Diyanet, Atatürk düşmanlarının işgalinden kurtarılmalı

Artık tartışmaya gerek yok.

İyice netleşti.

Diyanet İşleri Başkanlığı, artık kendisini “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir kurumu” olarak görmüyor.

Öyle davranıyor…

Öyle kararlar alıyor…

Anma ve kutlamalarda “kafasına göre” takılıyor.

“Milli günlerimizi” yok sayıyor.

Sanırsınız ki, bağımsızlığını ilan etmiş farklı bir cumhuriyet.

Bütün bunları nereden mi çıkarıyorum?

Cuma hutbelerinde devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten tek kelime söz ediliyor mu?

Edilmiyor…

Başkan Ali Erbaş, Ayasofya’nın açılışında isim vermeden Atatürk’e lanet okudu mu?

Okudu…

Geçin bunları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 266 sayfalık 2021 yılı faaliyet raporuna bakın, sadece iki “milli gün” görürsünüz.

*Sarıkamış Şehitlerini Anma Günü…

*15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, yok!

30 Ağustos Zafer Bayramı, yok!

23 Nisan Ulusal Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yok!

 

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, yok!

Demek Diyanet İşleri Başkanlığı, kendisini bu devletin bir kurumu olarak görmüyor ve milli günlerimizi kutlama gereğini duymuyor.

Bu davranıştan, bu anlam çıkmaz mı?

Yıllık raporda, “Milli Gün ve Gecelerde Düzenlenen Programlar” başlıklı bir bölüm var.

Burada Diyanet İşleri Başkanlığı Türk Tasavvuf Musiki Korosu’nun etkinliklerine yer veriliyor.  

Diyanet'in, bu kapsamda sadece Sarıkamış Şehitlerini Anma Günü ile 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla etkinlik düzenlediği görülüyor.

Yine müzik korosunun etkinlikleri arasında, 15 Temmuz'dan Malazgirt'e, Kerbela Şehitleri'nden TRT’nin kandil programlarına kadar bir dizi etkinlik sıralanırken 29 Ekim, 30 Ağustos, 19 Mayıs, 23 Nisan gibi milli bayramlarımızın hiçbiri yer almıyor.

Bu nasıl bir cüret?

İnceleyin bakın, devletin belli başlı bütün kurumlarının milli günlerimizle ilgili kutlama programları vardır.

O günler geldiğinde, her kurum kendi çapında anma ve kutlama yapar.

Ama görüyorsunuz, Diyanet İşleri Başkanlığı, “milli bayramlarımızı” tanımıyor.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı “yok” kabul ediyor.

Atatürk’ü anmayan, daha da ileri giderek “lanet” okuyan Diyanet İşleri Başkanlığı, milli bayramlarımızı da tanımadığına göre, kendisini Türkiye Cumhuriyeti Devleti dışında “farklı bir statüde” konumlandırıyor demektir.

Nasıl bir statü bu?

Bütçesi, yedi bakanlığın bütçesinden daha fazla…

Bir vakıfları var, kaynakları sınırsız…

Başkanı, yurtdışına devletin özel VİP uçağı ile gönderiliyor…

“İlahiyat fakülteleri beni kesmez” diyor, hemen “Diyanet Akademisi” kuruluyor…

Bu gidiş nereye?

Diyanet İşleri Başkanlığı, nereye koşuyor?

“Rejim değişikliği” ateşi yakıldı da, bu ateşin dumanı, geçim derdi ve bitmek tükenmek bilmeyen zamlarla örtülmeye mi çalışılıyor?

 
 

Diyanet, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının işgalinden ne zaman kurtarılacak?

Diyanet İşleri Başkanlığı, bir süredir Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının işgali altında.

Bunu nereden mi çıkardım?

Geçmişini inceleyin, Diyanet, hiçbir zaman böylesine “rejim düşmanı” bir iklim yaşamadı.

Ama son 10 yıldır adeta ülkemizdeki gerici akımın bayraktarlığını yapıyor.

Eskiden böyle değildi.

Kurumda, kurucuları Mustafa Kemal Atatürk’e vefa vardı.

Atatürk sevgisinde birleşen bu milletin iradesine saygı vardı.

Bir örnek.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2007 yılında, Atatürk’ün doğumunun 125’inci yıldönümü nedeniyle büyük boy bir kitap yayınlamıştı.

Kitapta, “derleyen” olarak Dr. Mehmet Bulut’un imzası bulunuyor.

Kitabın giriş bölümünü birlikte okuyalım:

“Elinizdeki kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 125.yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Eser, Diyanet İşleri Başkanlığı süreli yayınlarında (Diyanet Gazetesi, Diyanet Aylık Dergi, Diyanet Avrupa Aylık Dergi ve Diyanet Avrasya Dergisi) farklı yazarlar tarafından kaleme alınmış ve değişik tarihlerde çıkmış Atatürk ile ilgili makalelerden seçmeler yapılarak derlenmiştir. Bu haliyle 25 makaleyi ihtiva etmektedir.”

Kitaptaki bazı bölümler şöyle:

*Atatürk’ü tanımak ve anlamak: Mustafa Kemal Atatürk 1981-1938, Atatürk’ü anarken.

*Kişiliği: Liderlik ve Atatürk, Liderlik kavramı ve Atatürk, Atatürk’ü anarken, Kahramanlar zinciri ve Atatürk.

*Bilim, Uygarlık ve Atatürk: Din, Bilim ve Uygarlık ışığında Atatürk’ü anlamak. Cumhuriyete giden yol ve Atatürk. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti ve din eğitimi. Atatürk ve Osmanlı tarihi. Atatürk’ten mesajlar.

*Atatürk ve İslam dini.

*Milli Mücadele, Atatürk ve din adamları.

*Eseri/Konuşmalarından seçmeler.

Kitaptaki bazı ifadelerden de söz edeyim:

*”Atatürk Türkiye’yi ‘çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak’ amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz: Siyasal devrimler, toplumsal devrimler, hukuk devrimi, eğitim ve kültür alanındaki devrimler, ekonomi alanında devrimler.”

*”Atatürk milleti ile millet de Atatürk ile muharebe meydanlarında kaynaşarak bütünleşti.”

*”Birbirlerine güvenleri tamdı. Şerefi, namusu, tarih ve varlığı için bunca insanüstü fedakârlıklara katlanmış bu büyük millete hâkimiyetten başka ne verilebilirdi? İşte, Atatürk’ün dehası buradadır. O, milletin kazandığını millete verdi. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletidir’ diyerek bunu tarihe tescil etti.”

Gördünüz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın özünde aslında Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığı yok.

Diyanet’te, aslında “doğumunun 125.yıldönümünde kitap yayınlayacak kadar” Atatürk’e sevgi ve saygı var.

Ama dedim ya, Diyanet özellikle son 10 yılda iyice siyasallaştı ve iktidarın rejim değiştirme hedefine yürürken kullandığı maşa haline geldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu işgalden kurtarılmalı ve gerçek işlevine döndürülmeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket KOCAELİSPOR PLAY-OFF'A KALACAK MI?
Tüm anketler