İçimizdeki tanrı

Merhaba sevgili okurlar,

İlişkilerimizde neleri biriktiririz? Herkes dostluk biriktirdiğini söyler.  Ancak, bu dostluklar genelde uzun ömürlü değildir. Uzun ömürlü kadim dostum  diye nitelendirdiğimiz insanlara çok az rastlarız.

Süreç içerisinde samimiyetle yolumuza devam etmişsek, arkadaşlık kadim dostluğa dönüşür. Biliriz ki, o insan ne olursa olsun hep yanımızdadır.  Karşılıklı çıkarlar gereği birlikteysek, akrabalıktan ya da iş gereği birliktelikler varsa, bunlar zorunluluktan doğan dostluklardır. Zorunluluk kaybolunca biter. Kadim dostluklar, ömrümüz olduğu sürece devam eder. 

Bazen de, öfke biriktiririz farkında olmadan. İçten içe biriktirilmiş kızgınlıklar, ortam gereği dile getirilmemiş içerlemeler  zaman içerisinde birikir birikir, bir noktadan sonra patlar.

Bazen çıkarlar öne geçer. Menfaatlerin işbirliği vardır. Menfaatler devam ettiği sürece her şey yolundadır.

Oysa herkes, samimi dostluk arar. Kimse ben çıkarlarım için birlikteyim. Çıkarım olmasa umurumda bile olmazsın demez.

Herkes doğruluktan bahseder, adalet ister, içtenliğin önemini ve gerekliliğini vurgular. Bir ortamda konu arkadaşlıktan söz açıldı mı, kavramlar havada uçuşur. Deyim yerindeyse mangalda kül bırakılmaz. Oysa gerçek, konuşulanlardan çok farklıdır. İnsanoğlu, olduğu varlığı değil, olmak istediği varlığı anlatır durur. Sanki hayal dünyasındadır. En doğru insan kendisidir. En adaletli, en dürüst insan kendisidir. Kimse ortaya çıkıp, yeri geldiğinde bende ikiyüzlülük yapıyorum. İşime geldiği gibi davranıyorum. Ne yapayım bende böyleyim diyemez.

Mesele, tüm bu davranışların ne kadar farkında olduğumuz  meselesidir.  Kişi,çıkarcı davranışlarının farkında mıdır? Yoksa, kendine bahaneler üreterek içini rahatlatmakta mıdır? Mesele tam da budur.

Eğer farkındaysa, gelecekte düzelme ihtimali vardır. Kendini aklama çabalarıyla mazeretler üretiyorsa, bu tehlikeli bir durumdur. Böyle insanlardan hızla uzaklaşınız.

Kişinin samimiyeti, iyi ahlakı, vicdan muhakemesiyle ilişkilidir. Vicdanlı insan,karşısındakini de kendi gibi görür. Vicdan, insanın içindeki tanrıdır demiş Victor Hugo. Sizin içinizdeki tanrının, sesi gür mü çıkıyor? Yoksa sessizliğe mi bürünmüş? Birçok şeyi duymazdan mı geliyor? Hepimiz, içimizdeki tanrının sesini, can kulağımızla dinleseydik, dünya nasıl olurdu?

Vicdanlı, iyi ahlaklı,sözüyle özü bir olan insanların hızla çoğaldığı bir dünya diliyorum.

Sevgiyle Kalın.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ayşe Sarızeybek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?