Sel gider kum kalır!

Altı ay sonra, içinde bulunduğum kurumun yöneticiliğinden ayrılmamın ikinci yılı dolacak. Bu süre zarfında hayatımın ilklerini gördüm. Ömür boyu aklıma gelmeyecek çeşitli kumpas ve algı operasyonları ile karşılaştım.

Bunun altında kimlerin var olduğu mutlaka ortaya çıkacaktır. Şimdilik hiç kimseyi ya da herhangi bir kurumu suçlamak istemem. Haklı olduğuma inandığım için konuyu yargıya taşıdım. Şimdi sonuçlarını bekliyorum. Yavaş fakat titizlikle ilerleyen bir süreç yaşıyorum. Er ya da geç gerçeklerin ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Zamanı geldikçe sonuçları sizlerle paylaşacağım.

 

Bazı gazeteciler (ki birisi gazetenin sahibi tarafından işten atıldı, şimdi başka bir yerde yazıyor; diğeri ise gazetesi kapatıldı, internet üzerinden yayıncılık yapıyor) hakkımda haber yaptılar. Bu durum gayet doğal ve sıklıkla karşılaşılan bir tablo. Medyada haberlerin kaynağı açıklanmaz, duydukları veya kendilerine iletilen bilgilere göre doğru ya da yanlış bilgi olmasına dikkat etmeden haber yazabilirler. Bunu karşılığında benim yapacağım şeyler çok fazla değildi. Şunu yaptım; konuyu yargıya taşıdım ve hakkımı arıyorum. Bunu yaptım ve beklemeye devam ediyorum.

 

İnsanın, gazetedeki köşesinde kendisi ile ilgili bir şeyler yazmasını her zaman garip karşılardım. Ama bu defa buraya yazabiliyor olmanın şansını kısa da olsa değerlendirmek istiyorum. Yargıya taşınmış bir konuyu burada açmayacağım. Ama ister yazmakta olan gazeteciler (!) olsun, ister hakkımda neler oluyor diye  öğrenmek isteyenlerim olsun, onlara söylemek istediğim tek şey, biraz sabırlı olmaları ve yargılamanın bitiminde sonuçları hep birlikte görmeleridir.

 

Gerek hocalığım gerekse yöneticiliğimde her zaman herkes ile son derecede iyi bir tempo yakaladım. Bu kente geldiğimden bu yana öğrencilerimin daha iyi yetişmeleri ve Dünyayı tanımaları, gelecek yaşantılarının en iyi geçmesi için her türlü etkinliği düzenlemede zerre kadar tereddüt etmedim. Sporun ve sporcuların gelişimi için her türlü desteğin yaratılmasında öncülük etme yanında gerek Üniversitedeki çalışma arkadaşlarımla, gerekse şehirdeki sporun yüksek verimli insanları ile sürekli birlikte çalıştım. Çok merak edenlerimiz, gazetelerimizin eski tarihli sayfalarına bakarak bunları görebilirler.

 

Yeterli midir bu çalışmalar? Bana göre asla... Şimdiki dileğim, burada göreve başladığımdan bu yana yetişmiş olan öğretim üyesi arkadaşlarımın daha iyi hizmetler yaratacak olmalarıdır. Kocaeli, çok dinamik ve yüksek tempolu her türlü faaliyeti rahatlıkla yürütecek bir yapıya sahiptir. Spor ve Spor Bilimleri de buna adapte olacaktır.

 

Şunu veya bunu yaptım demekten nefret ederim. Yaparız ve sonuçlarına bakarız. Ve çok da hatalarımız oldu... Ancak hatalarımızdır bizi bugünlere taşıyan...

 

Bilinen bir hikaye vardır; bazıları koltuğa oturur, koltuk onu adam eder, diğerleri ise oturduğu koltuğu adam eder. Ben ikincisi olabilmek için sürekli çalıştım. Kusura bakmasınlar, bundan rahatsız olanlar ortaya çıktılar ve çalıştılar. Şimdilik başarmış görünüyorlar ama daha önce de söylediğim gibi, er ya da geç doğrular ortaya çıkacak ve adalet tecelli edecektir. Ben kendimden eminim, ancak diğerlerine sabırlı olmalarını diliyorum.

 

Kendilerini rol model olarak aldığım, sevdiğim ve görüşlerine değer verdiğim onlarca insan var. İçlerinde öğretim üyesi, iş adamı, siyasetçi, komşu, esnaf olanlar var. Onların tamamından aldığım mesaj şu: “Sel gider kum kalır!”. Bu yüzden konuyu uzatmadan burada bitiriyorum. Zamanı geldikçe küçük de olsa bazı açıklamaları paylaşacağımı bilmenizi istiyorum.

 

Bu arada, benim ne bir siyasi parti ile, ne bir sendika veya başka herhangi bir kuruluşla uzaktan yakından ilişkim yoktur. Merak etmeyin hemen hemen her sektörde ve siyasi partilerde arkadaşlarım, dostlarım da bulunuyorlar. Konuyu onlar da takip ediyorlar. Hiçbirinden zerre kadar herhangi bir şey yapmalarını istemedim, istemem...

 

Her zaman ve tek istediğim öğrencilerimin daha iyi yetişmeleri, spora ve spor bilimlerine daha yüksek katkıda bulunabilmektedir. Asistanlıkla başladığım bu meslekte 36 yılını geride bırakmış, spor eğitimi dışında hiçbir şeyle uğraşmamış bir hocanın yazdıklarını okudunuz. Spor ve spora ilişkin yüzlerce köşe yazısı yazan biri olarak bu yazıyı yazmak bana daha zor geldi. Ama bunu da yazmak gerekiyormuş.

 

Umarım moralinizi bozmadım. Aylarca, “senin yazın, kalemin güçlüdür, yazsana bir şeyler diyen” çok yakın dostlarım ile tartışıp duruyordum. Galiba bu vesile ile onların isteklerini yerine getirmiş oldum. Biraz zamanınızı çaldım. Başka bir yazımda başka konularda buluşmak üzere...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?