Gizle

Hangi Kadınların Günü!

Kadınlar günü esasında hak arama ve eşitlik mücadelesi olarak başlangıcı 1857 yılı 8 Mart tarihine dayanır. Bir iş yerinde erkeklerle beraber çalışan 129 kadın eşit iş, eşit ücret, eşit hak mücadelesine soyunurlar. Bu mücadele onların yanarak ölümleri ile sonlanır. Bu neden ile 8 Mart her yıl Dünya Kadınlar Günü adı ile anılır ve konuşulur. Bizde kadınlarımız iki kategoriye ayrılmıştır. Maalesef kadınlarımızın büyük ekseriyeti çağdaş yaşam şartlarından uzak olarak hayatlarını sürdürmektedir.

Kadınlarımızın büyük bir ekseriyeti ya okumamıştır yahut da az okumuştur. Bu nedenle de ekonomik özgürlüklerini kazanmamışlardır. Kocasının gelirine muhtaçtırlar. Bu durum ister istemez kadınları ikinci plana itmiştir. İstediklerini yemek, giyinmek ve önemli karar almakta genellikle kocasından izin alma durumundadır.

Anadolu’nun birçok yerinde örf ve adetler geçerli olduğu için ne zaman ve kiminle evleneceklerine babaları karar verirler. Küçük yaşlarda evlendirilirler. Çocukluklarını ve gençliklerini yaşamadan anne olurlar. Tabir yerinde ise geneli küçük annedirler.

Evde ev işleri, yemek, çamaşır, bulaşık, çocuk bakımı yanında hayvanların bakımı ve tarlada çalışmak onların hayatının parçasıdır. Evin kadını olduğu kadar erkek işlerini üstlendikleri için de evin erkeği konumundadırlar. Birçok aile ataerkil tarzda yaşadıkları için evin gelini kaynana, kayınpeder, kayın birader ayrımı yapmadan hepsine bakma ve hizmet etme mecburiyetindedirler. Bir ağır işçi gibi çalışan bu kadınlarımız aile meclisinin inandığı ve uyguladığı töre kurallarına asla karşı gelemezler. Günümüzde töre cinayetlerine kurban giden onlarca genç kızımız, kadınımız toplumumuzun kanayan bir yarasıdır.

Kadınların önemsenmemesi, eğitimsizliği, ekonomik özgürlüklerinin olmaması onları hep arka plana itmiştir. Tek hâkimiyet sahibi olan erkekler sınırsız ve kontrolsüz bir yaşamlarının sonucu olacak ki özellikle de Güney Doğu ve Doğu da ikinci ve üçüncü evliliklere sık sık rastlanmaktadır. Geçim sıkıntısı, çok çocuklu olan bu aile tiplerinde genellikle mutsuzluk ortamı yaratıyor. Ekmek ve aş temini için başka yerlere özellikle de Batı illerine bu nedenle yoğun iç göç olmaktadır. Geçim derdine düşen bu insanlar gittikleri yerlerde uyumsuzluk sorunu da yaşamaktadır. Konuyu uzatmak ve olumsuz olayları saymakla bitiremeyiz.

Yasa önünde eşit hak sahibi görünen kadınlarımız maalesef gerçek hayatta hep itilip kakılan, horlanan, ezilen, hakkı yenilen bir ortamda yaşamaktadır. Bu kadınlarımıza Dünya Kadınlar Günü bir ninni, bir masal gibi gelmektedir.

Gazete ve televizyonlardan duyulan o anlamlı, süslü kelimeler ve kutlamalar bunları hiç ilgilendirmez. Ancak mutlu azınlık diyebileceğimiz kadınlarımız bugün içeriğine uygun olarak anar ve yaşarlar.

Ülkemizde üç milyon altı yüz bin okuma yazması olmayanların 3.200.000’ni kadın olduğu durumun vahametini ve verilen önemi ortaya koymaktadır.

Kadınlarımız çağdaş haklarını ancak mücadele vererek alabilirler düşüncesindeyim. “Hak verilmez alınır” veciz sözü de bu tezimizi doğruluyor.

Bu duygu ve düşünce ile tüm kadınlarımızın “Kadınlar Günü” nü içtenlikle kutluyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mimar Ibrahim Yılmaz - bilal bey..selamlar saygılar...seni özledik...

Yanıtla . 0Beğen 13 Mart 11:19

Anket 24 Haziran Milletvekili seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?