Kayıp çocuklar- istismar ve ölümler

Her zaman az veya çok sayıda kaybolan çocukları duyuyor ve biliyorduk. Bu günlerde korkunç bir artış olduğunu görüyoruz. Bu durum elbette ki hepimizin canını sıkıp, yüreğini parçalıyor. Bu acıdın sebebi tek cümle ile izah edilemez. Ailelerin bilinçli ve sorumluluk sahibi olması gerekiyor. Saldım çayıra Mevla’m kayıra anlayışı ile sahiplenme olmuyor. Çocuklarımızı hasta ruhlu kişilere karşı eğitmemiz gerekiyor. Bu da yetmez her an denetimini yapmalıyız. Adı üzerinde onlar çocuktur. Onlar bilinçsizdir. Onlar kandırılmaya müsaittirler. Onları her türlü tehlikelere karşı uyarmamız gerekiyor.

Küçük oğlum Güçlü yedi yaşındaydı, doğum günü için çok arzuladığı adı üzerinde yazılı bir bileklik almıştık. Akşam karanlığında apartmanın bahçesinde arkadaşı ile oynarlarken yanına bir kişi geliyor ve ne kadar güzel bilekliğin var diyor. Onu ver bir fotoğraf çektireyim diyor. Çocuk vermek istemiyor. Adam zorla almaya çalışıyor. Uzaktan gelmekte olan bir kişiyi göstererek babam geliyor, kendisi polistir diyor.

Adamın bocalamasını fırsat bilerek kaçıp eve geliyor. O günden sonra bilekliğini taktırmadık. Her türlü benzer tehlikelere karşı eğittik. Bu ve benzer örnekler aileler olarak bizim çocuklarımızı mutlaka bilinçlendirmek mecburiyetinde olduğumuzu gösteriyor.

Bu tehlikelere karşı sadece ailelere sorumluluk yüklemek yeterli değildir. Devlet düzeyinde bir seferberlik başlatmak gerekiyor. Her kurum üzerine düşen eğitim ve denetim görevini yerine getirmelidir. Okullar, diyanet, radyo, televizyon ve sosyal medyada eğitici programlar yapılmalıdır.

Cezalar caydırıcı derecede olmalıdır. Bu tip hasta ruhlu kişilere tolerans, hafifletici sebepler asla geçerli olamaz.

Suçsuz, günahsız küçük Leyla ve Eylül’ün hunharca öldürülmesi hepimizi derinden yaraladı. Bu nedenle “idam” ve “hadım” cezaları gündemde tartışılıyor. Bununla ilgili kişi ve kurumların açıkladıkları görüşlere bakalım.

KOCAELİ BAROSU:

Son günlerde artan ve Ankara’da Eylül, Ağrı’da ise Leyla isimli çocukların cinayete kurban gitmesiyle ülke gündeminde sıklıkla konuşulan çocuk istismarına tepkiler devam ediyor. Kocaeli Barosu, adliye binasında gerçekleştirilen açıklamayla yaşanan olaylara tepki gösterdi. Baro adına Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Necla Acar’ın yaptığı açıklamaya Başkan Avk. Sertif Gökçe, baro yönetimi ile avukatlar destek verdi.

İDAM VE HADIMA KARŞILAR:

Açıklamasında yaşananların ardından hadım ve idam konusunun gündeme getirilmesini yorumlayan Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Necla Acar “Yaşananların sebep olduğu acı çok büyük. Anlık tepkilerle bitirilecek bu sorun bitmez. Uzun vadeli eğitim programları, suç ile mücadele ve çocuk koruma politikaları üzerine düşünmek yerine, idam ve kimyasal hadım meselesini ortaya atıp çocukları korumayı unutmak, toplumu çıkmaza sürükler.” Dedi.

KADIN PLATFORMU:

Kocaeli Kadın Platformu üyeleri Sabri Yalım Parkı’nda bir araya gelerek son zamanlarda sıklıkla ortaya çıkan istismar adına basın açıklamasını Eğitim- Sen Şube Başkanı Hicran Turan gerçekleştirdi.

DİYANETE DE ÇATTI:

Çocuklara, hayvanlara, kadınlara uygulanan cinsel istismara göz yumulduğunu kaydeden Turan, “Belki AKP cinsel istismara yönelik koruyucu, önleyici politikalara üretmek yerine hadımla ya da idamla kendisini aklamanın derdinde. Cinsel istismarla gerçekten mücadele etmek erken yaşta evlendirmeyi meşrulaştıran diyanet fetvalarını ortadan kaldırmak demektir.” Diye konuştu.

HADIM ÇÖZÜM OLMAZ:

Açıklamasını sürdüren Turan, “Eğitim müfredatlarından evlilik programlarını ve cinsiyetçi özendirmeleri çıkartmak; kadın erkek eşitliği için politikalar üretmek demektir. Cinsel istismarda çocuğun rızasını arada gafletine düşmemek, yasalarda cinsel istismar suçuna öngörülen cezaların uygulanmasını sağlamak; kadın ve çocuk örgütleriyle birlikte tüm toplumda cinsel istismarı önlemek üzerine çözüm yollarını tartışmak demektir. Kimyasal hadımı çözüm olarak sunamazsınız.” Sözlerini kullandı.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Perşembe pazarının taşınması sizce doğru bir karar mı?