Gizle

“Sık sık horoz değiştirin” diye gazetelere ilan veren devlet dairesi

“Yakın kardeşliği olan damızlık tavuklar dejenere olur. Sık sık horoz değiştirin.”

Gazete ilanında aynen böyle yazıyor.

O ilanı görmediniz değil mi?

Görmemişsinizdir… Görmemişsinizdir…

Nereden göreceksiniz, taa 7 Nisan 1961 tarihinde yayınlanmış.

Nerede mi?

İzmit’te yayınlanan bir gazetede…

Hangi gazete?

Kim, hangi devlet dairesi vermiş bu ilanı?

Biraz sabredin, o yıllarda yayınlanmış bazı ilanların metinlerini de aktarayım, sonra söyleyeceğim.

*”Tavuk evinizin, köyünüzün, neşe, sıhhat gıda kaynağıdır. Onu öldürtmemeye çalışınız.” 11 NİSAN 1961

*”Tavuk, bulaşıcı mikroplarla hasta olur. Hasta tavuğu kesip işe yaramaz taraflarını derine gömün veya denize atınız.” 18 NİSAN 1961

*”Tavuklara taze ve temiz su veriniz. Sifon bu işe en çok yarayanıdır.” 19 NİSAN 1961

*”Tavuk iyi gıda alırsa çok yumurtlar. Tavuğa evvela kendini yaşatacak gıdayı, sonra da size vereceği yumurtanın yem hakkını verin.” 20 NİSAN 1961

57 yıl önce yayınlanan ilanlar böyle!

İlanların yayınlandığı gazete, HÜRSÖZ.

Rahmetli Selahattin Telser’in gazetesi…

Bu ilanları veren devlet dairesi ise, veteriner müdürlüğü!

Bu ilanlar çok şey anlatıyor

Gazete ilanları, yayınlandığı tarihte, yayınlandığı kentin ve ülkenin sosyoekonomik yapısı hakkında bilgi verir.

İşte 57 yıl önceki İzmit ve Türkiye.

Kapalı ekonomi…

Herkes tüketeceğini kendisi üretiyor.

Tavuk, ev ekonomisi için çok önemli.

Evler bahçeli, her bahçede kümes var.

Günlük yumurta ihtiyacı buradan karşılanır.

Haftada bir tavuk kesilse, değmeyin o evin keyfine.

Suyuyla çorba, etiyle her türlü yemek!

İşte bu nedenle veteriner müdürlüğü gazetelere ilan verip halkı uyarıyor.

*Aman ha, damızlık tavuklar dejenere olur, sık sık horoz değiştirin.

*Tavuk; evinizin, köyünüzün neşe, sıhhat ve gıda kaynağıdır.

*Tavuğunuzu bulaşıcı hastalıklardan koruyun.

*Tavuğunuza taze ve temiz su verin.

*Tavuğunuzu iyi besleyin.

Şimdi?

O günlerden bugünlere…

Şehir merkezinde bahçeli ev kaldı mı?

Bahçeli eviniz olsa bile kümes yapıp tavuk besleyebiliyor musunuz?

Köylerde dahi tavuk besleyen kaldı mı?

Ne yediğimiz yumurta yumurtaya, ne yediğimiz tavuk tavuğa benziyor.

Çok geliştik, çok!

Apartmanlarımız var, AVM’lerimiz var.

Herkesin altında araba, elinde son model cep telefonu…

Ama yumurta gibi yumurta, tavuk gibi tavuk yiyemiyoruz.

Ağzımızın tadı, sağlığımızın önemi kalmadı.

Sizi bilmem, ama ben çocukluk günlerinde yiyip içtiklerimi çok arıyorum.

Meğer biz o yıllarda “organik” besleniyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Geçenlerde dolaplarımı düzenlerken HÜRSÖZ’de çıkan o ilanları gördüm, duygularımı sizlerle paylaşmak istedim.

İyi pazarlar!

Bir bardak çay…

*Kalp riskini azaltır.

*Bellek kaybını yavaşlatır.

*İnme riskini düşürür.

*Bağışıklığı destekler.

*Anti kanser kalkanı güçlendirir.

*Kilo dengesini korur.

*Bedeni dinlendirip sakinleştirir.

*Ruha mutluluk ve huzur hissi verir.

Böyle söylüyor uzmanlar.

Bugün pazar…

Haydi, kalkıp kendinize bir çay demleyin!

Çay nasıl demlenir?

Biraz ukalalık olacak, ama yine de anlatayım.

Çayın nasıl demlenmesi gerektiğini ÇAYKUR’da görevli bir arkadaşım anlatmıştı, ben yıllardır uyguluyorum, demlediğim çaylar harika oluyor.

Şöyle…

Önce çayı nasıl demliyorsunuz?

Sıcak dem mi, soğuk dem mi?

Diyelim ki, sıcak dem…

Çaydanlıkta suyu kaynatıp demliğe koyduğunuz çayın üzerine boca mı ediyorsunuz?

Eğer öyleyse, çayı demlemiyorsunuz, haşlıyorsunuz.

Üzerine sıcak su dökülünce çay cos diye haşlanıyor.

Doğrusu ne?

Bir defa çay demleyeceğiniz suyu bir gün önceden kaynatıp dinlendirmeniz gerekiyor.

Yani kireci gitmiş su kullanacaksınız…

Çaydanlıkta kaynattığınız suyu demliğe alacaksınız, çayı üzerine koyacaksınız, ama karıştırmayacaksınız.

Çay sıcak suyun buharıyla demlenecek.

Yavaş yavaş…

Bu yöntemle çayı 30-35 dakikada demlemeniz yeterli.

Bir de “soğuk dem” var.

Dinlendirdiğiniz soğuk suyu hem çaydanlığa hem de demliğe koyuyorsunuz, demlikteki suyun üzerine çay ilave edip çaydanlığın altını yakıyorsunuz.

Uzun bir demleme yöntemi bu.

Biraz sabır ister.

Bir saat 15 dakika sonra çayınız hazır.

Her ikisini de deneyin, memnun kalacaksınız.

3 görüş

*”Türkiye Atatürk’ü Allah’a borçlu, geriye kalan her şeyi Atatürk’e…” Daniel DUMOULİN (Belçikalı düşünür)

*”Bu memlekette, okuyan, yazan, ülke sorunlarını dert eden kişiler mutlu olamaz.”

*”Yaşlılığın esas meselesi bedenin güçsüz düşmesi değil, ruhun bedendeki güçsüzlüğe kayıtsız kalmasıdır.” Andre MAROİS

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?