Vebal

Geçen hafta sınav güvenliği ile ilgili vicdanları sarsan bir hadiseyi daha KPSS sınavı özelinde tecrübe ettik.

Bilhassa üniversite son sınıf öğrencilerinin KPSS sınav hazırlığına yönelik gayret, stres ve fedakarlıklarına çokça şahit olmuş bir üniversite hocası olarak adayların hayal kırıklığı ve haklı öfkelerini paylaşmamam mümkün değil…

Bu gibi hadiselerin gençlerin psikolojileri üzerindeki uzun soluklu muhtemel etkilerini düşündüğümde ise endişe etmeden duramıyorum…

Hele ki hadiseyle ilgili “güç mücadelesi” yani koltuk savaşı olduğuna dair yorumları okuduğumda ise, endişeme bir farklı öfke de eklendi…

Yorumların doğru veya yanlış olmasından bağımsız olarak böylesi bir sabotaj ihtimalinin mümkün olabilmesi vahimdir.

Vahimdir, zira işin teknik yönü bir tarafa, koltuk davası için gençlerin emeklerini, umutlarını, fedakarlıklarını ve dolayısıyla istikballerini bir kenara atabilecek derecede yozlaşmış bir mücadele anlayışının iyice yerleşmiş, kurumsallaşmış olduğunun göstergesidir.

Sınav güvenliği ihlalinin kanıksanmasına yol açar.

Böylesi bir kanıksama bilhassa genç neslin psikolojisinin bozulmasına yol açacak en temel nedenlerden biridir.

Öyle ya!

Emeğe güven duyma imkanları ortadan kalkarsa, çalışmanın anlamını nerede bulabilirler?

Çalışmanın anlamını kaybettiklerinde hayat tutunmak için hangi (doğru) yolu seçebilirler?

Adalet beklentileri karşılanmadığında güven duygularını nasıl muhafaza edebilirler?

Güven duygularını kaybettiklerinde hayatın anlamını nerede bulabilirler?

Hayat anlamını yitirdiğinde gelecekten ne bekleyebilirler? Gelecek tasavvuruna nasıl sahip olabilirler?

Gelecek tasavvuruna sahip olmadıklarında bir toplumun geleceği nasıl olabilirler?

Veya bir toplum böyle bir gençlik ile nasıl gelecek inşa edebilir?

Esasında, daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, filler tepişirken çimenlerin ezilmesi tam da bu demektir.

O nedenle, adaletsizliğin her türlüsü içimi acıtır ancak gençlere yapılan adaletsizliğe ve güven katline yüreğimin acısı ve öfkesi başkadır.

Zira benim açımdan umut dolu genç yürekleri yıkmak büyük bir acımasızlıktır.

Hem onlara hem de geleceğe yönelik bir vebaldir.

Kul hakkını ihlaldir.

Dolayısıyla sınav deyip geçmeyin…

İhlali ile yıkılan gençliğin psikolojisidir…

Geleceğin umududur…

Bunun vebali nasıl ödenir?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder

# ile, bir

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücrete yapılan zammı yeterli buluyor musunuz?