Reklamı Kapat

Kaç kişinin daha ölmesini bekliyoruz?

Son günlerde birbiri ardına yaşanan iş kazaları gözleri yeniden iş güvenliğinin önemine çevirdi. Ölümlü bir kaza olmadan yollara set ya da sinyalizasyon yapılmadığı gibi, ölümlü iş kazası yaşanmadan da iş güvenliğini kimse umursamıyor…

2013 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Güvenliğini içeren kanun o günden beri taviz verilmeden uygulansaydı bugün bu ölümlü ve yaralanmalı iş kazaları büyük oranda azalacaktı. Ama olmadı, uygulanmadı ya da uygulanamadı. Ertelendikçe ertelendi. Kimse bu ertelemeden faydalanıp kendine çeki düzen vermeyi düşünmedi, “bir sene daha, iki sene daha rahatız” dedi. Zaman gelince de “kağıt üzerinde prosedürü uygulayayım, gerisi çok önemli değil” demeye devam etti. Neticesinde, iş kazalarının da ardı arkası kesilmedi. Sadece Kartepe’de 10’dan fazla insan kanunun yürürlüğe girdiği tarihten beri iş kazaları sonucu hayatını kaybetti. Kayıtlara girmeyenlerle birlikte yüzün üzerinde kişi de yaralandı.

Bu ölümlerle birlikte giden sadece bir can olmuyor, kaç aile, kaç çocuk, kaç insan kayboluyor. Daha fazla kazanma hırsı, suistimaller, vurdumduymazlık devam ettiği müddetçe bu kazalar da devam ediyor. Halbuki başımıza bir iş gelmeden gereken tüm tedbirlerin alınması gerekmiyor mu? Gerekli eğitimlerin verilmesi, sağlık kontrollerinin yapılması, iş kanunlarının “tavizsiz” bir şekilde uygulanması gerekmiyor mu? Tüm bunların yanında devletin ilgili mercilerinin bir an evvel gerekli incelemeleri yapıp ve caydırıcı cezai işlemler uygulaması gerekmiyor mu? Daha ne kadar bekleyelim, daha ne kadar can gitsin?...

 

Yollar, ah yollar…

Kartepe’de her yer köstebek çukuru, “bu yollar ne zaman yapılacak” diye soruyorduk uzun zamandır. Vatandaşın haklı talebine kulak veren yetkililer ilçe genelinde yol yapım çalışmalarına başladı. Aslında Başkan Üzülmez göreve geldiği günden beri bu konuda gayret gösteriyor. Ancak gerek bu anlamdaki tecrübesizliği, gerekse iyi bir ekip kuramaması nedeniyle bu konuda büyük zafiyet yaşadı. Üzülmez göreve geldiğinde ilçenin birçok cadde ve sokağına parke ve asfalt yapıldı ama bu çalışmalar yeterli ve memnuniyet yaratacak düzeyde olmadı. İhaleye çıkılarak yapılan bu yolların birçoğunda tartışmalar bitmedi. Kiminin evinin önüne kadar parke yapılırken, kiminin yoluna hiç dokunulmadı. Denetim yetersizliği ya da kullanılan malzemenin kalitesizliği gibi nedenlerle de bu yolların birçoğu bozulmuş durumda. Bu arada kurumlar arası iletişimsizlik de bu sorunlarda başrol oynadı. Bir sokağa yol yapılıp ertesi gün başka bir kurumun kazdığına şahit olduk yine. Yeni asfalt atılan bir yolu iş makinalarının eşeleyerek hiçbir işlem yapmadan bölgeden ayrıldıklarını biliyorum. Başka bir caddeye atılan asfaltın ise aradan bir ay geçmeden delik deşik olduğunu, şimdilerde ise ağlanacak halde olduğunu da biliyorum.

