Gizle

Standart dışı

Ben hemen hemen her gün, oturduğum Şirintepe’den kentin merkezine halk otobüsüyle gidenlerdenim. İnsan aynı yolu gide-gele yoldaki çukurların veya tümseklerin olduğu yerleri bile ezberliyor ve yolculuk sıkıntı veriyor. Bu yüzden otobüse biner binmez, eğer oturacak bir koltuk bulursam çantamdan kitabımı açar okurum. Yanıma kim gelmiş oturmuş, inenler binenler farkında bile olmam.

Geçenlerde yine böyle, kitabımı okuyarak giderken kulağıma, hemen arkamda oturan iki kişi arasındaki konuşma geldi. Birisi diğerine soruyor;

  • Oğlum …O kitap hangi dil?
  • İngilizce amca..

Soran adam (sesinden yaşlı olduğu anlaşılıyor) cevap veriyor;

  • Vah!.. vah!.. Bayağı da yaşlı adam…

Aslında ilk dikkatimi çeken, genç olanın okuduğum kitabın İngilizce olduğunu kesin bir dille söylemesi oldu. Demek ki yabancı dil denilince onun aklına gelen sadece İngilizce. İlkokulda İngilizce kursuna giden 4. sınıf öğrencisine İtalyanca bir yayın gösterin bu İngilizce değil der.

Ama benim aklımdan çıkmayan şu oldu; “Vah!…vah!.. Bayağı da yaşlı adam.”

Vah!. vah!.. dediğine göre bana acıdı. Ama neden acıdı? Bunu çok düşündüm. Acaba o adam benim yaşım ile yabancı dil bir kitap okumam arasında nasıl bir ilişki kurarak bana acımıştı?

Acaba “Kitap okuyor, üstelik yabancı bir dilden, bu yaşta kendini harap ediyor.” diye mi düşündü?

Belki de o adam bu toplumda “standart dışı” kalmama üzüldü. Otobüste bile kitap okuyor, üstelik “gavurca” kitap. İki kere standart dışı.

Evet… Adam bu yüzden bana acıdı ise bir halk otobüsünde kitap okuyan kişi bu toplumda hakikaten standart dışıdır. Düşünebiliyor munuz?… 9-10 saat süren yolculukta bile kitap okunmayan bu ülkenin insanı, halk otobüsünde mi okuyacak. Türkiye İstatistik kurumunun tespitlerine göre kitap denilen şey Türkiye’de ihtiyaç listesinin 235. sırasında yer alıyor. Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı Fransa ve İngiltere’de olanın iki yüz onda biri (210) kadar. Tam bir facia,  ağlanacak bir durum. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki kişiler yaptıkları iş ile ilgili olan ve yeni bilgiler içeren kitapları bile okumuyorlar.

Adam devlet memuru. Onu bir yere müdür tayin ediyorlar, ilk müdürlüğü. Orada emri altında çalışan diğer memurlar için kanun çerçevesinde yetkilerini kullanmak durumunda kalacak. Ama yetkisi hangi konularda ve nereye  kadar? Bir “devlet memurları kanunu “ al da oku… okumaz.  Yanlış kararlar verir, başı derde girer. Ben yıllardır müdürlük yapan ama devlet memurları kanununu hiç okumamış müdürler gördüm.

Kitap okumama bir hastalıktır ve bizim toplumun içine işlemiştir.

O adamın benim için hiç tereddüt etmeksizin “vah!…vah!…” demesi bunun doğal bir sonucu değil mi? Bu durumda beni standart dışı kabul etti ve dışlanma durumuna düşmem nedeniyle bana acıdı. Çünkü standart dışı kalmak bu toplumda her zaman tehlikelidir. Dışlanırsınız…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ulaşıma yapılan %10 zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?