Neden bu hale geldik?

Ülkenin gündemi o kadar hızlı değişiyor ki yetişmek olası değil. Bir olayı yazayım derken öyle bir olayla karşılaşıyorsunuz ki o olayı yazmayı ertelemek zorunda kalıyorsunuz.

Ülke uzun süre seksen yaşına merdiven dayamış bir kadının ölü bedeni üzerinde konuştu. Bu konusu edilen Kadın HDP eski milletvekili Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk. N e oldu bu olayın sonucu? Bilen yok. Taa o günler kaleme aldığım bu yazıyı bazı nedenlerle yazmak istemedim. Ancak geçen günler Malatya’da alevi evlerinin bilinmeyen aslında bilinen kişiler tarafından işaretlenmesinden sonra o gün yazdığım bu yazıyı okuyucularıma sunmak istiyorum. Çünkü bu olay toplumsal ortak değerlerimizin ne kadar yok olduğunun bir kanıtıdır. Ne oldu bize?

Hele Sayın Cumhurbaşkanının kaymakamlar toplantısında, dış güçlerin Türkiye de mezhepsel bir çatışma yaratabilecekleri, bu konuda dikkatli olunmasını belirtmesi bu yazımın önemini biraz daha artırdı.

Hatun Tuğluk hakkın rahmetine kavuşuyor ve Ankara da defnediliyor. Bazı provokatörler “Bu mezarlığa aleviler, Emeniler ve Kürtler defnedilemez” diyerek ölü bir kadına saygısızlık yaptılar. Defin işlemi tamamlanan mevtayı mezarlıktan çıkarıp parçalamak bile istediler. Bunun için traktör bile getirmişler. Bu kendini bilmez, insanlıktan nasibini almamış kimselere provokatör dememin nedeni ise bu olaydan sonra içlerinden birinin İçişleri bakanı Süleyman Soylu ile resim çektirmesidir.

Şimdi insan bile diyemeyeceklerime bazı sorular soracağım.

Bizim geleneklerimizde ölüye saygı vardır. Bir cemaat bir tabut taşıyorsa oturan biri varsa ayağa kalkar, eli cebinde ise elini cebinde çıkarır. Ölmüş birinin arkasından konuşulmaz.

Terörist dediğiniz Aysel Tuğluk çözüm sürecinde hükümet tarafından defalarca Abdullah Öcalan ile görüşmek için İmralı Adasına gönderilmedi mi? Hatta o tarihlerde Aysel Tuğluk barış elçisi olarak kabul ediliyordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, İbrahim Tatlıses Kürt türkücü Şivan Perver ile hep birlikte el ele tutuşarak poz verip şarkı söylemediler mi?

Kandil’den Türkiye’ye sızarak askerlerimizi şehit eden PKK’lıları kim koruyor? Mesut Barzani. Kandil kimin kontrolü altında? Mesut Barzani’nin.

Mesut Barzani’yi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kongresine kim davet etti? Havaalanına ve Ankara’ya Kürdistan Bayrağını kim gönlere çekti? Kim? O kongrede Adalet ve Kalkınma Partisinin taşınır militanları Barzani için “Türkiye seninle gurur duyuyor “diye bağırmadılar mı?

Yerleşim alanlarında asri mezarlıklar kurulur. Bu mezarlıklara ırk, din, dil, mezhep ayrımı yapılmadan herkes defnedilebilir. Behey gafiller Çanakkale de aleviler, Kürtler, Sünniler, Anzaklar ve diğer ülkelerin askerleri koyun koyuna yatmıyorlar mı? Atatürk ölen yabancıların ailelerine “Bunlar bizim çocuklarımızdır. Biz kendi şehitlerimize nasıl davranırsak onlara da öyle davranacağız” demedi mi?

FETÖ Darbesinin başkahramanlarından biri olan Mehmet Dişli’nin ağabeyi Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili Şaban Dişli saraya başdanışman olduğunda havuz medyası ağız birliği etmişçesine “Suç şahsidir. Birinin suçlu olması akrabalarını bağlamaz.” Demediler mi? Haksız da değiller.

Peki Kızı “Terörist” olan birinin annesinin ne günahı var?

Hırant Dink Cinayetini işleyen Ogün Samat, Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde askerlerle resim çektirdiği için bugün o askerler yargılanıyor. Peki, halkın kin ve nefret duygularını kabartan birinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile resim çektirmesine ne diyeceksiniz?

“Ey” kendini bu vatanın gerçek sahibi olarak gören uzaktan yakından ilgisi olmayan zavallılar sizler öldürmeye, yakmaya alışkınsınız. Çorum’da, Malatya’ da, Maraş’ta insanları nasıl öldürdüyseniz, Sivas’ta 33 aydını nasıl yaktıysanız ve onlar yanarken gülerek seyrettiyseniz, ölen yaşlı bir kadını mezardan çıkarıp parçalamak sizler için normaldir.

Eğer utanacak yüzünüz varsa çıkıp özür dilersiniz. Yoksa bir gün gelecek sizler ve sizin gibi düşünenler, hareket edenler bu toplumun yüzüne bakamayacaklardır.

Sizlere şunu söyleyeyim. Belki sizin de suçunuz yok. Çünkü bu toplumda nefreti, kini, kardeşliği birileri hep topluma aşılamaya çalıştı. Hani dindar ve kindar bir nesil yetiştirecekti ya.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?