Bugünlerde özellikle asfaltlama çalışmalarına yeniden hız verildiğini hepimiz görüyoruz. Bakın geçmişte yapılan hatalar yeniden yapılmasın diye hatırlatmakta fayda görüyorum. Yolun yapılması vatandaşı ne kadar mutlu ediyorsa, gelişigüzel yapılması da bir o kadar canını sıkıyor. Çünkü bu yollar vatandaşın parasıyla yapılıyor. Kim parasının çöpe gitmesini ister! Bir düzen ve tertip içinde bu yollar yapılsa olmaz mı? Daha şimdiden asfaltın yamuk yumuk halini görebiliyoruz. Yahu göz var nizam var! Temel'in tünel kazması gibi olmuş bazı yollar. İki şerit ayrı zamanlarda asfaltlanıp ortada düzgün birleşemeyince resmen kot farkı oluşmuş. 

Bir teknolojinin geldiği noktaya bakalım, dönüp bir de yaptığımız asfalt yollara… İnsanın gözüne böyle birçok nokta takılınca, yeni yapılacak yollarla ilgili kaygı duymakta da haklı oluyoruz sanki. Bu anlamda tecrübeli olan Başkan Yardımcısı Murat Balaban’a ciddi görev düşüyor. O da artık Kartepe'ye tamemen alışmıştır. Bu işlerde hiçbir bahane üretmeden gereken özveriyi göstermeli. Çalışkan ve dürüst kişiliğini ekibine de yansıtmalı. Kurumlarla olan bağları güçlendirmeli, diyalogu bir an bile kesmemeli.

Bir kaç örnek vermeyi faydalı buluyorum. Mahallenin iki ana yolu kapalı. Bir tarafta köprü diğer tarafta altyapı çalışması yapıldığı için iki ana damar da resmen tıkalı. D-100’e çıkışlar ise dal-çık projesi nedeniyle kapatıldı. Peki bu bölgede oturan bir vatandaş başka bir mahalleye nasıl geçecek? İş yeri sanayideyse, o bölgede çalışıyorsa buraya nasıl gidecek? Ancak aracı olan ve yolları bilen biri gidebilir, o da Sarımeşe'yi dolaşarak. Ya o yolu Köseköy'e kadar yürümek zorunda olan öğrenciler ne yapacak? Ne bir güvenlik tedbiri var, ne de alternatif bir yol. Çamur deryasındaki yolları geçtim, can güvenliği bile yok bu insanların. Allah'a emanet gidip geliyorlar. Yine aynı bölgede yol çalışması var diye bir metrelik çukura göz yumulmasın lütfen! Çağırın müteahhidi, çağırın ilgili kurumun temsilcisini ve hesabını sorun. Olmuyorsa siz el atın, mağdur etmeyin insanları. Birçok araç sanayiden çıkamaz hale geldi. Biraz profesyonel olunsa, iyi bir ekiple birlikte bir programa göre hareket edilse bunların hiçbiri değilse de eminim yüzde 80’i yaşanmaz. O yüzden kurumlarla iyi diyaloglar geliştirilmeli diyoruz, o yüzden yaptırım gücüne sahip olunmalı diyoruz. Sonunda iyi bir iş çıkacaksa vatandaş  her türlü zorluğa katlanır, sabır gösterir ama böyle vurdumduymaz görüntüler eşliğinde olmamalı bu işler. 

Niyetim yapılan işi küçümsemek ya da “eleştirmek için eleştirmek” değil. Aksine, daha iyisi yapılsın, o çok söylenilen “beyt-ül mal” heba edilmesin istiyorum. Bunu sadece ben değil, herkes istiyor. İdarecilerimizin bu konudaki hassasiyetini bilerek yazımı Hz. Ömer’in hutbede söylediği şu sözlerle bitirmek istiyorum;

“Ey insanlar! En hayırlınız olmadığım hâlde sizin başınıza halife seçilmiş bulunuyorum. Şayet vazifemi hakkıyla yaparsam bana yardım ediniz. Yanlış hareket edersem bana doğru yolu gösteriniz.”

Muhteşem bir tavır, değil mi? 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?