Beyin fırtınası ile öğrenciler için yeni ufuklar açılıyor

ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları’nı diğer eğitim kurumlarından ayıran belli başlı hususlar var. Burada öğrenciler mantığın kullanılmasından özgür iradelerini yönetime yansıtmaya kadar birçok imkana sahipler. Öğrenciler için sık sık yapılan beyin fırtınası ile onların yeni ufuklar açmaları hedefleniyor.

İşin güzel tarafı ise klasik ezber öğreniminin dışında çalışmalar, sonuç itibarıyla öğrencilerin başarı düzeyine de pozitif yansıyor.

Ayrıca okul yönetiminin üzerinde durduğu bir diğer husus ise olası bir deprem nedeniyle oluşabilecek acil durum karşısında acil eylem planı hazır. Belki de deprem yönetmeliğine en fazla riayet edilen eğitim kurumlarından biri olan okul, tüm özellikleri ile öğrencilerine her alanda büyük destek veriyor.

Bu açıdan örnek bile gösterebiliriz…

Diğer okullardan en önemli farkınız nedir?

GÜLER TELLİ: Öğretime yaklaşımı, insana yaklaşımı, değerleri, değerleri istikrarlı bir şekilde taşımakla ilgili azmi, kültürü, veli grubu, öğretmen grubu, içinde bulunduğu büyük ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları yapısı, diyaloglar, süreçler… Bizde her şey öğrenci merkezli, veli merkezli, öğretmen merkezli. Gerekler ve doğrular, bilim temelli yerleştirildiği için hangi detayla baksak diğer okullardan en azından her bir alanda, birkaç noktada ciddi şekilde farklılık gösteriyoruz. Şimdi eğitim kurumları öğrenci yetiştirme üzerinedir ama bizler çok iyi öğretmen de yetiştiririz. Bizim programımızın temelinde, kurumlarımızda bulunan öğretmenlerimizin bilgileri ve tecrübeleri çok kıymetli ancak bu bilgi ve tecrübenin bir ODTÜ Geliştirme Vakfı’nın okulları mantığıyla yansıtılması, programların öğrenciye hedeflenen şekilde taşınabilmesi, süreçlerin bu şekilde yürütülebilmesi için öğretmenle ilgili çok ciddi hizmet içi programlarımız var.

Öğretmenlerimizin çok güzel katkıları var, okullara ve bizim de öğretmenlerimize katkılarımız var. Özellikle ilk yıl öğretmenlerimize ciddi şekilde eşlik ediyoruz. Gerek biz okul içinde idareciler ve meslektaşlar olarak gerekse ODTÜ Geliştirme Vakfı Okullarının koordinatör hocaları, öğretmenlerimizle adım adım bu birinci yılı tamamlamada sürekli yanlarındalar.

Mantığımız nedir, tekniklerimizi nasıl belirliyoruz, nasıl kullanıyoruz, sınıfa nasıl taşıyoruz?.. Sınıfa taşıdığımız bilginin ölçme değerlendirme çalışmalarını nasıl yapıyoruz, iletişimi nasıl sağlıyoruz gibi birçok alanda çok iyi öğretmenler yetiştiriyoruz. Zaten ülkemize yaptığımız büyük katkılardan bir tanesi de yetiştirdiği güzel öğretmenleri ve okul yöneticileridir diye düşünüyorum.

ŞEBNEM CENGİZ: Bunu farklı okullarla yaptığımız ya da bir arada bulunduğumuz organizasyonlarda, farklı okullar hissedip bize söylüyor. Bu aktarım da aslında çok kıymetli. Öğrencilerimizin belli bir duruşu olduğunu, farklı olduklarını ve bu farklılığın olumlu yönde olduğunu vurguluyorlar ve bu anlamda tebrikler alıyoruz bu da bizler için çok önemli. Belki şunu da ekleyebiliriz. Bütün ODTÜ okullarıyla iş birliği içinde çalışmamız, Kocaeli okulları olarak bir zümrenin hep birlikte çalışması zaten söz konusu, ama Türkiye genelinde ODTÜ okullarıyla birlikte iş birliği yapıyoruz. İçerikler, planlar, sınavlar ve eğitimler hazırlıyoruz. Birlikte projeler geliştiriyoruz. Aslında bu da çok kıymetli… Farklı ildeki öğrenci tepkilerini ya da algılarını fark etmek, ortak iş geliştirmek... Bunlarda başka yerde olmayan özelliklerden…

GÜLER TELLİ: Şebnem Hanım çok güzel bir yere değindi, öğrenciyle buluşturduğumuz materyalleri biz kendi içimizde hazırlıyoruz. Yani öğretmen işin mutfağında da var, sunucu sahnesinde de var, geri plan yer ardışık çalışmalarında da var. Öğretmen dersi nasıl hazırlayacağını bilmeli, nasıl sunacağını bilmeli, nasıl değerlendireceğini ve değerlendirme sonuçlarını nasıl analiz edeceğini tekrar öğrenciye bilgi olarak dönüştüreceğini bilmeli. Bu daireyi biz tamamlıyoruz. O yüzden yazdığımız defter, kitaplarımız, çalışma kağıtlarımız, bütün öğrenciye sunduğumuz öğrenim materyallerini birebir ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları öğretmenleri olarak hazırladık yıllardır. Bu anlamda büyük bir havuzumuz var. Tabii bu ne demek? Öğretmen her alanda müthiş şekilde gelişiyor demek.

