Gizle

Sefa Sirmen, eski demiryolu hattı ve metro

Önceki günkü yazımın başlığı “18 yıl sonra ortaya çıkan sır” idi.

“Sefa Sirmen, Devlet Demiryolları’nın ‘Derince-Köseköy hattını bedava verelim’ önerisini neden kabul etmedi?” diye sormuştum.

Okumadıysanız, internete girin okuyun!

Aynı gün öğle saatlerinde Sefa Bey aradı, hoşbeşten sonra konuya girdi.

Dedi ki:

*O dönemde büyükşehir belediyesi dar bir bölgedeydi. Bizim yetki alanımız Yahya Kaptan’da bitiyordu. Derince ve Köseköy’de başka belediyeler vardı. Bu nedenle eski demiryolu hattını kullanarak Derince-Köseköy arasında hafif raylı sistem çalıştırmamız mümkün değildi.

*Yine o dönemde toplu ulaşım için bizim ‘metro’ projemiz vardı. Yerin 40 metre altından geçecek bir metro projesi… Metro Şirintepe’de yerin altına inecek, Yahya Kaptan’dan çıkacaktı. Diğer yerleşim yerlerinden ise hemzemin geçecekti. Metro projesi dururken tamamen toprak üstünden geçen bir sistemle ilgilenemezdik. Kaldı ki, Devlet Demiryolları’nın bize eski demiryolu hattını bedelsiz teklif ettiğini de tam olarak hatırlayamıyorum.

*Belediye başkanlığım döneminde, hiçbir zaman siyasi çıkarlarımı kentin çıkarlarının önüne koymadım. Minibüs ve otobüsçülerin çıkarlarını gözeterek, halkın menfaatlerini göz ardı etmedim.

*Görevim süresince tek gerçekleştiremediğim proje, metro projesidir. Metro projesi dururken, toprak üzerinden geçen hafif raylı sisteme yönelmemiz olmazdı. Dediğim gibi bir de Derince ve Köseköy bizim yetki alanlarımızda değildi. Eski demiryolu hattını devralsak bile nasıl işletecektik ki?

***

Sefa Sirmen’in benim o yazımla ilgili söyledikleri bunlar.

Sizlerle paylaştım, takdir sizin.

Ortalık yanarken radyo ve televizyonlarda anlatılanlar

İki gündür dikkat ediyorum...

*İpler kopmuş, Türk Lirası serbest düşüşe geçmiş.

*Ortalık yanıyor.

*Piyasalar diken üstünde.

*Herkes birbirine “Ne olacak?” diye soruyor.

Radyo ve televizyonlarda hâlâ “lay lay lom” programlar!

Efendim…

*Kanal İstanbul, şöyle olacakmış böyle olacakmış.

*Üçüncü havalimanı projesine dünya gıpta ile bakıyormuş.

*Millet bahçelerinin temelleri yakında atılıyormuş.

Eh arkadaş!

Millette bu masalları dinleyecek hal mi kaldı?

Hesapsız kitapsız aldığımız borçların acısını çekerken, borçla yapılan ve yapılacak yeni projelerden söz etmenin zamanı mı?

Kanal İstanbul, o köprü, şu tünel… Ne kadar devasa proje varsa sizin olsun!

Bu millete artık huzur lazım, huzur!

Doların hızına yetişebilen var mı?

Bir tuvalete girip çıkıyorsun, 10 kuruş artmış.

Yemek yerken gözünü 15 dakika ekrandan ayırıyorsun, hoop dolar 30 kuruş fırlamış.

Dün bir doktor arkadaşım aradı, “Ameliyata girdim, çıktığımda memleket batmış” dedi.

Bir işadamı arkadaşım, “Sabah bir ihaleye teklif verdim, akşam olduğunda epey zarardaydım. İş bende kalmasın diye dua ediyorum” diye dert yandı.

İşyerlerine toplu yemek veren firmalar, gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle “Yandım Allah!” diye bağırıyor.

İnşaat firmalarının yanına hiç yaklaşma!

Şu ortamda “İşim iyi” diyebilen varsa, veri gelsin!

Sefer Ekşi’den İlhan Tan’a “kriz” indirimi

Ekonomik kriz, artık “arkadaş bahislerine” bile etki etmeye başladı.

Dün Sefer Ekşi Aradı.

“Seçimlerde Dr. İlhan Tan ile İyi Parti’nin alacağı oy oranı konusunda bahse girmiştik. İyi Parti yüzde 20’nin üstünde oy alırsa ben kendisine iki takım elbise alacaktım. Yüzde 20’nin altında oy alırsa da o bana… İlhan Bey bahsi kaybetti. Ancak ben halden anlayan insanım. Memlekette ekonomik kriz var, arkadaşımız zor durumda kalmasın, takım elbiseleri gömleğe çeviriyorum” dedi.

Sözünü bitirirken ekledi…

“Tabii, gömleklerin Vakko’dan olması şartıyla… İlhan Tan bu kıyağımı unutmasın!”

Yazdım.

İlhan Tan, iki takım elbiseden kurtulduğuna sevinir mi, yoksa gömlek yerine “iki ipek mendil” almayı mı düşünür, bilmem.

MHP tarzı siyaset

MHP, siyaset yapmanın kolayını buldu.

*Döviz yükselince, partililer hemen “döviz bozduruyor gibi” fotoğraf çektirip, gazetelere haber oluyorlar.

*Ankara “Altınlarınızı bozdurun” diyor, partililer hemen bir tanıdık kuyumcuya gidip “altın bozduruyormuş gibi” poz veriyorlar.

*Genel Başkan, “askıda ekmek” projesini ortaya atıyor, bizimkiler hemen bir fırıncıya gidip, “Askıda ekmek projesini başlatıyoruz” açıklaması yapıyorlar.

Siyaset dediğin işte böyle olur!

2 görüş

*”Aptallıkla mücadelede en sabırlı insanlar bile sonunda çileden çıkar.”

*”Hatay’da zeytin ve ceviz; Malatya’da tütün ve kayısı dikmek yasak. Düşman olsa halkına bunu yapmaz. Zeytin ülkesinde ithalata, tütün ülkesinde Marlboro’ya devam. Yerli ve milli olmak da bunu gerektirir.” Erk ACERER

ZAMAN TÜNELİ

1-Bir zamanlar Kırkpınar

Ah Özcan Özalgın, ah! Erken göçtün bu dünyadan. Sen göçtün, Karamürsel’de güreş bitti. Sen, Karamürsel Belediye Başkanlığı döneminde tüm güreşçilerin ağasıydın. İşte o günlerden bir anı. Özcan Özalgın, Kırkpınar’da Karamürselli iki güreşçi Ahmet Taşçı (solda) ve Mehmet Yılmaz’ın (Cino Mehmet) ellerini kaldırırken.

2-İkisi de ortalıkta görünmüyor

İki güzel insan, Yakup Gürkan ve Muammer Biner… İkisi de bir zamanlar Kocaeli siyasetinin renkli isimleriydi. Doğru Yol Partisi’nde siyaset yapıyorlardı, herkes tarafından sevilip sayılırlardı. Siyasette ağırlıkları vardı… Şimdi ortalıkta görünmüyorlar. Yakup Bey uzun süredir hasta, Muammer Bey de artık köşesine çekildi.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mtn - Hem yetkimiz yoktu deyip, hem metro yapacaktık demiş. Yeri üstü yetki alanı dışı, altı yetkinizde miydi?

Yanıtla . 0Beğen 12 Ağustos 15:41

Anket Ekmeğe yapılması planlanan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz?