Gizle

İnanılmaz

Tabiat kanunlarına göre her doğal olayın bir sebebi ve sonucu vardır. Ama biz insanlar bazı olayları göremiyoruz, sebeplerini bilemiyoruz, sonuçlarını fark edemiyoruz. Bazen de sebep ile sonuç arasındaki bağlantıyı çözemiyoruz. 

Örneğin böcekler bu konuda çok ilginç örnekler sergiliyor. Çünkü onların çok gizemli bir hayatı var.  Ne yaptıklarını görmek her zaman mümkün olmuyor. Genelde gözlerden uzaklar. Bu yüzden de takip edilmeleri çok zor. Bazı rakamlar vereyim: Dünyada bir milyon böcek cinsi var. En hızlı uçan böcek Yusufçuk. Saatte  60 km/h üstünde  hız ile böceklerin “Ferrarisi” diyebiliriz. Çünkü çift kanatlı. Onu  42 km/h hızla At Sineği (Hippobosca equina) takip ediyor. Bildiğimiz arıların ortalama hızı 20 km/h. Böceklerin içinde sadece 3-5 km/h.
hızla uçabilenler de var.

Böceklerin çoğalmasına gelince ortaya inanılmaz rakamlar çıkıyor. Bir örnekle anlatayım: Her zaman karşılaştığımız sineği ele alalım. Besin kıtlığının, kendisini yiyen böcek ve kuşların, parazitlerin, hastalıkların, genetik bozukluklar ve beklenmeyen olumsuz iklim şartlarının olmadığı bir ortam düşünün. Buraya biri dişi diğeri erkek iki sinek bıraktık. Bu sinek türü bir yılda 7 nesil verir. Bıraktığımız dişi sinek 120 yumurta bırakır. Bu durumda birinci nesilde 120 sinek olacak. Bunların 60 tanesi dişi, 60 tanesi erkek. Yumurtlayacak olduklarına göre sadece dişileri hesaba alalım. İkinci nesilde  60 dişinin her birinden 60 sinek  oluşacak. Yani 60 x 60= 3600 dişi sinek. Üçüncü nesilde dişi sayısı 60 x 60 x 60  = 216 000’e erişecek. Böyle hesaplamaya devam ettiğimizde yedinci nesle geldiğimizde o zamana kadar ortaya çıkan sinek sayısı (607) olacak. Bunun karşılığı rakam 2 799 360 000 000. Dikkatinizi çekerim bu sadece bir erkek ve bir dişiden bir yıl içinde oluşan rakam. O ikilinin dişisi tarafından konulan yumurtalardan bir sene içinde peş pese bu kadar sinek çıkıyor, yaşıyor ve ölüyor.

Böceklerden bazılarının çoğalma sistemleri de çok değişiktir. Örneğin Çin’den dünyanın çeşitli yerlerine ulaşıp kestane ağaçlarının  meyve üretimini ortalama %70 dolayında düşüren ve Yalova çevresindeki kestane ormanlarımızda da görülen Kestane Mazı Arısı’nın  (Dryocosmus kuriphilus Yasumatsu)  erginlerinin tamamı dişidir. Yani yılda bir nesil veren böceğin erkeği yoktur ve dolayısıyla çiftleşme olmaksızın yumurtlarlar. Ama bu yumurtalardan oluşan erginlerin tamamı dişidir. Her ergin 100-180 adet yumurta bırakır. Bir erginin ortalama 150 yumurta bıraktığını kabul edersek yaşamı için gerekli şartların olduğu bir yere uygun bir zamanda bu böceğin  bir tek ergini bırakılsa birinci yıl  ergin sayısı 150, ikinci yıl  150x150= 22 500 olacaktır. Bu hesaba devam ettiğimizde örneğin beş yıl içinde çıkmış ergin Kestane Mazı Arısı sayısı  75 937 500 000’a ulaşacaktır. 

Böcekler birbirini yemese, kuşlar böcekleri yemese, iklimsel ani değişimlerden etkilenmeseler, bazı bakteri, mantar vs nedeniyle sayıları frenlenmese, ergin safhada uzun yaşasalar olacağa bakın…

Kaynak:

1) FOCUS. 01 .Agosto 2012.

2)Anonim. 2010/2013 . Ministero delle politiche agricole alimentari e forestali.

   Piano del settore castanicolo. Elaborarato dei gruppi di lavoro.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Ekmeğe yapılması planlanan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?