Öğrenciler arasında beyin fırtınası yapılıyor mu?

ŞENGÜL VURMAZ: Öğrencilerin fikirlerini aldığımız süreçlerimiz var, Güler öğretmenimiz zaten bahsetmişti. Herhangi bir fikirle ilgili, herhangi bir şey düşündükleri zaman gelip bize söyleyebiliyorlar. Bir örnek verilirse; geçen dönem ilkokuldan bir öğrenci bir kulüp açmak talebi ile ilgili Güler öğretmenimize bir dilekçe verdi. Daha sonra değerlendirildi, süreç ayarlandı ve arkadaşlarıyla teneffüsleri orada geçirebilecekleri bir oda hazırlandı. Onlar da ilgi duydukları alanla ilgili çalışmaları su odada yaptılar. Tabi herkesin bakış açısı farklı, jenerasyon farklı onlar çok daha yaratıcılar. Yeni fikirlerle geldikleri zaman onları dinliyor ve değerlendiriyoruz. Olup olamayacağı üzerine konuşuyoruz. Tabi burada bazı sorumluluklarda alıyorlar. Birçok alanda zaten kendileri çalışıyorlar ve çalışırken günlük listeleri, o hafta yayımlanacak metinleri tamamen kendileri seçiyorlar. Bu süreç içinde zaten aktif olarak yer alıyorlar.

GÜLER TELLİ: Beyin fırtınasından maksat biraz da öğrenciyi düşündürmekse eğer onu da şöyle söyleyelim; öğretim programımızda bütün alanlardaki temel konulardan bir tanesi öğrencide düşünme becerisini geliştirmek. Zaten program da bu beceriyi tetikleyecek şekilde öğrenciye sunuluyor. Ezberci eğitimde herkesin ifade ettiği yapılmıyor demek kolay ama bunun diğer bir kanala nasıl yönlendirildiğini de açıklamak lazım. Biz öğrenciye dersin başında, ortasında, o günkü ders nasıl tasarlanmışsa sürekli düşünme için pencereler açıyoruz, “neden öyle acaba, sen ne düşünüyorsun” gibi. Doğru söylemiş ya da yanlış söylemiş olması gerekmiyor çocuğun, neden böyle düşünüyorsun demek için, o düşüncesinin önceki bağlantıları, bunu nereye bağladığını ifade edebiliyor mu, hakikaten bir düşünme süreci yaşıyor mu, yoksa hazır bir bilgi mi sürüyor buna önem veriyoruz. Ve olanak sağlıyoruz. Bir de bilgiyi vermeden önce çocuğun düşünerek o bilgiyi kendisinin gidebilmesi içinde basamaklandırıyoruz.

KUDRET ÖZKAL: Bazen dersler grup çalışmasıyla gidiyor. Proje üretiyorlar, beyin fırtınası yapmaları gerekiyor. Kendi içlerinde beyin fırtınası yaparken de öğretmen olarak gidip onların düşüncelerini öğrenip, ona göre gereken yönlendirme yapılıyor. Fakat kararı çocuklar veriyor. Gruplar arasında geziliyor. Daha sonra gruplar kendi sunumlarını yapıyorlar. Sonrasında diğer arkadaşlarının soruları oluyor ve cevap veriyorlar. Aslında bu da bir beyin fırtınası oluyor. Ya da grup çalışması olmasa bile beyin fırtınasını bir derse girişte kullanıp öğrencilerden fikirleri alarak gereken yönlendirmeyi yapıp istenilen kazanıma ulaşmaya çalışıyorsun. İnanılmaz keyifli oluyor ve kırk dakikanın nasıl geçtiğini anlamıyorlar.

ŞEBNEM CENGİZ: Aslında uyguladığımız planlarımız bu şekilde oluşturuldu. Farklılaştırılmış eğitim modellemesi üzerine planlarımız oluşturuluyor. Bu planlar içinde her ders adına giriş ve keşfetme etkinlikleri var. Burada öğrenme stratejilerini kullanıyoruz. Yüksek düzey öğrenme becerilerini kullanmak için bazı sorular soruyoruz. Burada araştırma ve sorgulama becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Burada hemfikir olmak zorunda değiliz, tam tersine çelişirsek daha kıymetli şeyler çıkar. Daha sonra ders içeriklerimizde kullandığımız bir sürü farklılaşmış eğitim modeli var, beyin fırtınası da bunlardan bir tanesi. Görsellerle destekliyoruz. Sanırım sayısal dersler de destekleniyor. Ben edebiyat öğretmeniyim, aynı zamanda bir öğretmen için edebiyatta Tanzimat dönemi işlenirken belirli dönem sanatçılarından ve zihniyetten bahsedilir. Yaratıcılık burada bitermiş gibi gelir. Bir öğretmen için gerçekten her ders farklı bir sunum, farklı bir hazla geçiyor o bir ders gibi değil aslında, her ders bir fikir alışverişi, her ders bir münazara gibi çok kıymetli gerçekten. Çünkü orada siz tazminat döneminin, bu sürecin nasıl oluştuğunun aşamalarını zihniyetlerine aktarırken arka plandan tarih, coğrafya ve felsefe ile, bazen de psikoloji ile destekliyorsunuz. Orada çok farklı beceri ve disiplinler devreye giriyor. Orada Namık Kemal’in eserleri İntibahtır deyip geçmiyorsunuz, intibahtan sinematografiye bağlıyorsunuz. Dolayısıyla birçok dev disiplinle birleştirdiğinizde çocuk zaten onu motamot bir dersmiş gibi görmüyor, bir derse giriyormuş gibi de hissetmiyor o yüzden öğretmenime de katılıyorum. Her dersimiz ayrı bir sunum tekniği kullanılarak ilerliyor. Bizde çok zevk alıyoruz açıkçası. Öğretmen olarak da çok doyuran bir duygu...

