Ne olur, şu oda seçimlerine siyaseti bulaştırmayın!

Türkiye’de siyaset sadece kendi mecrasında ilerlemiyor. Sadece partilerine oy istemekle yükümlülüğü bulunan, teşkilatlarını sahada çalışmaya bu yönde kanalize etmesi gereken insanlar nedense güç elde edebilmek için meseleyi çok daha farklı noktalara taşımak isterler.

Öyle ki basit bir dernek seçimi bile siyasilerin karşılıklı olarak güç gösterisine dönüşebilir.

Bu seçimler hele ki bir oda kongresi ise sormayın gitsin…

Eskiden bu mesele kent ya da bölgesel milliyetçilik üzerinden yapılırdı. Fakat şimdi siyasi partiler oda seçimlerine öylesine bir müdahil olmaya başladılar ki, sormayın gitsin…

Türkiye genelinde sanayi ve ticaret odaları başta olmak üzere hemen her oda seçimine siyaset birinci dereceden devreye girme lüzumu hissediyor. Esnaf odaları da bu durumdan en fazla etkilenen kurumlar durumunda.

Hemen her siyasi görüş bir adayın arkasında saf tutuyorlar. Aynı şekilde esnaf odalarının altında bir araya geldiği birlikler de haliyle bu cendereden kendini uzak tutamıyor.

Son yapılan birlik seçimlerinin ardından Kemal Kaya’nın yaptığı “Siyaset bu seçime ilk elden müdahil oldu. Büyük bir güce karşı seçimi kazandım” şeklindeki sözünü hala unutmadım…

Şimdi odanın bulunduğu tüm ilçelerde oda seçimleri yapılacak. Görürsünüz hepsine iktidarıyla, muhalefeti ile hemen herkes bir şekilde dahil olmak lüzumunu hissedecek.

Ben işte buna katılmıyorum. Esnaf ve ticaret erbabı sizin siyasetinizin maşaları olarak görülmemeli. Elinizi bu odaların üzerinden çekin. Siyasetinizi adam gibi meydanlarda yapın. Kimseyi zan altında ve zor durumda bırakmayın…

Şu diyanet meselesi!

Neymiş efendim, bu ülkede din, diyanet işlerine bakan başkanlık, bir yayında bulunmuş ve, “Kızlar 9, erkekler de 12 yaşında buluğ çağına ererler” demiş…

Bir kere en başından söylemek gerekir ki; 9 yaşındaki bir kıza kadın gözüyle bakan da, buna müsaade eden de aşağılığın en önde gidenidir. Fakat diyanetin ifadesi inanın çok başka.

Yahu burada anlatılmak istenen işin özünde maneviyatın yanı sıra fiziki bir tespitte bulunmak. Tabi bizim ‘Ate’ düşüncesinde olan arkadaşlar, dünyevi anlayışı dinden muaf olan arkadaşlar, olayı “Vay bu diyanet küçük kızları evlendiriyor. Bu diyaneti kapatmak lazım” diyerek feryadı-ı figan etmeye başlamışlar.

Cevabı Hüseyin Murat Özdere vermiş, sosyal medya hesabından:

Erkek kardeşinin yanında anadan üryan gezen Pelin Batu…

Öz yeğeni ile aşk yaşayan Murat Başoğlu…

Kardeşler aralarında cinsel ilişki yaşayabilir diyen Ahmet Altan…

Kendi 16 yaşında olduğu halde 33 yaşındaki bir erkekle aşk yaşayan Aleyna Tilki…

18 yaşından çok daha küçük yaşlarda cinsel tecrübe yaşanmasını teşvik ve tavsiye edenler...

Homoseksüelliği özendirip adına ‘cinsel tercih’ diyenler…

Bunların hiç birisi sapıklık ve ahlaksızlık olmayacak

Amma velakin…

Diyanetin bir kitabının bir sayfasında ‘Kızlar 9 yaşında erkekler 12 yaşında akıl baliğ olur’, başka bir sayfasında ise ‘İnsanlar akıl baliğ olunca evlenebilir’ diyecek.

Sizlerde buna sapıklık diyeceksiniz.

Hüseyin Bey çok haklı, bazen sapla samanı karıştırmamak lazım…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?