürettiğinden fazla tüketiyor.

*Kazandığından fazla harcıyor.

*İhraç ettiğinden fazla ithal ediyor.

Böyle bir ülkenin “düzlükte” olduğunu söylemek mümkün mü?

Ürettiklerimizde ve markalarımızda “uluslararası rekabet gücümüz” yok.

Sürekli daha çok borçlanarak ve borcumuzu borçla kapatarak ekonominin çarklarını döndürmeye çalışıyoruz.

Böyle olunca da “dış kaynak bulma” sıkıntımız her geçen gün artıyor.

Türkiye’nin dış ve iç borçlanma düzeyine bakın, bunların getirdiği faiz ve kur farkı yüklerini hesaplayın, bu yükün altından bırakın bizi gelecek nesiller bile zor kalkar.

Döviz borcumuzun toplamı 617 milyar dolar

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’nin 2021 yılı sonu itibariyle 415.1 milyar dolar dış borç stoku vardı.

31 Mart 2022 itibariyle bu borç stoku 36.1 milyar dolar artarak 451.2 milyar dolara ulaştı.

Bu borç tutarı, milli gelirin yüzde 59.8’ine denk geliyor.

Bu kadarla kalsa iyi, ayrıca kamunun 29.3 milyar dolar, özel sektörün ise 136.3 milyar dolar “dövizli iç borcu” bulunuyor.

Yani Türkiye’nin toplam brüt döviz borcu 617 milyar dolar.

Bu da milli gelirin yüzde 78’ine denk geliyor.

Merkezi yönetimin Türk Lirası toplam borcu, 3 trilyon 364 milyar lira

Yine Hazine ve Maliye Bakanlığı verisi…

Merkezi yönetimin, 2021 yılı sonu itibariyle toplam 2 trilyon 748 milyar TL borç stoku vardı.

Bu borç stoku, 31 Mart 2022 itibariyle 3 trilyon 364 milyar liraya yükseldi.

Faiz ödemeleri

Gelelim faiz ödemelerine…

Merkezi yönetimin, bu yılın ilk 5 ayında ödediği faiz bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 49.6 arttı ve 121.9 milyar lira oldu.

Önümüzde daha 7 ay var.

Bir de biliyorsunuz “ek bütçe” getirildi, hepsini birlikte hesap edersek, yılın sonuna kadar toplam 329.8 milyar lira “faiz ödemesi” çıkıyor.

Bitmedi, bir de “Kur Korumalı Mevduat” düzenlemesi çerçevesinde ödenecek 66.2 milyar liralık “kur farkı” var.

Türkiye, bu rakamlarla nereye gidebilir?

Bir yılda 220 milyar dolar dış finansman gerekiyor

Türkiye’nin nisan sonu itibariyle bir yılda ödemesi gereken 182.4 milyar dolar borcu bulunuyor.

Bu borcun 35.4 milyar doları kamuya, 29.4 milyar doları Merkez Bankası’na, 117.6 milyar doları da özel sektöre ait.

Bir de başımızda “cari açık” belası var.

İlk 5 ayda 28.1 milyar dolar olan cari açığın yıl sonunda 40 milyar doları aşması bekleniyor.

Toplayın ikisini, Türkiye’ye bir yılda 220 milyar dolardan fazla dış finansman gerekiyor.

Nereden ve nasıl bulacağız bu parayı?

Son gelişmelerden sonra Türkiye’nin “uluslararası kredi risk primi” 900 baz puanı buldu.

Riskimiz bu kadar kötüyken, kim bize borç verir?

Verse bile, yüzde kaç “tefeci faizi” uygular?

Yüzde 12 mi, 13 mü?

Özetlersek…

Devlet de, özel sektör de, hane halkı da “borç batağı”nda.

Ve daha acısı, Türkiye artık “borç ödeme kabiliyetini” kaybetti.

Türkiye, artık dünyada “en yüksek borç krizi riskine sahip” 20’nciülke.

Dünya finans çevreleri, Türkiye’nin karşısına “soru işaretini” çoktan koydu.

İşte bizim “acı gerçeklerimiz” bunlar.

Bu nedenle “Bayram keyfi bitti, napcez şimdi?” diye soruyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# bir, tatil

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Geççek Geççek - Tek eğlencemiz televizyon ve gazeteler vardı.20 yıldır aynı türkü... Yalanlardan ,Aynı resmi görmekten bıktık. Gına geldi kaçacak kanal arıyoruz yüzde seksen doksanı aynı telden çalıyor. geriye iki üç kanal kalıyor. Onlara da rütük kapatma cezası veriyor.yARIŞMA PROĞRAMLARININ HATTA ÇİZGİ FİLM lerin bile içine ettiler. Geriye yabancı kanallardan BELGESEL ve SPOR PROĞRAMLARI izlemek kalıyor Sayelerinde .Hayırlısıyla bu azap bitse.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Temmuz 19:11
01

cenk - en büyük israf kamu...sürekli yarış düzenleyip kafasına göre ödül dağıtıyor.. kartepe belediyesi. karting ve rallinin kime ne faydası var. millet kartepe ye kafa dinlemeye geliyor siz raali ile ortamı bozuyorsunuz. zaten atv ler canımıza yetti....

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 18 Temmuz 10:46


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?