Gizle

Kokuşma

Ben gazete yazılarımı hazırlarken konuyla ilgili birçok yayını tarıyorum. Bu yayınların tamamına yakını İtalyanca ve bilimsel araştırma kurumlarının ürünleri. Bilimsel olayları, yaptıkları çalışmaları ve o konuda bütün dünyada yapılmış araştırmaları irdeleyerek değerlendiriyorlar. Ama Türkiye’de yapılmış bilimsel çalışmalara ilişkin irdelemeler çok az, hatta yok gibi. 

Bu konuda verebileceğim  son örnek mısırdan şeker elde edilmesiyle ilgili bilimsel, yabancı bir yayın. Bunda Southern (Kaliforniya)  ve Oxford Üniversitelerinde “Tip .2 diyabet” konusunda yapılan çalışmalar yer alıyor, Yayında 42 ülkede alınan sonuçlara yer veriliyor. Ama bu kadar fazla ülke arasında Türkiye yok. Çin var, Hindistan var ama Türkiye yok.

Peki neden yok? İki nedeni olabilir: Birincisi bu kadar önemli bir konuda Türkiye’de yapılmış, yayımlanmış ve bilimsel baza oturan araştırmalar bulunmuyor. İkinci neden; alınan sonuçlara güvenmiyorlar, yani bilimsel açıdan değerli bulmuyorlar. Başka sebep ne olabilir?

 Hiç aklımdan çıkmıyor: Türkiye’de çok bilinen ve halkımızın Akasya olarak bildiği ağaç (Bilimsel adı Robinia pseudoacacia) konusunda çok kapsamlı, İtalya’da yayımlanmış  bir yayın var elimde. Hiç üşenmeden saydım. Yazarı dünyanın çeşitli ülkelerinde bu ağaç konusunda yapılmış  tam 431 (Dört yüz otuz bir) yayından alıntı yapmış. İçinde Türkiye’den yapılmış bir tek yayın bile yok.

Başka bir örnek vereyim; Türkiye dünyada en fazla fındık üreten ülke. Ama birim alandan fındık üretimimiz dünyada ikinci olan İtalya’da olanın yarısı, ABD’lerinde olanın 1/3’ü kadar. Bu nedenle olsa gerek, fındık konusunda bile  bilim dünyasında adımız geçmiyor

Nasıl olsun efendim!...Doç.Dr.unvanlı kişinin “Ceviz ağacından sülfür gazı (Hidrojen sülfür-H2S) çıkar ve diğer gazlardan ağır  olduğundan dibe çöken bu gaz ozon tabakasını tamir eder, bu nedenle her gördüğünüz boş yere ceviz dikin” şeklinde yayın yaptığı bir ülkeden alıntı mı yapılır? Çünkü: Cevizden böyle bir gaz çıkmaz; dibe çöken gaz 20 km kadar yukarıdaki ozon tabakasına ulaşmaz, zehirli gaz salan ( Hidrojen sülfür çok zehirli ve ölüme neden olan gazdır) bir ağacın her yerde dikilmesi önerilemez, böyle bir  gazın ozon tabakasını tamiri bilimsel olarak mümkün değildir. (Ozon  tabakanın tamiri onu bozan ve hepsi yapay olan gazların ortadan kaldırılması ile mümkündür)

Demek ki bunu yazan ve internette yayımlayan  doçent unvanlı kişi ozon tabakasının nerede olduğunu bilmiyor.

Merak bu ya… İnternette yayınladığı bu yazıda ileri sürdüğü  verileri nasıl elde ettiğini kendisine yazılı olarak sordum. Yazdığını inkar etmeksizin  “Bir ABD yayınında gördüm ama yayının ismini unuttum” şeklinde cevap verdi. Bulunca veya aklına gelince bana bildireceğini yazdı. Ama günler geçti bir türlü aklına gelmedi!.. Çünkü dünyada böyle bir yayın yok.

Ne olacak şimdi! Şimdi internetteki bu yazıyı aynen koyup altına birisi “Ey!.. Türk halkı, Türk tarımcısı.. sakın ceviz dikmeyin. Ondan öldürücü bir gaz olan hidrojen sülfür gazı çıkıyormuş… hayatınız tehlikeye girer.” yazarsa ne olacak. Ceviz fidanı satmak için çalışan bu doçent pirincin taşını nasıl ayıklayacak? 

Hiç ümidim yok! Biz geri kalmışlıktan yıllarca kurtulamayacağız. Çünkü bu bilimsel kokuşma halkı olumsuz yönde her gün daha fazla etkiliyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Nut - Yazınızı çok beğendim. Bir fındık çiftçisi olarak, Fındık ile ilgili ülkemizde üretilen bilimsel araştırmaların azlığı konusunda çok muzdaribim. Fındık türlerimiz ve yetiştirme yöntemleri ile ilgili halen 20-25 sene önceki kaynakları kullanıyoruz. Bu konuda kendi arşivimi oluşturmaya çalışıyorum. Elinizde fındık ile ilgili İngilizce yayınlar varsa paylaşabilirmisiniz.

Teşekkürler,

Yanıtla . 0Beğen 09 Temmuz 00:37

Anket Ulaşıma yapılan %10 zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?