BOTAŞ’ın haksız kazancı

Gelir İdaresi Başkanlığı her yıl olduğu gibi bu yıl da Gelir ve Kurumlar Vergisi rekortmenlerini açıkladı.

Gelir İdaresi Başkanlığının 2016 yılı vergi rekortmenlerini açıklaması sonucu ilk sırada yer alan kurumlar vergisi rekortmeninin adının açıklanmasını istememesi ister istemez insanda kuşku yaratıyor.

Sadece Kurumlar Vergisi mükellefi mi adının açıklanmasını istemiyor. Hayır.

Kurumlar Vergisi mükelleflerinin ilk yüzde yer alanlarının % 27’si, Gelir Vergisi mükelleflerinin ise ilk yüzde yer alanların %53 nün isminin açıklanmasını istemiyor. Neden?

Vergi sistemimiz her alanda olduğu gibi bu alanda da adaletsiz dolaylı vergiler üzerine kurulmuştur. Asgari ücretli de aldığı bir mala karşılık dolaylı vergi ödüyor, bir holding sahibi de aynı oranda vergi ödüyor.

Adaletli bir vergi sisteminde Devlet Kurumlar ve Gelir Vergisi mükelleflerinden kazançları oranında vergi alması gerekmektedir. Maliye Bakanlığı her yıl vergi dairelerinin duvarlarına “Vergilendirilmiş vergi kutsaldır” gibi buna benzer vatandaşı vergi vermeye yönlendirmek için afişler, pankartlar assa da vergi denetiminin % 2 olduğu bir ülkede vatandaş gönlünden ne koparsa onu beyan etmektedir. Nasıl olsa devlet her yıl vergi matrahı yoluna giderek vatandaşın gerçek beyanda bulunmasının önüne geçmektedir. Maliye Bakanlığı her yıl mükelleflere maliyeye beyan ettikleri matrahın belli oranda arttırılması karşılığı ticari defterlerinin incelemeye alınmayacağını belirterek bir nevi rüşvet teklif etmektedir.

Vergi gelirlerinin sadece %30’ luk bir bölümünün Kurumlar ve Gelir Vergisinden oluşması Türkiye de vergi adaletinin olmadığının açık bir göstergesidir. Yani devletin tahsil ve elde ettiği yüz liralık verginin 30 lirasını Kurumlar ve Gelir Vergisi mükelleflerinden sağlamaktadır. 70 lirasını ise kimden tahsil etmektedir? İşte sorun burada.

2016 yılında ücretlilerden elde edilen vergi elde edilen gelirin % 52’sini oluşturmaktadır. Bu ne demektir? Demek ki vergiyi bordro mahkumları ödemektedir. Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerinin vereceği vergi onların insafına bırakılırken, işçi ve memurların maaşlarından onların isteği dışında kesilmektedir.

Gelelim asıl konuya. Yukarıda belirttiğim gibi adının açıklanmasını istemeyen Kurumlar Vergisi Mükellefi kim? BOTAŞ

Dünyada petrol fiyatları ve ona bağlı olarak doğal gaz fiyatları düştüğü zaman onun da düşmesi, petrol fiyatları arttığı zaman da doğal gaz fiyatlarının yükselmesi gerekmektedir. İşler öyle olmuyor. Adı geçen Botaş ne yaptı?

Doğalgaz fiyatı yükseldiği zaman yükü halka, fabrikalara, santrallere yükledi. Ancak doğal gaz fiyatı düştüğü zaman bunu hiç kimseye yansıtmadı.

2013 de doğalgaza 35 milyar dolar ödenirken, 2016 da 15 milyar dolar ödendi. Bu üç yıl içinde Rusya’dan alınan doğal gazın fiyatı dolar bazında % 60.7 ve Türk lirası bazında ise % 33.4 ucuzladı. Bu ucuzlama vatandaşa ve diğer adı geçen kurumlara yansıtılmadı. Vatandaş pahalı ısındı, sanayici doğal gazı pahalı aldığı için üretiminin maliyeti arttı. Dolayısıyla bunu halka yansıttı.

BOTAŞ’ın neden vergi rekortmeni olduğu ve neden isminin açıklanmasını istemediği anlaşıldı herhalde.

BOTAŞ eğer haklı bir kazancın sonunda vergi rekortmeni olsaydı isminin açıklanmasını da isterdi, televizyon kanallarında yöneticileri boy, boy poz da verirlerdi. Düzenlenen törenlerde devlet büyüklerimiz onlara madalyalarını verirlerdi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?