Okulunuzda acil durum planı var mı?

GÜLER TELLİ: Bu konuyla ilgili müdür yardımcılarımız her sene hazırlanıyorlar. Kendi birimleriyle ilgili acil durum dokümanlarını güncelliyorlar ve herkesin kendi biriminde bulunuyor. Şöyle de bir şey var bizim okul olarak birçok avantajımız var. İzmit, biliyorsunuz maalesef bir deprem bölgesinin ortasında duruyor. Biz kayalık bir zemin üzerindeyiz. Geniş yapılandırılmış bir okul sistemi var burada, çok katlı değil. İlkokul kısmı tamamen tek katlı, ortaokul ve lise de bir tane üç katlı bina olmak üzere diğer binalarımız iki katlı. Deprem anında ne yapılacak, okul hangi hızla boşaltılacak, nerelerde toplanılacak, ekipler neler yapacak bunların hepsi tanımlı ve tatbikatlarımızı da biz zorunlu tatbikatlar dışında kendimiz uyguluyoruz.

Çok önemli konular yani hiç yaşanmasın ama yaşandığı anda ne yapılacağını bilmek önemli. O yüzden biz bu konularda çok titiziz. Okulun yayılımlı yapısının da büyük avantajını görüyoruz. Çok kısa sürede okulu boşaltabiliyoruz. Yarım dakikayı bulmuyor bütün okulun boşaltılması, bunları da sıklıkla yaparak taze tutuyoruz bu bilgiyi.

Özellikle toprağa dokunmuyoruz, birçok okulda bugün temizliği pratik olsun, görüntüsü temiz olsun diye her yer beton yapılır. Bizde öyle değil, gerekli olmayan hiçbir yere beton döşemiyoruz olanlarda zaten beton değil, kilit taş döşüyoruz. Çünkü çocuk hayatının önemli bir bölümünü burada geçiriyor. Dört yaşında alıyoruz on yedi yaşında mezun ediyoruz. Bu çocukluk dediğimiz dönemde oyun çok önemli. Psikolojik ve kişisel gelişiminde arkadaşlarıyla bahçede oynaması çok kıymetli… Bunun akademik bağları da var aslında, eli toprağa değsin, materyaller oluştursun bahçeden, bunu arkadaşıyla paylaşsın, hayaller kursun, yaratıcılığını tetiklesin çok önem veriyoruz o yüzden bahçemizi mümkün mertebe doğal haliyle muhafaza ediyoruz…

Altı yıla yakın zamandır yazı ve röportajlarımla gazetede sizlerleyim. Her yazı ve röportajım bittiğinde aynı heyecanı duyarak gazeteye gönderiyorum. Ama okuduğunuz bu röportaj serisini hazırlarken öyle bir heyecan içindeydim ki; bunu sizlere anlatabilir miyim, bilmiyorum.

Röportajın başında yazdığım gibi okul doğanın içinde, sessiz sakin bir ortamda. Ben ağaç gördüğümde sevgisine, güzelliğine dayanamayan insanlardanım. Çünkü bizler ağacı sev diye yetiştirilmiş nesilleriz.

Bahçe kapısından içeriye girdiğimde güvenliğin beni ağırlaması, ağaçlardan gelen kuş cıvıltıları eşliğinde bahçeden geçip okul binasından içeri girdiğimde öğretmenler odasına kadar genç öğretmenlerin bana eşlik etmesi ayrı bir değerdi. Diğer yönetici, müdür ve öğretmenlerle orada tanışıp çay eşliğinde, samimi bir ortamda yaptığım ilk ve değişik bir deneyim oldu bu röportaj oldu benim için.

Gösterdiğiniz misafirperverlik için ve bizlere verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler Kocaeli Yüksek Öğrenim Vakfı (KYÖV) okul yönetimi…

Beyin fırtınası ile öğrenciler için yeni ufuklar açılıyor
Beyin fırtınası ile öğrenciler için yeni ufuklar açılıyor

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Başiskele belediye seçimlerinde hangi adaya oy verirsiniz?
Tüm anketler