Kızıl Deniz

Okulda öğretmenlerimiz bize Kızıl Deniz'in çok tuzlu olduğunu, bu nedenle denizine girilemediğini, hatta herhangi bir canlının yaşamadığını anlatırlardı. İsrail, Sina Yarımadası'nı işgal edip sahiline inince buraların çok önemli turizm potansiyeline sahip olduğunu gördüler. On yıl orada kalınca dünyanın en önemli turizm şirketlerine yatırım imkanı sağladılar. Barış anlaşması yapılınca Sina bölgesine özel statü tanındı ve bu sahillerin koruma altına alınması, turizm yatırımlarına devam edilmesi sağlandı. Mercan resifleri aynen muhafaza edilsin diye iskele ve sair inşaatlar yapılması yasaklandı.

BARIŞ ŞEHRİ OLARAK ANILIYOR

Böylece orada Sharm El Sheyh kenti doğdu, beş yıldızlı tatil köyleri sıralandı. Kızıl Deniz eşimin rahatsızlığı nedeni ile tedavi amaçlı bizi ilgilendirmeye başladı. Oraları İtalyanlar işlettiği için benim Perugia Üniversitesi mezunu olmam nedeniyle ilgimizi daha çok çekti. On onbeş yıl önce gidip görünce şaşırıp kaldık. Akla gelmeyecek renkte süs balıkları sizinle beraber yüzüyorlar. Belli yerlerden denize girilebiliyor. Mercan kayalıklarına (Resiflere) basmak yasak, onlar da canlı, pembe kırmızı tepecikleri göze hoş görünüyor. O balıklar bunlarla besleniyorlar. Oteller anca duba şeklinde iskele kurabiliyorlar. Sahiller iyi korunuyor, yanlış bir yerden girdinizse hemen düdük çalınıyor. Yıllar önce çölde ufak bir kasaba şeklinde kurulmaya başlanan kent şimdi süper bir gelişme göstermiş. Şimdi Barış Şehri olarak anılıyor ve uluslararası toplantılar burada yapılıyor.

HEPSİ İNGİLİZCE KONUŞABİLİYOR

Mısır’da terörün artması, bir ara harp sıkıntısı yaşamaları nedeniyle on yıl kadar bir zamandır oralara gidemedik. Bu yıl rotamızı tekrar oraya çevirdik ve bir hafta kaldık. Suyu tertemiz, mercan kayalıkları duruyor, balıklar biraz azalmış gibi. Değişen, yeni nesil Mısırlı gençlerin bütün işleri İtalyanlardan devralması olmuş. Taksicisi, temizlikçisi dahil hepsi İngilizceyi konuşabiliyor ve güler yüzlüler. Konuşunca çabuk dost oluyoruz, hele Arapça hitap ettiğinizde ve Muhammet Salah dediniz mi, adamlar çok mutlu oluyorlar.

HİZMETTE SINIR YOK

Yavaş yavaş Hasan Şaş sloganı unutulmamış, arkasından Ahmet Hasan bizim takım Kocaelispor'da oynadı diye ekleyince bize hizmette sınır yok. Onlara ben de eşim de yıllarca kulübümüzün yöneticiliğini yaptığımızı anlatıyoruz. Tunay Hanım'ın yönetici olmasına pek akılları ermiyor.  Sebebi, çünkü oraya bir Atatürk gelmemiş. Şimdi Ahmet Hasan'ın çok kilo aldığını anlatıyorlar. Bize göre burası ucuz. Bir dolar 17-18 Pound, önceleri lira bilinirdi, şimdi İngiliz işgalinde kalmaları nedeni ile Pound deniliyor.

İKİ BUÇUK SAATLİK UÇUŞ

Bu kez iki buçuk saatlik bir uçuştan sonra şehre indik, ilk gördüğümüz TAV tabelaları oldu. Milli havayolu firmamız THY herkesin takdirini kazanıyor. Ukrayna'dan İstanbul'a gelenleri oraya taşıyor. Dönüş yolculuğumuz bitince personele 'Sizinle gurur duyuyoruz' dedim. O uçsuz bucaksız çöller yemyeşil hurma ağaçları ve çiçeklerle süslenmiş. Begonvillelerin her rengini burada görebilirsiniz. Olağanüstü güvenlik tedbirleri var.  Şehre ve oteller bölgesine girişler bir iki kilometre mesafeden başlanan barikatla ve kasislerle denetleniyor, giriş noktalarında elektronik kontrol yapılıyor.

