Gizle

Türkiye, savaş ekonomisine geçiyor

Türkiye’de siyaset, hemen her gün farklı bir gelişmeye sahne oluyor. Reza Zarrab olayının şokunu üzerimizden atamamışken, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun dekontlarını tartışır olmuştur. Sonrasında aniden İsrail’in para babalarından gelen emir sonrasında Amerika’dan yapılan “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu ve ABD’nin büyük elçiliğinin bu şehre taşınması” yönündeki kararı birden gözleri Ortadoğu’ya çevirmişti.

O Reza Zarrab’ın ortaya koyduğu iddialar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kamuoyunun gündemine getirdiği, iktidar cephesinden ise “sahte” yakıştırmasının yapıldığı belgeleri kimse tartışmıyor, meselenin adli durumunun ne olduğunu soruşturmuyor…

Şu anda Kudüs’e yoğunlaşmış durumdayız. Fakat görürsünüz, ABD ve İsrail bu konuda geri adım atacaklarmış gibi geliyor bana. Zira bu tepki kısa zamanda bölgeyi yangın yerine çevirecektir.

Buna emin olabilirsiniz…

Haliyle siyasetimiz çok gevşek bir halde. Her türlü gelişme ile gündemimiz değişebiliyor. Şahsi olarak Türkiye’de Ortadoğu’nun çok sıkıntılı geçtiği bir dönemde savunma sanayinin bütçesinin yüzde 40 oranında artırılmasını doğal karşıladığımı söylemeliyim. Bana göre Türkiye yavaş yavaş savaş ekonomisine geçiyor. Birilerinin aksine bu duruma ben olumlu yaklaşıyorum. Fakat bunu yaparken halk da mağdur edilmemeli. Maaşlar da belirli oranda yükseltilmeli, yaşam maddelerine yapılacak zamlar mümkünse geri çekilmeli…

Elde edilen savunma gelirleri ile doğal olarak bol bol silah alınacaktır. Özellikle Rusya’dan alınan S-400 füzelerinin ABD’yi neden bu kadar rahatsız ettiğini bilmeyecek kadar aptal değil toplumumuz. Artık belli zümreden silah almak zorunda olmayan bir ülkeyiz. Teknolojimizin hangi aşamaya geldiğini ya da gelmek üzere olduğunu da şu yerli otomobil muhabbetleri ile göreceğiz…

Bakalım bu işin altından kalkabilecek miyiz?

Yerli otomobil” diyoruz, fakat bu ifadeyi “Tamamen yerli otomobil” olarak değiştirmeliyiz. Çünkü şayet ortaya gerçekten bir yerli ürün çıkaracaksak o işin yazılımından hammaddesine kadar her şeyi yerli diyebilmeliyiz. Yoksa orasını İtalya’dan, burası Fransa’dan, ötekini Almanya’dan aldıktan sonra, Japon otomobillerinin teknolojisini kullanacaksak bu işe yerli diyebilme yansımız çok mümkün görünmüyor…

Evet, sürekli değişen gündemimiz içinde sizlere birkaç küçük hatırlatmada bulunmak istedim, hepsi bu kadar…

Zehra Hanım’ı tebrik ediyorum

Dr. Zehra Coşkun Salih’i yakından tanırım. Çok iyi ve konusunda başarılı bir hekim ve aynı zamanda yöneticidir. Körfez Diş Hastanesi’nde uzun süre yaptığı başhekimliği sırasında başarıları ile hep dikkat çekmişti…

Ekibi ve dahası hastalar tarafından da takdir edilirdi.

Son olarak Gölcük Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ne yine başhekim olarak atanmıştı. Yeni İl Sağlık Müdürü Şenol Ergüney de kendisine başarılar dilemiş ve çiçeğini takdim etmiş.

Zehra Hanım, sağlık alanında gerçekten çok özel bir isimdir. Kendisinin ayrılışını Körfez ilçem açısından kayıp olarak nitelesem de Gölcük için kazanç olarak görebilirim. Kısacası Gölcük halkı ne yapsın etsin Zehra Hanım’ın kıymetini bilsin.

Kendisine bir kez daha başarılar diliyorum…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?