Keyfi bilgi

Tek seslilik-çok seslilik, medyanın tekelleşmesi gibi ülke gündeminde tartışılan bazı konular ünlü bir düşünür olan Michel Foulcault’un bu konudaki görüşlerini hatırlamama neden oluyor.

Foulcault bu konuda kısaca şöyle diyor:

Bilgi alanları ve bilginin hakikatle kurduğu ilişki, modern zamanlarda siyasetin alanıyla belirgin bir şekilde çakışmaya başladığını ifade etmektedir. Bilgiyi siyasal bir değer haline getiren bu değişimle beraber, “bilgi ve bilinecek şeyler arasındaki ilişki keyfi” şekiller almaya başlar.

Bu keyfilik, iktidarla bilgi arasındaki doğrudan ilişkinin de sonucudur. Bilgi işe yaradığı, doğaya ve topluma belli söylemlere göre düzen vermeye yardımcı olabildiği ölçüde değer kazanır.

Bu şekilde üretilen bilgi, bir nedenden, bir kaynaktan çıkıp geliyormuş gibi, doğal maddeye ya da insani ilişkilere ışık tutmaktan çok, “olay, sonuç, etki” niteliği taşır.

Modernliğe özgü siyasette, hakikat ve bilgi arasında keyfileşen bağlantılar içerisinde, “kimin hakikati söylediğine değil, kimin haklı olduğuna karar vermek”, bilgi üretiminin ayrılmaz bir parçası olur.

Özellikle yasal konularda haklı olanı ayırt edebilme, adaleti sağlama girişimlerinde bu keyfilik belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

Bunun neticesinde güç ilişkileri de bu söylemler üzerinden geçerlilik kazanır, toplumsal ve siyasal hegemonya alanları yaratılır.

Söylemlerin çoğul ve hatta karşıt mevcudiyetleri, çok farklı kimliklere sahip topluluk ve bireyleri bir araya getirebilme olanağı yarattığı gibi bireysel ayrışmaya, farklılaşmaya da neden olabilirler.

Foucault’un ifade ettiği modern zamanlardaki iktidar ve bilgi ilişkisinde yaşananların toplumda yaratabileceği ayrışma meselesi size de tanıdık geliyor mu?

Peki, bunun sonucu nedir?

Ve ne yapmak gerekir?

Kısaca ifade etmek gerekirse:

Kutuplaşmanın yoğunluğu toplumsal gerginliği meydana getirmektedir.

Burada önemli olan husus güç el değiştirdiğinde yaşanacaklardır.

Yoğun gerginliğin yaşandığı bir toplumda bahse geçen şekilde meydana gelen bir değişiklik arkasından anarşik bir kaos yaratabileceği için toplumsal çözülmenin önlenmesi adına normalleşmeye acilen gidilmesi elzemdir.

Bunun için ise kutuplaşmanın önüne geçilmesi şarttır.

Dolayısıyla toplumsal ve siyasal ilişkilerde “keyfi bilgi” yerine “hakikatin” hakim kılınması gerekir ki kutuplaşmanın önemli bir unsuru olan adalet yoksunluğunun önüne geçilebilsin.

Saygılarımla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?