ŞAŞIRDIK DOĞRUSU

Şimdilerde İtalyanlar ve diğer Avrupalılar pek gelmiyor Türk'ler de öyle. Bu yıllarda Ukrayna, Beyaz Rusya ve Kazakistan gibi ülkelerden geliyorlar. Şehir merkezine indiğimizde şaşırdık doğrusu. Birçok yeni binalar ve Shoping Mall denen alışveriş merkezleri açılmış, ama esnafın hali kötü. Kırk elli mağazanın bulunduğu merkezdeki çarşı terk edilmiş gibi. Sokaklar eskisine göre tenha. Bir iki esnafla konuştum. Biz bittik dediler. Ekonomik politikalar, terör, fiyat artışları, Ukrayna ve benzeri ülkelerden gelenlerin harcama gücünün zayıf olması, altın fiyatlarının çok yükselmesi önemli etkenler arasında. Bu nedenle kuyumcular kapanmış. Bizler de takı, taklit süs eşyası ve mercan işleri satıyoruz dediler.

Sisi'yi sorduğumuzda seveni de var sevmeyeni de. Nasıl bu kadar çok oy aldığını sorduğumuzda bilemiyoruz diyorlar. 

TÜRK MUTFAĞINA CANIMIZ FEDA

Gelelim yemeklere. Türk mutfağına canımız feda. Pilavı, kuskusu buharda haşlayıp veya lapa yapıp getiriyorlar. Bir kebap veya köfte yemek mümkün değil. Biftek zannettik ciğer çıktı. Balık güzel, ızgara piliç iyi, onları yedik, bana göre sorun yok spagetti ve diğer makarna çeşitleri var. Yeşillik bol, tatlıları çeşitli ve lezzetli. Meyve elma, armut, taze hurma, Ruslardan kalırsa muz ve mürdüm eriği kurusu yiyebilirsiniz. Beşyıldızlı bir otelin yemeğini böyle bulunca, Türk mutfağının ne kadar özel olduğunu daha iyi anlıyoruz. Dönerimiz Avrupa'nın her ülkesinde ön planda burada hiç göremedik.

YÜZLERCE HEYKEL VAR

Benim çok hayret ettiğim buradaki heykellerin çokluğu ve güzelliği. Şehre on kilometre mesafedeki bizim otelin ve iki üç otelin daha bulunduğu Soho meydanında ve otellerin kendi alanlarında yüzlerce heykel var. Şehir merkezindekiler ve diğer alanlardakileri binlerle ifade etmek lazım. Nefertiti'den, Şarlo, Marilyn Monroe ve önemli kişilere ait sayısız yapıt yer alıyor. Burası bir Müslüman ülkesi, nasıl oluyor bu merak nereden geliyor. Beş altı bin yıl önce Firavunlar da heykel ve resme düşkündü. Oradan gelen bir alışkanlık mı var acaba? Evet ama İslam’dan önceki bizim atalarımız da heykel yaptırırlardı. Ben işin içinden çıkamadım. Çektiğim resimlerin altına ''Kimi yapar, kimi yıkar'' sloganını koydum, yorumu okuyucuya bıraktım.

Gelelim denizin durumuna. İskele yapmak yasak, sadece duba şekline direksis iskeleler yapılabiliyor. Dalga olunca iskelenin ucuna gidebilmek her yiğidin harcı değil. Yüzlerce çeşitli renklerde süs balıkları yanınızda yüzerdi, bu kez azalmışlar gibi geldi. Bugünlerde denizin dalgalı olmasından kaynaklandığını söylediler.

Hurma ağaçlarının meyve salkımlarına kırmızı file takmışlar. Herhalde kuşlar yemesin diye tedbir alınmış. Ağaçlar, çiçekler çok bakımlı ve devamlı sulanıyorlar. Kısacası çölde vaha yaratmışlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Feridun Güray - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Perşembe pazarının taşınması sizce doğru bir karar mı?