Sanat et meselesi…

Gazetelerin son dakika haberiyle duyurduğu “Sanat Et’te at eti bulunduğu” iddiaları geçtiğimiz haftaya damga vurdu. Önce Sakarya İl Tarım Müdürlüğü’nce baskın yapılarak 160 kilo at etine el konulduğu haberi düştü gazetelere. Sonrasında işyeri sahibi Nevzat Sanat’ın ismi geçen firmayla bir ilgilerinin olmadığını açıklaması yansıdı basına. Bu haber üzerine sosyal medya adeta yıkıldı. Kimileri olaya şüpheyle bakarken, birçok kişi de Sanat Et markasının böyle yollara başvuracağına inanmadıklarını belirten mesajlar yağdırdı.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu tür işyerlerinin böylesi haberlerle lekelenmesi hepimiz adına üzücü. Milyonlarca liralık bir yatırım, büyük mücadeleler sonucu marka olmayı başarmış bir kurumdan bahsediyoruz. İncelemeler sonuçlanmadan “oh iyi oldu” demek ne kadar yanlış bir yaklaşımsa, “hiçbir şey yoktur canım” demek de doğru değil. İşyeri sahibi Nevzat Bey’le yaptığım görüşmede, 13 yıldır etlerden numune alındığını ve herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını söyledi. Peki bu haber nereden çıktı diye sorduğumda, zabıta ekiplerinin sucuklardan 760 gr kadar numune aldığını, bahsi geçen at etinin de bu ürünlerden çıktığını söyledi. Ancak at etinin kendileriyle bir ilgisi olmadığını, çünkü bu ürünü fason aldıklarını sözlerine ekledi. Devletin denetimden geçirdiği, her türlü resmi evrakının olduğu ve meşru ticaret yaptığı bir firmanın yanlışı üzerinden linç kampanyasına maruz kaldıklarını da belirten Sanat, süreçten güçlenerek çıkacaklarına inandığını söyledi.

Böyle markalaşma yolunda giden firmaların dostu da düşmanı da olabilir. Sakarya merkezli bu firma daha kimlere bu şekilde ürün veriyordur, bilmiyoruz bile. Ortada konuşulan yalnızca Sanat Et. O yüzden bu tür firmaların özellikle hijyen ve sağlık yönünden en küçük bir zaafa meydan verebilecek adımlardan kaçınması gerekiyor. Güven kazanmak zordur, yıllar alır ancak kaybetmek için saniyeler yeter... Hem istihdam açısından, hem kazanılan güven açısından, hem de bölgeye kattığı değer açısından bu tür işletmelere her zaman ihtiyaç var.

Keşke açığa alınmasaydı

Neden, niçin bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var ki, 15 Temmuz akşamı darbecilere geçit vermemek adına yoğun uğraşları oldu. Canı pahasına mücade etti. Darbeciler için çok stratejik bir bölge olan Kartepe’de iş makinalarının askeriye önüne çıkması için talimat verdi. Bölge halkıyla birlikte tankların durdurulmasında başrol oynadı. Cesaret ve güven aşılayarak o gece yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalıştı. Demokrasi meydanlarında yine milli iradenin yanında, darbeci zihniyetin karşısında yer aldı. Ödüllendirilmesi beklenirken, birden açığa alınması büyük şaşkınlık yaratmıştı. Kartepe Eski İlçe Emniyet Müdürü Cüneyt Akkaya’dan bahsediyorum. Kamuoyu bu duruma şaşırsa da, adaletin er ya da geç hakkını teslim edeceğine de inanıyorduk. Geç de olsa herkes Cüneyt Akkaya’nın göreve iade edilmesine sevindi. Bu saatten sonra keşke demenin yeri olmadığını biliyorum. Galiba yıllar sonra bir yerlerde, belki de kitaplarda o gecenin kahramanları ve sonrasında yaşananlar arasında okuyup öğreneceğiz bu süreçte neler olup bittiğini…

Cumhurbaşkanlığı anketleri

Yerel seçimlere bir yıl gibi kısa bir süre kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat tüm Türkiye’de kendi güvendiği ekibine anket yaptırarak belediye başkanları ile ilgili rapor hazırlatıyor. Bu rapor seçimlerin ve belediye başkanlarının da büyük ölçüde kaderini belirleyecek. Anlaşılan önümüzdeki aylarda siyasi arenada kazan epey bir kaynayacak…

27 yaşındaki dolandırıcı…

Horoz simgesiyle kurduğu “Çiftlikbank”ta inanılmaz bir vurgun yaparak sırra kadem bastı. Kur’an okutup etli pilav dağıtarak açılışını yaptığı sözde işletmesini üyeleri sayesinde büyüttü de büyüttü. Kendisiyle beraber cüzdanı da iyice şişmiş oldu. Çiftlikteki eşekler parayı taşıyamayınca bizim tosuncuk da yeter dedi ve basıp ortadan kayboldu.

Hiçbir şey yapmadan para kazanmayı vaadeden, insanları kolay yoldan zengin olmaya teşvik eden bu tür sistemlere dikkat etmek gerekiyor. Yıllardır farklı isimlerle hep aynı senaryoyu izledi bu millet. Buna rağmen hala inanan, hala destek veren, hala dolandırılan insanlar var. Bu tür para kazanma yöntemlerinin ne maddi ne manevi getirisi olamaz! Devletin bu konuya acilen el atıp önlem alması gerekiyor, yoksa sistem her sene vatandaşın sırtından yeni tosuncuklar üretmeye devam edecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Erol - dükkanında sattığın malın kalitesinden hilesinden dükkan sahibi sorumludur ben sundan aldım bundan aldım mazeret olamaz o söz ancak bir şeyler söyleyebilmek için söylenir sucuklarda derelerden çıktı

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 22 Mart 14:57

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?