Yeni Türkiye, net mesaj

Türkiye’nin yeni sisteminin ilk başkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yemin ederek resmen görevine başladı. Erdoğan, Türkiye’nin yeni sisteminde ülkeyi yönetecek kadroyu da açıkladı. Herkesin merakla beklediği yeni sistemdeki bakanlar kurulu, özel sektör, kamu ve siyasetten gelen isimlerden oluştu. Üç aşağı beş yukarı açıklanan liste ülke genelinde memnuniyet yaratmış durumda. Şu bölgeden adam almamız lazım, burada oyumuz çok çıktı bakanlıkla ödüllendirelim dönemi de açıklanan listeyle birlikte rafa kaldırılmış oldu.

Yeni sistemde böylelikle herkes alışmaya başladı. Bundan böyle kimse beklenti içine girmeyecek ve herkes işinde başarılı olmaya yönelecek. İşte yeni sistemin en önemli artılarından biri... Liyakat, işin ehli olma, çözüm odaklı bir anlayış ve çalışkanlık. Aday gösterilebilmek için gerekli olan kriterler bunlar. Artık, adamcılık, emanetçilik, yalakalık gibi kavramları görmeyeceğiz. En önemli artısı bu olan yeni sistem sonrası özellikle önümüzdeki yerel seçimler öncesi birçok belediye başkanı da bundan olumsuz yönde etkilenecek. Halkın tanımadığı, iş bilmez, beceriksiz, liyakatsiz, tepeden inme başkan adayı profili tarih oldu. Yeni sistemin getirilerini merak eden vatandaş, özellikle bakanlar kurulunu gördükten sonra, kendilerini yönetecek başkan adayı profilinin de liyakata dayalı olacağına inanıyor. Zaten aksi bir durumda halka rağmen atılacak adımların bedeli mutlaka olacaktır. Bunu en iyi başkan Erdoğan biliyor. Seçim akşamı yaptığı konuşmada da “mesajınızı aldım” diyerek bunu dile getirmişti. Erdoğan, o sözlerinin gereği olarak tüm belediye başkanlarına adeta aba altından sopa göstererek sert mesajlar vermişti. “Vatandaşın gönlüne hitap edin, kibri yanınıza yaklaştırmayın, halka tepeden bakmayın” diyerek başkanları uyarmıştı. Dedik ya, Erdoğan bu mesajları çok iyi anladı ve ona göre adım atıyor diye… Belediye başkanları için hazırlattığı raporda en dikkat çekici ifadelerinden biri de; “vatandaşın ayağına giderken bile ayrım yapılıyor” demesiydi. Erdoğan, “esnaf ziyareti yapıldığında hep aynı yere gidiliyor ve diğer esnaflara ziyaret yapılmıyor” dedi. Böylelikle, oyunu Erdoğan’a verip Mecliste AK Parti’ye vermeyen seçmenin tepkisinin esasında belediye başkanlarına olduğunu açıkça ifade ediyor. Neyse ki bu konuda gereken adımları atacağını da söylemekten geri durmuyor.

Siyasetin şu birkaç aylık periyodunda ortaya çıkan tablonun, özellikle siyasette belirli koltukları ele geçirmiş kişilerce pek hoş karşılanmasa da, vatandaş tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını düşünüyorum. Yerelde siyasi güç, belirli zümreden alınarak halka veriliyor. Göstermelik temayüllerin yapıldığı, Ankara’da adamı olanın güçlü olduğu, yalakalıkla başkan adayı olunduğu dönem fiilen sona ermiştir. “Siyasi tecrübesi yok, arkasında büyükleri yok” denilerek siyasete sokulmak istenmeyen insanlar bundan böyle kalite ve liyakat gelen siyasete merak duyacaktır. Yıllardan beri siyasetin kirli yüzünü görmüş, yapılan haksızlıklara isyan ederek kenara çekilmiş isimlerin önü açılacaktır.

Bilgi ve tecrübesiyle çok daha verimli başkanlık yapabilecek kişilerin siyasi sahneye çıkma dönemi başlamıştır. Belki bu geçiş biraz zaman alacak ama önümüzdeki yerel seçimlerde halkın görmek istediği profilde yeni isimlerin başkanlık için sahnede yer alacağını düşünüyorum. Artık, siyasi tecrübesi ve arkasında siyasi büyükleri olmadığı halde ülkeyi yöneten kadroların oluştuğu bir ülkeyiz. Varın bundan sonrasını siz düşünün. Yerelde koltuk sahiplerinin siyasetçi öğütme, bilgi ve donanımlı isimleri alaşağı etme çabası artık olmayacak. Yeni kabine ve seçim sonuçları bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

“Büyükler aday gösterir” dönemi bitti. “Halkın düşüncesi, liyakat, işinde başarı düzeyi, bilgi ve birikimi, halkla olan ilişkileri, anket çalışmaları gibi birtakım değerlendirmeler sonucu adayımızı belirleyeceğiz” anlayışına geçildi. Yeni hükümet sistemin en önemli ve en olumlu

yanlarından biri olan bu geçişin, ülkemiz adına büyük bir kazanç olacağını düşünüyorum. Kaybolan yılları telafi etmek istiyorsak, çağın çok ötesini hedefleyen bir ülke haline gelmek istiyorsak “liyakat” ve “işi ehline verme” anlayışını bir an evvel her alanda uygulamaya geçirmemiz gerekiyor. Aksi durumda patinaj çekmeye devam ederiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket CHP, adaylarını belirlemede ön seçim yapmalı mı?