Reklamı Kapat

Yıllar önce

Tarih, 1 Mart 2003…

TBMM’de “çekiç güç” için tezkere oylaması yapıldı ve oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250 ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Çekiç gücün ülkemize gelişi reddedildi.

Tarih, 29 Ocak 2009…

O günkü Başbakan Erdoğan, Davos’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon, İsrail Cumhurbaşkanı Simon Peres’in de katıldığı “Gazze: Ortadoğu’da Barış” panelinde konuşmasının kısıtlanmasına tepki gösterdi. İsrail Cumhurbaşkanı’na “Sizin çocukları nasıl öldürdüğünüzü çok iyi biliyorum” diyerek tepki gösterdi.

 

HER ŞEYİN BİR BEDELİ VARDIR

Şöyle güzel, beğendiğim bir söz var; “Sabır, yüzü hiç ekşitmeden acıyı yudum yudum içine sindirmektir…”

Bugün geldiğimiz durum işte tam da budur. 2003’ten bu yana sabreden ABD ve 2009’dan bu yana ona destek veren İsrail sabrederek acıyı yudum yudum tadarak içlerine sindirmişler ve plan yaparak bu günlere gelmişlerdir.

Gelin hep birlikte hatırlayalım…

2003’te Barzani, TBMM oylama yapılmadan sonucundan emindi. “Benim içerde 70 milletvekilim var” diyecek kadar da küstahtı. Türkiye Cumhuriyeti’nin onları Saddam’ın elinden kurtarmasına karşı duydukları en ufak bir minnet kırıntısı dahi yoktu, hiç olmadı. Bugün dahi yok. Bizler için PKK’yı yok etmek ve Musul’a, hatta Kerkük’e kadar ele geçirme fırsatıydı o teskere. Fakat kendi ellerimizle büyük bir öngörüsüzlükle gene dostları düşman yaptık. Asla dost olmayacaklara da milyarlarca dolar akıttık.

Kimin parasını verdik?

Kimin olacak senin, benim, çoluk çocuğun parasını…

Dünyada bir İsrail gerçeği var. Neden bunu bir türlü görüp kabul edip, saffımızı ona göre belirlemiyoruz bir türlü anlamıyorum.

Hitler, Yahudileri öldürerek bitiremedi, tam tersine güçlendiler. Yoktan bir devlet meydana getirdiler. Bugün ABD ekonomisine hükmeden en büyük aileler, Yahudi ve Yahudi lobileri ABD senatosu üzerinde son derece etkin. Tüm bu gerçekler bir yana Yahudiler, Osmanlı’nın İspanyol engizisyonu sırasında kendilerine kapılarını açmasından ötürü Türklere minnet duyarlar ve düşmanlık yapmazlardı.

Ama yok biz gene gittik din kardeşi dediğimiz, her daim bizi arkadan vuran Araplarla hareket ettik. Türkler için ağzını açmayan, hatta bizi bir tarafa bırak Esad’dan kaçan dindaşlar için veya Arakanlı Müslümanlar için 1 dolar dahi harcamayı akıllarından bile geçirmeyen sadece kendini, erkeklik kuvvetini ve haremini düşünen Araplar için biz memleketi feda ettik, etmeye devam ediyoruz.

 

AKIL NEREDESİN?

Bakın bu Ortadoğu safsataları bizi ne hale getirdi. Bugüne kadar 30 milyar dolar harcandığı söylenen daha ucu gözükmeyen Suriyeli krizi, daha da bakacağımız ve çok insanımızın hayatına mal olacak olan 4 milyon Suriyeli ile baş başa kaldık. Bu arada İdlip nerede bilen var mı? Bizim İdlip’te ne işimiz var kardeşim.

Ordu bedavaya mı geziyor?

Bugün vize vermeyen ABD yarın silah ve mermi de vermeyecek. Halen kısır ve plansız düşüncelerle hareket ediliyor ve ders alınmıyor.

ABD intikam için Fettullah denen teröristi besledi, beslemeye devam ediyor. NATO müttefiki, dünyanın yadsınamaz büyük gücü olan ABD ile bugün gelinen noktada, Irak ve Suriye’de Kürt devletleri kurulması an meselesi. Biz ABD ve İsrail’in önemli dostluklarını kaybettik. Ekonomi büyük bir darboğazda. Almanya ile tarihsel sosyal ve ekonomik bağlarımız vardı, nerede ise dibe vurdu.

 

NEDEN?...

Özgürlükler adına iktidara gelen AKP bugün tam bir polis devleti görüntüsünde KHK ile devlet yönetiyor.

 

NEDEN?...

Nedeni bundan önceki yıllarda verilen yanlış kararlar. Bedeller ödeniyor ve maalesef daha da ödenecek.

Bizler toplum olarak eğitim seviyesi düşük, düşük olduğu için de bilgi ile değil duygularımızla karar veren insanlarız. Fakat karşımızdakiler öyle değil. Devlet yönetirken duyguya yer yok. Akıl ve plan ile hareket etmek zorundayız.

Suriyeliler yüzünden ekonomi allak bullak oldu. Dolar aldı başını gidiyor, Euro her gün yükseliyor. Devlet politikalarına ve planlamasına inanıp yatırım yapanlar yandı. Uzun vadeli borcu olanlar şaşkınlık içerisinde. Turizm durma noktasına geldi.

 

NEDEN?...

Nedeni belli, Ortadoğu bataklığında saplanıp kalmak üzereyiz.

Vergileri artırsan ne olur ey hükümet… Turist yok, üretim yok, satış yok, kazanç yok. Kazanamayan adamdan neyin vergisini alacaksın?

Ahh, pardon unuttum, anayasayı değiştirince tüm bunlar bitecekti değil mi!

Hay Allah ne kadar aptalım…

Bugün yarın ekonomi düzelir, PKK sorunu biter, ESED denen herifi indirir, PYD, PDY artık ne kadar terörist varsa yok ederiz.

Allah yardımcımız olsun diyerek yine kendi işimizi Allah’a emanet edelim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Haluk Ulusoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?