Gizle

CHP’liler için değneğin iki ucu da pis kokulu

AK Parti’nin yöneticileri gerçekten siyasetin nasıl bir şey olduğunu biliyorlar. Rakip nasıl ekarte edilir, nasıl tartışmaların ve iç savaşın içinde bırakılır çok iyi biliyorlar.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok, 24 Haziran sonrasına şöyle bir bakın…

Sonuçlar açıklanmış, neyin ne olduğu ortaya çıkmış…

Ertesi günü AK Parti’nin etkin seslerinden Mahir Ünal, CHP ile ilgili öyle bir laf etti ki, bırakın CHP’yi, kanında solculuk bulunan ne kadar adam varsa yerinde duramaz oldu…

Ne dedi Mahir Ünal; “Yüzde 30 oy alan Muharrem İnce artık CHP’nin doğal genel başkanıdır…”

Tabi bu sözü söylerken CHP’nin aldığı yüzde 22 ile İnce’ye verilen yüzde 30 seviyesindeki oy oranlarını kıyaslıyor.

Fakat bu sözün ardından CHP’liler yerinde duramaz oldu. Muharrem İnce, “Kurultay için karar çıkmazsa delege gereğini yapar” diyerek bir irade ortaya koydu. Genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise, “Koltuk sevdalısı olan hiç kimse bu partinin kapısından içeri girmesin” diyerek İnce’yi farklı bir tartışmanın içine çekti.

Sonrasında imza krizi yaşandı. İmzayı verenler, bir attı, bir çekti…

Kimilerine genel merkezden adaylık sözleri verildiği, kimilerine baskı yapıldığı bile iddia edildi. Lakin şurası kesin ki ne Kılıçdaroğlu ne de İnce, süreci kendileri açısından çok olgun götüremediler.

Çünkü; Kılıçdaroğlu, kaybettiği o kadar seçimin ardından örgütün bakış açısına göre hareket etmeli ve “Buraya kadar” diyebilmeliydi. Zira adı terör ile anılan bir siyasi partinin Meclis’e girebilmesi için oylarını feda eden bir genel başkanın herkese kendini makul gerekçelerle anlatabilmesi çok mümkün olmayabiliyor…

Ayrıca imza verenlerin sayısı genel merkezin açıklamasına göre 569 kişi bile olsa, örgütün delege olarak seçtiği bu kadar insanın istemediği bir genel başkan, bana göre bırakmalıydı. Bunu yapmadığı müddetçe, Türkiye’de iktidar olan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Senin karşısında yüzde 50 oy vermeyen var, muktedir olamazsın” tarzındaki cümleleri bir daha kurdurmazlar adama…

Muharrem İnce ise, bu süreçte tam anlamıyla kara kediyi oynadı. Örgütü ile genel başkanı arasındaki bir kara kedilikti bu. Partililer bugün Kılıçdaroğlu’na düşmanca bakıyorlarsa bunun temelinde İnce’nin liderlik hevesinin yatmadığını kim söyleyebilir ki…

Ahir kelam, bu süreç CHP’nin ömründen ömür almıştır. Sonuçta Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığına layık gördüğü Muharrem İnce için genel başkanlık yolunu kapatmış, İnce ise partisinin bugün tartışılır hale gelmesine neden olmuştur. Durum tam anlamıyla iki ucu pis kokulu olan değnek misalidir. Kimsenin kimseye yaranamadığı, kaybedenin kuvvetle muhtemel partinin olduğu kesindir…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ekmeğe yapılması planlanan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?