Yargı, yasamayı yok kabul ederse…

Ülkemizde çok garip şeyler oluyor, çok!

Bir ülke yönetiminde en temel ilke, “kuvvetler ayrılığı”dır.

“Yasama- yürütme -yargı” erkleri ayrı ayrı görev yaparlar ve birbirlerini denetlerler.

AKP iktidarında bu “kuvvetler ayrılığı” ilkesi ortadan kaldırıldı ve bu üç erk tek bir kişiye teslim edildi.

“Yasama” da, “yürütme” de, “yargı” da çoktandır Recep Tayyip Erdoğan.

Bu nedenle sürekli sıkıntı yaşıyoruz.

Bu nedenle ülkemiz kaosta.

Görev karmaşası var.

Yetki karmaşası var.

Kimin ne yaptığı, kimin eli kimin cebinde, kim hangi görevde belli değil.

Günlük yaşıyoruz.

Kurumları ve kuralları yok ettik, bir kişinin aldığı karar “kanun” ve “yönetmelik” yerine geçiyor ve uygulanıyor.

İşin garibi, bu olup bitenlere de kimse sesini çıkarmıyor.

Herkes, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” düşüncesinde.

Sana dokunmayan yılan bin yaşasın da, o yılan herkese dokunarak yol alıyor, sonunda sıra sana da gelecek.

Danıştay, TBMM’yi hiçe saydı, ama milletvekillerinden tık yok

14 partiye mensup 600 milletvekilinden oluşan bir Meclis’imiz var.

AKP’nin 286, CHP’nin 134, HDP’nin 56, MHP’nin 48, İyi Parti’nin 37, DP’nin 2, TİP’in 4, Memleket Partisi’nin 2, DEVA’nın 1, DBP’nin 1, BBP’nin 1, SP’nin 1, YP’nin 1 ve ZP’nin 1 milletvekili var Meclis’te.

Meclis’teki bağımsız milletvekili sayısı 6, 19 milletvekillik de boş bulunuyor.

İyi de bu Meclis ne iş yapar?

Verdiği kararlara sahip çıkıyor, daha doğrusu çıkabiliyor mu?

Daha geçenlerde yargı, yani Danıştay 10’uncu Dairesi, Meclis’i hiçe sayan, milletvekillerinin yetkisini elinden alan bir karar verdi.

Kararı biliyorsunuz…

Hani şu Uluslararası İstanbul Sözleşmesi ile ilgili karar.

Türkiye, 2014’te TBMM’nin onayıyla kadına şiddeti önlemeyi amaçlayan “Uluslararası İstanbul Sözleşmesi”ne girmişti…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimseye danışmadan, tek imza ile Türkiye’nin bu sözleşmeden çıktığını açıkladı…

Danıştay da, muhalefetin bu konudaki itirazını reddederek, cumhurbaşkanının uluslararası sözleşmeyi “Meclis’ten geçirmeden tek başına feshetme yetkisinin olduğuna” karar verdi.

Yani Danıştay, Meclis’in yetkisini kaldırdı, Meclis’i yetkisiz, etkisiz ve itibarsız hale getirdi.

Danıştay böyle bir karar aldı da, Meclis Başkanlığı’ndan bu kararla ilgili tık çıktı mı?

Çıkmadı…

Danıştay, ne demek istedi?

Danıştay’ın ne demek istediği açık.

Demek istedi ki, “Ey Türk milleti, boşuna yasamaymış, yürütmeymiş, yargıymış diye çene yorup durma. Bu ülkede her şeye bir kişi karar verir. Recep Tayyip Erdoğan… Erdoğan ‘İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılacak’ diyorsa, çıkılacaktır. Meclis de kim oluyormuş?”

Türkiye, aynen bu noktada.

Yasama, yok.

Yürütme, yok.

Yargı, yok.

Kurum, yok.

Kural, yok.

Böyle olunca devlet de yok.

Koskoca ülke, sadece bir kişinin kararlarıyla yönetiliyor.

Böyle bir ülkenin dünya kamuoyunda saygınlığı olabilir mi?

Faizin “günah olmayan” anlatımı

“Faiz” demiyorlar.

Ya ne diyorlar?

Döviz mevduatı sahiplerine verilen milyarlarca lira tutarındaki faizin adı, “kur farkı”…

Başka?

Gelire endeksli senet ihracında vadedilen yüzde 23 oranındaki faizin adı ise “getiri”…

Nasıl ama.

Paranı bankaya yatırıp “kur farkı” ve “getiri” adı altında “faiz” alırsan, “günah” değil…

Paranı bankaya doğrudan yatırıp “faiz” alırsan, “günah”!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# bir, ile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Vatandaş - Rize ziyaretine Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay başkanlarının da katılıp çay topladığı günler geldi aklıma. Dönemin Başbakanı Erdoğan, 2014’te Danıştay’ın kuruluş yıldönümü törenini terk ederken Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Erdoğan’ın gidişi sırasında ayağa kalkarak düğmeleri olmayan cübbesini iliklemeye çalışmıştı. Bu görüntü, yargının siyaset karşısındaki duruşu olarak yorumlanmıştı. Zerrin Güngör'ün kızı 3 gün içinde yapılan seri atamalarla en güzel ve yüksek mevkie yerleştirildi..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Temmuz 10:17
01

Emekli - Saygın yazar yasama yürütme yargı hepsi astalavista .artık tek adam var hepsi tek adam ne derse onu yapar.yani yasama yürütme yargı katledildi buyrun cenaze namazına

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Temmuz 21:50


Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?