Gizle

FETÖ’den sonra şimdi de KEDİCİKLER ÇETESİ mi?

Biz nasıl bir ülkeyiz?

Haydi, herkes kendi kendine bu soruyu sorsun ve sorunun cevabını bulmaya çalışsın.

90’lı yıllardan beri ortalıkta bir “şaklaban” dolaşıyor.

Etrafında “kedicikler” adı verilen güzel mi güzel kadınlar…

Gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda sürekli röportajları yayınlanıyor.

Özellikle muhafazakâr kesimin ilgi odağı, o şaklaban!

“Hoca” diyorlar ona…

Toz kondurmuyorlar…

Hoca da, tam hoca ha!

Son derece dekolte giyimli fıstıklar arasında;“din, iman, ahlak” sözcüklerini ağzından düşürmüyor, kendisine “cemaat-tarikat” süsü vererek malı götürüyor.

Şirketleri var…

En lüks semtlerde malikâneleri var…

Lüks arabaları var…

Bir elleri yağda, bir elleri balda!

Siyasiler ve devleti yönetenler, Adnan Hoca bir şey istese de yerine getirsek diye gözünün içine bakıyor.

 

Yıllar böyle geçiyor

                                      *********

“Kedicikler”in İlk ortaya çıkışlarını 1990 kabul edin…

O tarihten bugüne iş başında bulunan iktidarları gözünüzün önüne şöyle bir getirin.

*ANAP dönemi…

*DYP-SHP ve DYP-CHP koalisyonları…

*ANAYOL, REFAHYOL dönemleri…

*DSP-MHP-ANAP koalisyonu dönemi…

*16 yıldır devam eden AKP iktidarı…

Türk toplumunun “kedicikler”le tanışmasından buyana 28 yıl geçmiş.

Ve bugün deniyor ki, “Yaa, bu kedicikler meğer büyük suç örgütüymüş.”

Hoppalaaa!

Aradan bunca yıl geçmiş…

Bu dönemde hemen hemen bütün partiler hükümet kurup iktidar olmuş…

“Kedicikler”in çok tehlikeli bir suç örgütü olduğu fark edilememiş.

Bravo bize!

Yıllarca milletin kanını emen FETÖ’den sonra, şimdi de KEDİCİKLER ÇETESİ mi?

Ortak özellikleri…

İkisi de “insanları Allah’la aldatarak” yol almış.

Bu toplum uyumuş…

Bu toplumu yönetenler uyumuş…

Sahtekârlar yol almış.

Yazık bu millete!

Yazık bu devlete!

Mazbata töreni

                            ********

Bana ters gelen şeyler vardır.

Bunlardan biri de “mazbata törenleri”…

Özellikle yenilgiyle biten seçimlerden sonra düzenlenen törenler…

Şimdi tam tarihini hatırlamıyorum.

Seçimlerden bir hafta, 10 gün sonraydı.

CHP’li bir arkadaşımı aradım, telefonundan sesler geliyordu.

Belli ki, kalabalık bir yerde…

CHP milletvekillerinin mazbata törenindeymiş.

Şu hale bakar mısınız?

CHP’nin, seçilen 3 milletvekili için “mazbata töreni” düzenleyecek yüzü var mı?

Kocaeli’nin milletvekili sayısı 2 arttı, 11 idi 13 oldu…

CHP’nin daha önce 3 milletvekili vardı, yine 3 milletvekilinde kaldı.

Üstelik 3’üncü milletvekilini SP’nin artık oyları sayesinde çıkarabildi.

Yani ortada bir başarısızlık, bir yenilgi var.

Böyle bir durumda “mazbata töreni” düzenlenir mi?

Ama olsun, CHP bu!

Kurultayı sever…

Töreni sever…

“Ağlanacak haline gülmeyi” sever…

Erdoğan, kaçıncı cumhurbaşkanı?

