İktidar mücadelesi

İktidar denilince ilk akla gelen iktidarın siyasal yönü ya da hükümet kavramıdır.

Ancak iktidarın siyasal görünümünün dışında hemen her insanın günlük yaşantıda etkisinde kaldığı birçok alanı vardır.

Nitekim toplum, grup ve kurumların iletişimi ve etkileşimi dahilinde yer alan birçok iktidar alanından oluşmaktadır.

Bu bağlamda ele alındığında, mesela kadın ve erkeğin cinsi farklılıklarından ve toplumsal rollerinden kaynaklı farklı iktidar alanları mevcuttur.

Tarihsel gelişim içerisinde bu iktidar alanlarında değişimlerin söz konusu olduğu da görülmektedir.

Şöyle ki:

Geçmişin asker ve din merkezli etkileme ve denetlemeye dayalı iktidar gücüne bugün ekonomi kurumu hakimdir.

Ekonomiye dayalı iktidar gücü zamanla toplumlarda kadın ve erkeğin iktidar alanlarında başkalaşıma sebep olmuştur.

Teknolojik gelişmeler, sanayinin dünyada yaygınlaşması gibi etkenler işgücü talebini arttırınca kadının evdeki iktidar alanı, ekonomik sahaya doğru sıçramaya başlamıştır.

Ekonomik sistemden kaynaklı toplumsal rollerdeki bu değişim, kadın ve erkek arasında günümüze kadar gelen bir iktidar mücadelesini de başlatmıştır.

Üstelik bu durum, süreç açısından farklılık gösterse de, hemen hemen tüm toplumlar için geçerlidir.

Bu bağlamda ülkemizde yaşanan kadına karşı şiddet olaylarının sosyolojik alt yapısında yatan nedenlerden birinin de cinsiyetler arasında yaşanan iktidar mücadelesi olduğu kanaatini taşımaktayım.

Özellikle eğitim düzeyi yüksek, ekonomik hayatın içerisinde olan kadınların erkeklerden gördüğü şiddet oranının yüksekliği bu kanaatimi kuvvetlendirmektedir.

Öyle ki, ekonomik sistemin değişmesi ile beraber kadının toplumsal hayatta erkeğin iktidar alanına girmesi ve buna bağlı olarak erkeğin bilinçaltındaki düşünce uyarınca kadını tekrar tarihten gelen kadim iktidar alanına yani “ev” e gönderme çabası, şiddetin önemli bir yönünü oluşturmaktadır.

Bahsi geçen kadın ve erkek arasındaki toplumsal rollerden kaynaklı iktidar mücadelesi bugün hemen her toplumda varlığını sürdürmektedir.

Bilhassa ekonomik hayattaki bu iktidar mücadelesi, belki fiziksel şiddete değil ancak psikolojik şiddete de sahne olmaktadır.

Ancak kadına fiziksel ya da psikolojik her nevi şiddetin uygulandığı günümüzde unutulmaması gereken şey, tarihi de toplumu da değiştiren en önemli etkenin “ekonomi” olduğudur.

Dolayısıyla ekonominin sağlıklı temellere oturması, kadını ve erkeği ile toplumun bütün bireylerinin bu alana “katkıda” bulunması ile mümkündür.

“Alan belirleme” yarışında verilecek mücadeleye harcanan güç ve zaman kaybı ile tarafların söz konusu katkıyı gerçekleştirmesini bekleyemezsiniz.

Her şeye rağmen inanıyorum ki kadın gücüne dayalı ekonomik bir yapının tüm dünyada varlığını sürdürmesi, eninde sonunda, tüm zorluklara rağmen iktidar mücadelesini kadın ve erkeğin ortak bir paydada buluştuğu iktidara çevirecektir.

Çevirmelidir.

Ancak böylelikle yarınlarımız “bütünleşmeyi” bir model olarak alabilir.

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?