Vali Memduh Oğuz, cübbeli Ahmet’in İzmit günleri, dün ve bugün

İsmailağa Cemaati’ndeki post kavgası, “Cübbeli Ahmet” lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü’yü son günlerde yine Türkiye gündemine taşıdı.

Ölen şeyhin yeğeni Saadeddin Ustaosmanoğlu’nun, Cübbeli Ahmet’i “Erkeksen şeyhliğini ispat et, et de kasetlerini patlatalım” diye tehdit etmesi üzerine, Ahmet Ünlü de “Şeyhlik ilan etmek gibi bir derdim yok. Kasetleri çıkarmayan melundur. Allah’ın laneti üzerine olsun” çıkışını yaptı.

Cemaat içindeki bu kavga, beni yıllar öncesine götürdü.

1990’lı yılların sonlarına…

Ah o günler ah!

İzmit’te bir vali vardı ki, sormayın.

Ve o vali döneminde İzmit öyle şeylere şahitlik etti ki, anlatılacak gibi değil.

Peki, aradan geçen çeyrek asırda kentimizde ve ülkemizde değişen bir şey oldu mu?

Olmadı…

Bu günler, o günlerin bir kopyası.

İsimler değişti, olaylar aynı.

“Dini motif” yine ön planda.

Yönetenlerin paçalarından yine vıcık vıcık “din istismarı” akıyor.

Vali Memduh Oğuz ve Cübbeli Ahmet

1996-1999 dönemi…
Kocaeli, o tarihe kadar Memduh Oğuz gibi bir vali görmemişti.
“Su gibi” idi.
İçinde bulunduğu kaba göre şekil alırdı.
Hoş sohbetti.
Derin dini bilgisi vardı.
Saf görünürdü, ama konuşmaya başladığında herkes susardı.
ANAP döneminde vali oldu, kısa bir süre sonra da Refahyol Hükümeti kuruldu.
Memduh Bey’in halini görmeliydiniz.
Makam odası, sanırsınız ki, Refah Partisi’nin sohbet yeri.
Aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu partililerle Umre’ye gittiğini bilirdik.
Umre dönüşünde kendisini ziyaret edenlere “Rektifiye oldum geldim” ifadesini kullanırdı.
Cübbeli Ahmet, o yıllarda yeni ünleniyordu.
Her salı günü İzmit Mehmet Ali Paşa Camii’ne vaaz vermeye gelir, yer gök inlerdi.
Cemaat, caminin etrafındaki sokaklara taşardı.
“Cübbeli Ahmet” toplanan paraları İstanbul’a çuvalla taşırdı.
“Cübbeli Ahmet”le Vali Memduh Oğuz’un ne ilişkisi var diyeceksiniz.
Vali Bey’in, “Cübbeli Ahmet”i vaazdan sonra vali konağında defalarca ağırladığı bilinirdi.
Bir gün konuyu kendisine açtığımda, “Devlet olarak, bu tip kişilerin gerçek fikirlerini öğrenmek isteriz” cevabını almıştım.
Siyasi iklim, tıpkı bugünlerdeki gibiydi.

Her şey din açısından değerlendiriliyor, dini istismar edenler el üstünde tutuluyordu.

İmamlık yapan vali

O günlerde, bütün Türkiye, Vali Memduh Oğuz’un camide imamlık ve vaizlik yaptığına da şahitlik etmişti.
Refahyol Hükümeti’nde rahmetli Necati Çelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Şevket Kazan ise Adalet Bakanı idi.
Vali Bey, Çelik ve Kazan’ın Kocaeli günlerinde, parti programı olsa dahi, yanlarından ayrılmazdı.
Namaz vakitlerinde birlikte camiye girer, imamın yerine geçer, imamlık yaparak cemaate namaz kıldırırdı.
Bir defasında Doğantepe Köyü’nde vaaz bile vermişti.
Bu durum, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar aksetmişti.