                                      *****

Her ne kadar kendisi “Bana başkan diyebilirsiniz” diyorsa da, biz yine anayasaya uyalım, “Cumhurbaşkanı” diyelim.

Erdoğan, anayasada “cumhurbaşkanı” yazdığına göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cumhurbaşkanıdır.

İyi de kaçıncı cumhurbaşkanı?

Normalde 12’inci cumhurbaşkanı olması gerekir.

Ancak kendisi, kendisini “Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı” şeklinde tanımlıyor.

Bu durumda iki “1’inci cumhurbaşkanımız” oluyor.

Mustafa Kemal Atatürk…

Recep Tayyip Erdoğan…

Bence fazla uzatmadan bu “ifade kargaşasına” son verilmeli.

1’inci mi, 12’inci mi?

12’inci ise sorun yok!

1’inci ise, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni “sil baştan” mı yapacağız?

Bir şey daha…

Eğer “sil baştan” yapacaksak, bu dönem Erdoğan’ın ikinci değil, “birinci cumhurbaşkanlığı dönemi” oluyor.

Bu durumda Erdoğan, “bir dönem daha seçilebilir” oluyor.

Anayasa her ne kadar “üst üste 2 dönem” diyorsa da, bu 3 döneme çıkıyor.

Cevap bekleyen sorular

                            *******

SORU 1:Milletvekili olmayanı bakan atamak için eski anayasada da hiçbir engel yoktu. Başbakan, isterse tüm bakanları milletvekili olmayan kişilerden atayabilirdi. Bugüne kadar neden uygulanmadı da, bugün sanki “yeni sistemin gereğiymiş gibi” uygulandı?

SORU 2: Eski dönemde de istenseydi bakanlıklar birleştirilebilir, bakanlık sayısı azaltılabilirdi. Neden bugüne kadar yapılmadı?

TCDD, ne durumda?

                            *******

Son yıllarda “Yüksek Hızlı Tren”in devreye girmesiyle, TCDD’nin toplumdaki imajı epey düzelmişti.

24 cana mal olan Çorlu’daki son kaza, bu imajı yerle bir etti.

“Kaza” vesile oldu, Sayıştay’ın TCDD raporlarına şöyle bir göz attım.

Demiryollarımızın fotoğrafını çektim.

TCDD, 2002 yılında 2 milyar Lira zarar etmiş.

TCDD’nin 2017 yılı zararı ise 13.5 milyar Lira.

TCDD’nin 2003 yılında yolcu taşıma payı yüzde 5.1 imiş, 2014’te bu pay yüzde 4.3’e gerilemiş.

2017 yolcu payını raporda bulamadım, bilen varsa göndersin yayınlayayım. 

3 görüş

*”Kibir, aptallığın en açık belirtisidir.” SHİPMAN

*”Toplum olarak başarısız olma sanatını öğrendik. Bu da önemli bir beceridir.”

*”Erdoğan, seçimli demokrasiyi işlevsel bir araç olarak kullanmış, nihayetinde amacına ulaşmıştır. Şimdi ülkeyi tek başına idare etme gibi büyük bir sorumluluğun içine girmiş bulunuyor. Geniş yetkilere ve mutlak bir güce sahip. Eski sistemde cumhurbaşkanı görev süresince yaptıklarından kanunda sayılı haller hariç sorumsuzdu. Ancak şimdi “Başkan”, yaşanacak tüm başarısızlık, felaket ve sıkıntılardan şahsen ve müteselsilen mesuldür.” Ahmet Eren ÖZEN

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Ersoy Kandemir - Öncelikle Allah hepsinin belasını versin!İkincil olarak atı alan Üsküdar’ı geçmeden önce müdahale edilirse DEVLETİMİZ DE MİLLETİMİZ DE daha az zarar görecektir!!!!

Yanıtla . 1Beğen 13 Temmuz 05:09

Anket Ulaşıma yapılan %10 zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?