Bir devlet hastanesi macerası!

Bir sağlık sorunum nedeniyle, Gölcük Devlet Hastanesi’nden bir hafta kadar önce internet üzerinden randevu aldım.

Randevu günüm, saatim, muayene olacağım doktor ve “randevu onayım” tamam.

Rendevu günü bir saat öncesi hastanedeydim. 13.00’a randevu almıştım. Öğle tatilinde hastane koridorları nispeten boştu. Bütün bir hastaneyi dolaştım, doktorumu bulamadım! Sonunda, güvenlik görevlisine sordum, o da araştırdı ve ; sizin doktorunuz Donanma’daki ek hastanemizde, oraya gideceksiniz” dedi. Saate baktım, 12.35’i gösteriyordu. Randevu saatime 25 dakika vardı. Aracımla Donanma’nın Değirmendere tarafındaki girişine geldim. Ana Giriş dışındaki nöbetçi asker; “buraya park edemezsiniz, dışarıda bir yer bulun” dedi. Nizamiye girişinde özel cihazlardan geçtim, karşı ofiste sıraya girdim. Hem hastane hem de asker girişleri, bu ofisteki iki aşamalı işlemden sonra mümkün olabiliyor! Sonra, servis aracı gelip hastaları hastaneye taşıyor, sonra tekrar kapıya bırakıyormuş!

Sırada büyük bir sabırla bekliyordum. Saat 13.05 olmuştu. “Sıramı kaçırırsam ne olur?” diye düşünürken, ilk aşamadaki görevli, sanki düşüncemi okumuş gibi; “Meraklanmayın, doktorlar da buradaki işlemleri ve gecikmeleri biliyorlar, saat 16.00’a kadar muayene yapıyorlar” dedi.

İşlemler seri şekilde olmuyordu. Birinci aşamadaki görevli hüviyeti alıyor, fotokopi çekiyor, kime ne için geldiğinizi soruyor, önündeki forma yazıyor. Sonunda, telefon numaranızı ve imzanızı alıyor, hüviyet fotokopisini size uzatıyor ve; “Yan taraftaki görevliden giriş kartınızı alacaksınız” diyor! Giriş kartı alabilmek için de bir o kadar bekliyorsunuz! Bir vatandaş; “Ne oluyor kardeşim, Almanya’ya mı gidiyoruz? Pasaport kuyruğunda mıyız?” diye sitem ediyor ama kimsenin umurunda değil!

Bir diğer vatandaş, kısık bir sesle; “Bu askerler hep böyledir. İşleri güçleri vatandaşa eziyet!” demez mi? Canım öyle bir sıkılıyor ki…

  • Be adam; Askeri Hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na bağlama kararını askerler mi aldı? Bir askeri alana girerken elini kolunu sallayarak girilir mi? Diyecek oluyorum, vazgeçiyorum!
  • “Biz KOZMİK ODAYA bile pat diye girdik, ne olmuş yani? Derse diye susuyorum. Ama, daha fazla onurumla oynatmamak için “ben muayene olmaktan vazgeçtim, alın kağıdı gidiyorum” diyerek orayı terk ediyorum!

AKP iktidarı, “kumpas davaları” nı kullanarak Ordu’muzu halkın gözünde düşürmeyi çok iyi başarmış!

“Sağlıkta reform yaptık” söylemlerinin arkasında, “sağlıkta sefalet” manzaralarını gördükçe kahroluyorum. Devlet Hastaneleri de Özel Hastaneler de insan seli olmuş! Hastalıktan ve hastadan geçilmiyor.

Üstelik, sağlıkta büyük bir kaos egemen.

Son sistem cihazlarla yapılması istenen tetkikler ve dünya ilaç tekellerinin yüksek fiyatlarıyla ulus olarak soyuluyoruz! Hemen her gün gazetelerde, “yurtdışından getirilmesi gereken pahalı ilaçlar” için yardım çağrısı yapan insanlara tanık olmuyor muyuz?

Doğal çevremiz insafsızca katlediliyor, sağlıklı çevrelerde yaşayamıyor işsizlik ve düşük gelir yüzünden yeterli beslenemiyor insanlarımız!

Şimdi bir de “ŞEHİR HASTANELERİ” çıkıyor karşımıza!

Arazi devletten, inşaatı yükleniciden!

Yükleniciye “hasta sayısı için garanti” veriliyor! Üstelik, 15-20 yıl hastane çevresindeki tüm ticarethanelerin gelirini o yüklenici topluyor!

Hastalar bir uyansa, sağlığa kavuşacağız ama bu duyarsızlık sürdükçe, bunlar daha iyi günlerimiz galiba!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?