Vali Memduh Oğuz ve 28 Şubat

Derken, 28 Şubat oldu.
Hani Erbakan’ın güya “askeri muhtıra”yı yediği tarih…
Refahyol gitti, yerine Mesut Yılmaz’ın başbakanlığında ANAP-DSP-DTP koalisyonu kuruldu.
Vali Memduh Oğuz, anında çark etti.
Refah Partilileri tanımaz oldu.
Milletvekili ve belediye başkanlarına kapısını kapattı.
Daha düne kadar, önlerine geçip imamlık yaptığı Necati Çelik ve Şevket Kazan’la ilişkisini kesti.
Telefonlarına bile çıkmadı.
28 Şubat’a kadar yemeklerde içki içmiyordu, 28 Şubat’tan sonra viski içmeye başladı.
23 Nisan Bayramı akşamı Venüs Restaurant’ta kutlama yemeği düzenledi.
Hiç böyle bir uygulama olmadığı halde...
Yekta Güngör Özden gibi ne kadar Atatürkçü görüşün sembolü olmuş kişi varsa yemekteydi.
Askeri ve sivil protokol tam tekmil…
İstanbul’dan ses sanatçıları geldi.
Yılmaz Morgül isimli sanatçıyı hatırlıyorum.
İlk şarkısını söyledikten sonra kısa bir konuşma yaptı.
Vali Memduh Oğuz’u yıllardır tanıdığını, kendisine Atatürk sevgisini Memduh Bey’in aşıladığını, ilk Atatürk rozetini O’nun taktığını, anlattı da anlattı.
Orada olsaydınız, Vali Memduh Oğuz’un Atatürkçülüğü ile ilgili duyduğunuz sözler karşısında gözleriniz yaşarırdı.
Her neyse…
Vali Bey, 28 Şubat’tan sonra, kendisinin Refah Partisi çizgisinde olmadığını anlatabilmek için çok çırpındı.
1999’da, depremden kısa bir süre sonra Kırklareli’ne atandı, oradan da merkeze alındı.

Memduh Oğuz’un Isparta Valiliği

Memduh Oğuz 10 ay kadar merkezde kaldı, 25 Aralık 2010’da Isparta Valiliği’ne atandı.

Isparta Valiliği’ne, Fethullah Gülen sayesinde atandığını bilmeyen yoktu.

Zaten kendisi de saklamıyordu.

Isparta’da FETÖ’nün bayraktarlığını yapıyordu.

Kaldırılan her taşın altından o çıkıyordu.

Tam yerini bulmuştu.

Ağustos 2013’te emekli oldu, Isparta’ya yerleşti.

30 Mart 2014 seçimlerinde, Isparta Belediye Başkanlığı’na AKP’den başvurdu, aday gösterilmedi.

O tarihten itibaren, yine de Isparta ile ilişkisini kesmedi, bazı aylarda İstanbul’da, bazı aylarda da Isparta’da yaşamını sürdürdü.

Ve biliyorsunuz, 25 Ağustos 2016’da FETÖ terör örgütüne üye olmaktan Isparta’da tutuklandı.

Yargılandı, 12Aralık 2017’de 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı; geçen yıl, 15 Eylül 2021’de cezasını tamamlayarak cezaevinden tahliye edildi.

Bütün bunları neden anlattım?

Türkiye, sürekli “gelgitler” yaşıyor.

Bir süre çağdaşlaşmada, akıl ve bilimde yol alıyor…

Ama bir bakıyorsunuz, bütün kazanımlarını kaybetmiş, Ortaçağ karanlığına gömülmüş bir noktada!

Bu arada olan, “devlet görevlisi” sıfatını unutan, dik durmasını bilmeyen, esen rüzgâra göre yön değiştiren, yaşadığı siyasi iklimden nemalanmaya çalışan, Memduh Oğuz gibi kişilere oluyor.

“Memduh Oğuzlar” dün vardı da, bugün yok mu?

Bugün de var.

Devletin temel ilkelerini unutup “iktidarın siyasi söylemlerini” kendilerine rehber edinenler, yine iş başında.

Eski Birleşik Krallık Başbakanı Winston Churchill (1874-1965), “Ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görürsünüz” der.

Ben de bugün, geçmişe bakmayanlara ve geçmişten ders almayanlara geçmişi göstermek istedim.

“İktidarlar” gelip geçicidir, ancak “devlet” kalıcıdır.

Devletimize ve devletimizin değişmez ilkelerine sahip çıkalım.

“İktidarın rüzgârına göre yön değiştirenlerden” olmayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# ile, bir, AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Iso - “Su gibi” idi. 'İçinde bulunduğu kaba göre şekil alırdı.' tespitinizin yerinde olduğu yazının tamamı okunduktan sonra çok iyi anlaşılıyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 17:45
06

Hakkı Savun - @Bi̇rbi̇len 04 nolu yoruma cevabı: Batırsın diye mi?

Yanıtla . 0Beğen . 4Beğenme 21 Temmuz 15:06
03

Mert - 1-) Geciken projeler ne olacak

2-) Gebze metro, kuruçeşme tramvay ne zaman bitecek?

3-) Denizi besleyen derelerin kirlilik ölçümü sürekli hale getirilemez mi?

4-) BHC sorunu ne durumda derince depoları ne olacak?

5-) Kapalı olan tren istasyonları niye açılmıyor. Adapazarı tren seferi niye halen sadece 10 sefer. Güzergahı niye kısaltıldı?

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 08:34
02

Vatandaş - kaleminize dilinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 08:30
01

Di̇laver Kadem Çi̇toğl - tek kelime ile harika bir yazı kaleme almışınız. Devletin temel ilkelerini unutup “iktidarın siyasi söylemlerini” kendilerine rehber edinenler, yine iş başında.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 21 Temmuz 06:39


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?